Biraz zaman kazanınca, serbest zamanını artırmak için daha fazla uğraşıyor insan. Canlanıyor. Hayattaki mecburiyetlerden kurtulma duygusu yaşadıkça, dolu dolu yaşama isteği artıyor.
“Tamam babaanne, sus, artık anlatma!” demek geliyordu. Bu acıyı böylesine derinden tekrar yaşamasını istemiyordum. Ama anlatmak onun tercihiydi. Belki de, sorunların üstünü örtme kültürü içinde yaşadığım için, böyle düşünüyordum. Belki de doğrusu, bunların açık ve ayrıntılı olarak anlatılmasıydı.
“Her yolculuk bir kader birliğidir.”
diye düşünüyorum, “ama insanlar bunu bilmiyor.”
Üstelik hangi boyuttan bakarsak o kadar büyük bir gerçek bu. Örneğin insan türünün bir gezegendeki serüveni de bir yolculuk olarak görülemez mi?