Satranç

Stefan Zweig
Çevirmen:
Ersin Cengiz
Tasarımcı:
Yunus Karaaslan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Özettir..
9/10
·80 syf.··
2023 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2023 16:46
Bu kısa roman iki kişiye odaklanıyor genelde, Birinci kişi yaşı küçük olan Czentovic ,zekası bazı şeylere yetmeyen,normal hayatta biri birşey söylemeden o görevi yerine getirmeyen yani sürekli birilerinin onu yap bunu yap demesi lazım.O görevi yerine getirdikten sonra birşey ile ilgilenmez. Her gün rahip ile rahibin arkadaşının satranç oynayışlarını sessizce izleyerek satranç oynamayı öğrenir ve rahip ile rahibin arkadaşını sürekli yener. Satranca karşı özel yeteneğini olduğunu gören rahip çocugu alıp satranç yarışmalarına götürür,kurslara gönderir. Hızla ünü yükselir , dünya şampiyonu olur,şöhret kazanır,kibirlenir.. İkinci kişi; bir doktor.Hitler tarafından kaçırılan Dr. B. tutsak tutulduğu yerde hiçbir şey yoktur,gardiyanın cebinden bir satranç kitabı çalıyor ve her gün tek başına gizlice bütün gün satranç oynuyor.Dr. B. kendini satranca çok fazla kaptırır ,delirir gardiyana saldırıp ,tutsak tutulduğu yerden pencereden atlayıp kaçar,yaralanır.Gözlerini bir hastanede açar ve hitlerin ülkesini işgal ettigini öğrenir. Bir gemi ile yolculuk yaparken Czentovic ve Dr.B. yolları kesişir satranç müsabakası yaparlar.. Czentovic; satranç oynarak geçimini sağlar ,hayatı sadece satrançtan ibarettir.Kibirli,egoist biri haline gelmiştir. Dr. B. ; uzun yıllar tutsak tutulup işkence çekmiş,sürekli sorgulanmıştır.Oyalanacak birşey vermeyip boş bir oda da kalmıştır.Çaldıgı kitap ile oyalanmaya çalışmıştır,hastalanıp takintili olmuştur.
Edebiyat & Roman
SatrançStefan Zweig · Olympia Yayınları · 2020279,2bin okunma
10/10
·77 syf.··
2019 6. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2019 17:38
Bir köyde kafası hiçbirşeye basmadığı için alay konusu olan, zekadan yoksun, tabiri caizse ezik görülen köylü bir çocuğun aslında hiç de öyle olmadığı çok güzel şekilde gözler önüne serilmiş.. czentovic toplum içinde ki ilişkilerinde insanlar tarafından zekadan yoksun olarak görüldüğü için dışlanan bir çocuk. Bir gün bir rahip tarafından santrançda ki yeteneğinin keşfedilmesiyle işler çok farkli boyutlara taşınmış ve czentovicin de değişim hikayesi başlamış oluyor.. Rahip tarafından kesfedilen czentovic köydeki santraç oyunlarina katilir ve ordaki bütün oyuncuları çok ustaca hamlelerle mağlup eder.. onun bu oyundaki yeteneği hızla ilerleyip başka insanların keşfetmesiyle daha da büyük boyutlara uzanarak ona dünya şampiyonluğunu getirir. Bu saatten artık onun adı da alekhine, cabaplanca tartakower, lasker gibi döneminin şampiyonları arasına büyük harflerle yazılır. Ayni zamanda Dünya şampiyonu ünvanı czentovicin karakterinde de değişmelere sebebiyet verir o artik agir başla utangaç bir çocuk değil kibirli gururlu herkesi küçük gören bir insana dönüşür.. Bir gün bir yolculuk esnasinda yaptığı turnuvada karşılastigi gizemli bir adam onun bütün bu duruşuni tehdit edercesine karşında dikilip onu mağlup eder. Peki bu gizemli kişi kimdi ? Nasil oluyordu da dünya şampiyonunu mağlup edebiliyordu? Yoksa oda eski bir şampiyonmuydu.. Nasil oluyordu da rakibin 6 hamle sonrasını hatta 12 hamle sonrasını bile tahmin edebiliyordu... Zihninizde binlerce soru oluşturan bu kitabı okumanizi tavsiye ederim.. okudukça bu soruların cevabının çok güzel ve heycanlı şekilde işlendiğini göreceksiniz.. Bireysel hırslarin ruhta meydana getirdiği değişimler, satranç ve satrancın özelliği, ayni zamanda hitler ve nazi döneminde kisilerden bilgi almak için yapilan soyutlama taktikleri gibi pek cok
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Olympia Yayınları · 2020279,2bin okunma
Tavsiye
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2023 01:11
Bir Satranç şampiyonu ve satrancın neredeyse bütün hamlelerini bilen bir kişi arasında oynanan bir oyun olarak özetleyebilirim. Gerçekten bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap. Keaiblikle tavsiye ediyorum.. Stefan Zweig 15'e yakın kitabı elimde ve okumak için gerçekten sabırsızlanıyorum. Keyifli okumalar..
Düşünce
SatrançStefan Zweig · Olympia Yayınları · 2020279,2bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2021 00:00
Zeki olmak için dahi olmak gerekmiyor. Rakibinin sonraki hatta 8-10 sonraki hamlesini görebilirsen oyun senindir. Ve tabii ki akli melekelerinin de yerinde olması şart.
