Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sabahtan akşama kadar bir şeyin olmasını beklersin ama olmaz...Olsun, yine beklerim belki bugün olur dersin, yine olmaz! Yalnız başınasındır. Tek başına...
Mutlu olmak zahmetine girmiş insanlara ödüller dağıtılmasını isteyecek kadar ileri gideceğim. Çünkü kanımca, bütün bu ölüler, bu harabeler, bu çılgınca masraflar ve bu önlem saldırıları, hiçbir zaman mutlu olmasını bilememişlerin ve mutlu olmaya kalkışanlara da katlanamayanların eseridir...
İnsanlığın varlığından itibaren en büyük ihtiyacı içecektir. Yemek yemeden bir hafta yaşayabilen insan, içmeden bir gün bile yaşayamaz. Bu nedenle hep hayatımızda olan şeydir içecekler. Kitapta incelenen içeceklerde, ilk çağlardan günümüze ulaşmış, sırasıyla bira, şarap, distile edilmiş içecekler (viski, votka, rom, gong, punch), kahve, çay ve koladır (kitap sonunda temiz suya geri dönüşten de bahsedilir). Bu içeceklerin nasıl bulunduğu, kullanım şekilleri, neden olduğu gelişmeler de incelenmiştir. Akıcı bir dille ilerleyen ve güzel açıklamalarla başlayan kitap özellikle çay ve kolada oldukça siyasi ve biraz da taraflı anlatılmıştır. Dünya tarihi denilmesine karşın ağırlıklı olarak bahisteki içeceklerin Avrupa'ya nasıl girdiği ve toplum üzerindeki etkisinden bahsedilmiştir. Buna karşılık kahvenin ana karası Afrika kahve başlığında hızlıca geçilmiş, içkiye meraklarıyla bilinen Baltık ülkeleri ve Rusya'dan örnek verilmemiştir. Kendimce belki de biraz kişisel anlamda dikkat çekici olan çay ve kahve başlığı altında Türkiye'nin adının bile geçmemesi; Türk kahvesiyle marka olmuş, çay ihracatında ve tüketiminde üst sıralarda bulunan bir ülkeye büyük bir haksızlık. Yine de kitap beklediğimden güzeldi, okunmasını tavsiye ederim. İyi okumalar :)