Fantastik serilerin olmazsa olmazı(!) yarış, sınav konseptinin vampir versiyonu. Açlık oyunları hissiyatlı denmiş ama atasıdır, esinlenilir anca, taklit dahi edilemez.
Yazarın kalemi fena değil, orta-iyi buldum. Artık bu türde öyle banal konulu ve zayıf kalemli yazar var ki, bu sebeple orta iyi maalesef ki. Kurgu ve hikaye gücü de orta derecede olabilir en fazla.
Erkek karakter Raihn green flag yaratılmaya çalışılmış fakat bir vampir ne kadar olabilirse. Benim sevdiğim green flag ayarında değil o yüzden erkek karaktere ayrıca hayranlık duymuyorum. Ki zaten kitabın sonuna doğru benim red flag area’ma girerek ondan hoşlanma olasılığımı da bitirdi. (Kitabı okurken bir fanart yüzünden gözümün önünde kızıl saçlı can yaman olarak canlandığından, zaten başından beri hiç çekilememiştim kendisine…) Raihn yazarın göstermeye çalıştığı fakat bizim öyle göremediğimiz, hissedemediğimiz bir karakter. Kitabın sonunda yaptıkları ve öğrendiklerimizle de dengesiz bir karakter olduğunu anlıyoruz. (Her ne kadar yazar dengeli göstermeye çalışsa da)
Kız karakter Oraya da yine sıradan görünse de diğerlerinden farklı, potansiyeli olan, sert mizaçlı bir karakter. Raihn’den daha oluru olan bir karakter. Hikayede yanan kişi. Dengesiz görünen biri ama kitap sonuna bakacak olursak dengesiz bi hale de gelebilir, kendi dengesini de bulabilir, bilemiyorum.
Karakterlerin ilişkisi de bana geçmedi. Birbirlerini tanımıyorlar, yeterince gerçek bir şey paylaşmıyorlar. Sadece bir çekim var aralarında. Oraya zaten aşık olmayı reddediyor. Raihn hoşlandığını belli ediyor ama kitabın sonunda Oraya da bence yeterince buna inanmıyor. Ki Raihn’in yaptıkları doğal olarak bu noktaya getirdi. Yükselmedim de, ne yaparlarsa yapsınlar, amaaan, benim mi derdim modundayım.
Turnuva ve savaş sahneleri zayıftı. Turnuvada
"Ne de olsa bugünlerde herkes 'Bana asla bir şey olmaz,' diye düşünüyor, bunu biliyor, buna kesinlikle emin. 'Başkaları ölür ama ben yaşamayı sürdürürüm. Eylemlerimin sonuçları ve sorumluluklarım yok.' Oysa var. Ama onlardan bahsetmeyelim ha? Eylemlerinin sonuçları insanı yakaladığında artık çok geçtir, değil mi?”