Sevginin tanımında dikkate alınacak iki koşul vardır.
1) insanı olduğu gibi kabul ederek emek ve zaman vermek
2) olduğu gibi kabul ettiği bu insanın mutlu olmasını istemek
"Eylem, varoluşu, kişiyi yansıtır." O nedenle bir toplum, eğitimi bilgi yükleme, bilgi aktarma düzeneği olarak görüyorsa ve varoluşun gelişimiyle ilgilenmiyorsa, o toplumdaki eğitilmişler, doğruyu bilir ama yapmaz.
Türk insanı doğumdan itibaren ailede, okulda, toplumda, devletle ilişkisinde sürekli bir acizliği öğrenme sürecinde. O nedenle, başka bir toplumda bir vatandaşın kolayca ve rahatlıkla düşünüp yapacağı bir şeyi, benim vatandaşım çözme çabasına girmek yerine "kaderi" kabul edip onunla yaşayabiliyor.