Gamze

Bunların bir kısmının nasıl kumaşlardan yapıldığını, nasıl giysiler olduğunu da az çok kestirebiliyordu. Ancak bu üniformaların, insanlar arasındaki statü farklarının kendisi açısından hiçbir önemi olmaması onu pek sevindiriyordu.Görmemek, estetik duygulardan yoksunluk getirebilirdi belki; bu işin olumsuz yanıydı. Öte taraftan ahlaki yönden daha saf bir yanı da beraberinde getiriyordu. Ayrımların, hiyerarşinin olmadığı aydınlık bir yerin hayali, karanlığın tam da içinden geçiyordu belki.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın yaşı ilerledikçe, dünyanın gerçeklerini öğrendikçe; hayalini kurduğu, kendi inandığı gerçeklikten uzaklaşıyordu demek ki. Gerçekler ile hayaller arasındaki çizgi keskinleşiyor, kesinleşiyordu. Çocukluk demek esneklik,geçişkenlik, değişime uygunluk demekti. Ergenlik ve gençlikle gelen gerçek dünyaya dair tasarılar yetişkinliğe atılan sağlam adımlardı aslında. Olumlu yanları hep bilinirdi de, yetişkin olmaya başlamanın olumsuz tarafları seneler içerisinde yavaş yavaş anlaşılırdı.
Her şeye sıfırdan başlamak, ilk gençlik yıllarındaki bir insan için dahi çok zordu. Hatta belki daha zor. Çünku insan gençliğe adım attığı yaşlarda, daha fazla şeyi kafasına takıyor, etrafında olup biteni daha fazla umursuyordu. İleride belki gülüp geçeceği oncası, bugün hayatını zindana çevirebilirdi.
İnsan hayatta her şeye alışıyor.
İnsan, ihtiyaç duymadığı şeyler hakkında nerdeyse hiç fikir sahibi olmuyordu aslında. Herkes, kendi bulunduğu sosyal çevrede, kendi etrafında yer alan insanlar ve onla-rın ortaya koyduklarıyla yetiniyordu. Yeni insanlar, yeni mekânlar, farklı deneyimler... Hatta başlı başına farklılığın', farklı olmanın kendisi insanı ürkütüyordu.