Adı:
Parmak Uçları
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944699297
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tudem Eğitim Hizmetleri
"Artık parmak uçlarınla görmeyi öğrenmen lazım."

Görmek için bir çift göz yeter mi? Gördüğünün farkına varabilmek, onu her şeyiyle hissedebilmek için gözler bazen yetmeyebilir insana. Öyle ki, hayata görmeyi bilmeyen gözlerle bakmaktansa, görmeyi bilen bir yüreğin penceresinden bakmak çok daha anlamlı gelebilir bazılarına...

Işık, Mert ve Doğan... Farklı kültürlerden gelen, bambaşka karakterlere sahip, ruhları ayazda kalmış üç genç. Normal koşullarda yolları kolay kolay kesişmeyecek bu gençlerin hayatlarını birleştiren en önemli şey ise yaşadıkları ortak deneyimler ve kalplerini dolduran sevgi.

Doğan, doğuştan görme engelli. Görmenin ne demek olduğunu bilmemesine rağmen, diğer duyuları sayesinde dünyayı birçok insandan çok daha iyi görme becerisine sahip bir delikanlı. Mert ise geçirdiği bir hastalık yüzünden gözlerini kaybedip daha önce hiç bilmediği bir yaşamla baş başa kalmış çekingen bir genç. Büyüme sancıları ile boğuşan Işık?sa kendisiyle o kadar meşgul ki dünyaya kör gözlerle bakmaktan kendini bir türlü alıkoyamıyor...

Gözleri hayatın renklerinden ve güzelliklerinden mahrum kalmış bu gençlerin içlerini aydınlatacak, onlara yaşama sevinci verip yaralarını umutla sarmalarına yardımcı olacak en önemli güçse dostluklarının yeşerttiği koşulsuz sevgi. Birbirlerinin hayatlarına dokunarak yitirdikleri özgüvenlerini geri kazanma inancını bulacak bu üç arkadaş için hayat küçük mucizelerle dolu. Yeter ki keşfetmesini bilsin insan?

İlk kitabı daha 16 yaşındayken yayımlanan genç yazar Seran Demiral'ın sorun odaklı yeni romanı Parmak Uçları, okurlarını, pek düşünme gereği duymadıkları gerçeklerle yüzleşecekleri karanlık sularda yüzdürürken, engellilerin yaşantısı hakkında farkındalık kazandıracak ilginç deneyimler yaşatıyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Yakınlık, sıcaklık demekti. Bunlar birbirini çağrıştırıyordu. Soğukluk mesafeydi. Insan birine sarıldığında sıcaklığını hissederdi, yalnız kalınca üşürdü. Soğuğun tarifi olumsuzdu hep, sıcağınki olumlu. Güzel olan sıcaktı, insana nahoş gelen ise soğuk.
Aileyi dengede tutan, herkesin mutlu olması için çalışıp didinen bir anneydi o. Sıradan bir anne. Anneliğin sıradanlığı dahi muhteşem bir insan olmak anlamına gelirdi. Bunu ancak anneler bilirdi. Ve bununla övünmezlerdi bile. Anne olmak bir şekilde mütevazı olmayı da beraberinde getiriyordu.
Görmemek, estetik duygulardan yoksunluk getirebilirdi belki; bu işin olumsuz yanıydı. Öte taraftan ahlaki yönden daha saf bir yanı da beraberinde getiriyordu. Ayrımların, hiyerarşinin olmadığı aydınlık bir yerin hayali, karanlığın tam da içinden geçiyordu belki.
Insanın ruh hali elbette ki bulunduğu mekâna göre farklılık göstermekteydi. Kalabalık bir caddede başkaydı insan, odasında tek başınayken başka. Şehrin ortasında, yüksek binalar ve arabaların arasında başkaydı; ağaçların arasında doğanın içindeyken başka.
Ne yazık ki insanın istediği şeylerin çoğu gerçekleşmezdi. Veya istenilen şey öyle bir zamanda, öyle farklı koşullar altında iken gerçekleşiverirdi ki; insan o şeyi istediğine pişman olabilir, hatta istediğinin o olduğunu çoktan unutmuş dahi olabilirdi.
F harfi sertti mesela, oturaklıydı. F harfi ağır olduğu için mi "fedakârlık" kelimesinin anlamı böyle kocaman geliyordu insana? Arkadaşlığı anlamlı kılan, ağırlaştıran sonundaki "ş" sesi miydi; yoksa "k" sesinin verdiği kararlılık mı ona başka bir değer katıyordu?..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Parmak Uçları
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944699297
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tudem Eğitim Hizmetleri
"Artık parmak uçlarınla görmeyi öğrenmen lazım."

Görmek için bir çift göz yeter mi? Gördüğünün farkına varabilmek, onu her şeyiyle hissedebilmek için gözler bazen yetmeyebilir insana. Öyle ki, hayata görmeyi bilmeyen gözlerle bakmaktansa, görmeyi bilen bir yüreğin penceresinden bakmak çok daha anlamlı gelebilir bazılarına...

Işık, Mert ve Doğan... Farklı kültürlerden gelen, bambaşka karakterlere sahip, ruhları ayazda kalmış üç genç. Normal koşullarda yolları kolay kolay kesişmeyecek bu gençlerin hayatlarını birleştiren en önemli şey ise yaşadıkları ortak deneyimler ve kalplerini dolduran sevgi.

Doğan, doğuştan görme engelli. Görmenin ne demek olduğunu bilmemesine rağmen, diğer duyuları sayesinde dünyayı birçok insandan çok daha iyi görme becerisine sahip bir delikanlı. Mert ise geçirdiği bir hastalık yüzünden gözlerini kaybedip daha önce hiç bilmediği bir yaşamla baş başa kalmış çekingen bir genç. Büyüme sancıları ile boğuşan Işık?sa kendisiyle o kadar meşgul ki dünyaya kör gözlerle bakmaktan kendini bir türlü alıkoyamıyor...

Gözleri hayatın renklerinden ve güzelliklerinden mahrum kalmış bu gençlerin içlerini aydınlatacak, onlara yaşama sevinci verip yaralarını umutla sarmalarına yardımcı olacak en önemli güçse dostluklarının yeşerttiği koşulsuz sevgi. Birbirlerinin hayatlarına dokunarak yitirdikleri özgüvenlerini geri kazanma inancını bulacak bu üç arkadaş için hayat küçük mucizelerle dolu. Yeter ki keşfetmesini bilsin insan?

İlk kitabı daha 16 yaşındayken yayımlanan genç yazar Seran Demiral'ın sorun odaklı yeni romanı Parmak Uçları, okurlarını, pek düşünme gereği duymadıkları gerçeklerle yüzleşecekleri karanlık sularda yüzdürürken, engellilerin yaşantısı hakkında farkındalık kazandıracak ilginç deneyimler yaşatıyor.

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Faruk Pehlevan
  • özge güneş cengiz
  • Bahar Bulut
  • İnci Küpeli Kız
  • Nisa Yagmur
  • Gökçe Kayra Türer
  • Peri Akbulut
  • Didem
  • sevinç kübra

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%25 (1)
8
%0
7
%25 (1)
6
%25 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0