Gamze

"Çocukluğumuzdan beri bazı şeylerin iyi, bazı şeylerin de kötü olarak sunulduğunu işittik. Bize bunlardan söz edenler kendi yonelimlerine ait fikirleri aklımıza kazıdılar ve biz de bunlara aynı şekilde bakmaya, aynı yönelimleri ve aynı tutkuları oraya eklemeye devam ettik. "Artık bu şeyler hakkında gerçek değerleriyle değil, insanların kanaatinde sahip oldukları değerle hükme varılıyor."
Reklam
Zayıf ruhlarda, koyun tabiatlılarda varılan karar, mağlupların korkak ve utanç verici huzurudur: İçlerinde vasatlığın zafer kazanması, her türlü mücadele denemesinden kesin olarak vazgeçilmesi, herkes gibi bir hayatın kabul edilmesi ve ruhlarının kalitesizliğinin taşıyamadığı daha yüksek bir idealin tüm telkinlerine kulakların kapanması söz konusudur.
Kuşkucu tez bir tek argümana dayanır: Hiçbir şey bilmiyoruz, "doğanın bu sapa kantonuna", bu "küçük zindana" hapsedilmişiz ve tek bilgimiz olan "hiçbir şey"i evrensel yasalar düzeyine yükseltmek çok aşırı bir iddiadır. Karşıt tezin yanında ise fiili gerçek ve bir anlamda sahiplik, sahiplenme vardır. Sadece kendi dünyamızı biliyoruz ama bu dünyanın bir düzeni var ve uzun süredir böyle çünkü yaşam, doğa yasalarının değişmez istikrarını şart koşmaktadır. Örneğin bugün buğdayın gözle görünür vasıflarıyla yenilebilir olma vasıfları bir arada var olurken, yarın farklı nitelikleri, öbür gün zehirli özellikleri ortaya çıkarsa, hiçbir yaşam düzene kavuşamaz.
Sokaktaki insan gibi sözcüklerle düşünmek yerine, düşüneceği şeyi somut ve ayrıntılı bir şekilde görmek isteyecektir. Genel bir şekilde ve sanki koşarak geçerken bakıyormuş gibi görmek, tembel zihinlerin yöntemidir. Aklı başında zihinler ise derin düşünmenin çeşitli noktalarının imbikten damla damla süzülmesine izin verir ve "ballarını yaparlar."
Eskilerden birinin dikkat çektiği gibi, bir karabiber tanesini yuttuğumuzda bir sey hissetmeyiz. Ama tersine onu çiğner ve dilimizle ağzımızda döndürürsek damağımızı yakar, dayanılmaz acı bir tat bırakır, hapşırtır ve gözümüzü yaşartır.
Reklam