SatrançStefan Zweig · Olympia Yayınları · 2020279,2bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:42
bu kitabı böyle tahmin etmiyordum. Daha önceden Stefan Zweig kitaplarından okumuştum ama yine de bu kitabı okuma konusunda önyargılarım vardı. Olmamalıymış. Beklediğimden çok farklı bir kitaptı ve ben bu kitabı bayağı beğendim. Şu anda hem beklediğimden apayrı bir kitap oluşuna hem de bu kadar iyi oluşuna karşı bir şoke içerisindeyim ama bu kitabı beğendim.
SatrançStefan Zweig · Olympia Yayınları · 2020279,2bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2023 15. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2023 01:49
Dr. B’nin tutuklanıp hücreye kapatıldıktan sonra sorguya çekilirken onu sorguya çekenlerden birinin cebinde bir kitap fark edip onu alması ve o kitabın satranç kitabı olması.Hücrede kaldığı süre boyunca satranç kitabındaki oyunları çözmesi ve oynamaya başlaması.Hücreden çıkınca ilk kez bir gemide satranç tahtasını ve taşlarını ve karşılıklı oynayanları görmesi ve onlara müdahale etmesiyle yaşadıklarını anlatıyor.Satrancı ilk defa tahtasıyla ve taşlarıyla satranç şampiyonuyla oynuyordu.Ama çok fazla düşünüyordu çünkü hep tek başına oynamıştı bu oyunu ilk defa karşısında bir rakip oluyordu.Tam yenecekken satranç şampiyonu bozuyor oyunu ve bu oyun kırk iki hamlede bitiyor.İkinci bir oyun istiyor.Ve ikinci oyunda oynama süresi 10 dakika oluyor.Ve bir yanlış yapıyor oyunda ve oyun bitiyor. Bu kitapta burda bitiyor.Okunur hemen bitirilebilecek bir kitap.
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Olympia Yayınları · 2020279,2bin okunma
10/10
·
Beğendi
Nasıl anlatmalıyım? Okumayı duru bir su kenarında, tahta bir masanın başında yazarlarla buluşmaya benzetirim derim ya hep; işte Stefan Sweig o masanın başına geldi, tuttu omuzlarımdan beni sarstıkça sarstı, sarstıkça sarstı. Bir heyecan, bir sabırsızlanma; kitabın sonuna yaklaştıkça içim içime sığmadı. Acaba neler olacaktı? İyi ki dedim yalnızca 85 sayfa. Ya 500 sayfa olsaydı? Olay örgüsünün verdiği heyecan bir yana, beni asıl evrenine çeken şey Dr. B. Ve Nazi döneminde yaşadıkları. Kaba, kültürsüz, yalnızca paraya önem veren Satranç ustası Czentoviç’e hiç mi hiç değinmeye niyetim yok. Karakterlerin simgeledikleri şeylere, Nazi rejiminin temellerine, yazılanların yazarın hayatı ile ilişkisine girmeye de niyetim yok. Avukat Dr. B nazi rejimi tarafından tutuklanır ve sorgulanmak üzere aylarca alıkoyulur. Diğer tutuklular gibi nazi kampına gönderilmez fakat kendisininde deyimiyle, kendini daha büyük bir işkence bekler: hiçliğe mahkum edilmek. Kalemin, kağıdın, kitabın, yatağı dışında hiçbir şeyin olmadığı bir otel odasında düşünceleri ile baş başa bırakılır Dr. B. İşte şimdi düşüncelerinin hapishanesindedir ve belki de işkencelerin en ağırı sayılabilecek psikolojik şiddet başlar onun için. Düşüncelerinizin içine hapsolmak esaretlerin en büyüğüdür, özgür gökyüzünün altında alabildiğine koşabilseniz bile. Hele yazamamak, hele suskunluğun esiri olmak… Kimisi bunu kalabalığın içinde yaşar, kimisi bir hapishanede, kimisi bir ilişkinin içinde. Dr. B.ninki dışardan gayet iyi görünen bir otel odasında olmuştu. Hatta muhtemelen nazi kampından birileri onu görse; haline şükret bak biz neler çekiyoruz derdi. İşte tam da bu noktada çok farklı bir bakış açısı getiriyor olaya Dr. B. Esaretin belki en çetinini; dokunamadığımız, söküp atamadığımız, elimizle alıp görmeyeceğimiz başka
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
Satran(k)
6/10
·83 syf.··
2026 2. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 15:56
Kitap, anlatıcının dünyaca ünlü bir satranç şampiyonunun hikayesini anlatması ile başlıyor. “Yolcu gemisinde satranç şampiyonu Mirko Czentovic var!” Aslında olay örgüsünün bu karakter üzerine kurgulanacağı düşünülse de asıl kurgu, Czentovic’e karşı satranç oynayan yarım düzine adama dahil olup, inanılmaz taktikler vererek beraberlik duygusunu tattıran Dr. B ile şekilleniyor. Bu beraberliği kendine yediremeyen Czentovic aniden çıkan bu Bey’e bir rövanş teklif ediyor. Hikayenin bundan sonraki kısmında anlatıcının Dr. B’ yi ikna çabaları sonucunda Dr. B hikayesini anlatmaya koyuluyor. Açıkçası kitapta basit bir anlatım var ve pek ilgi çekici değil ama bir solukta okunabilecek 62 sayfalık(bendeki basım 62 sayfa) bir kitap için yeterli sayılabilecek bir olay örgüsü mevcut. Kitap üzerine anlatılacak pek bir şey yok ama kitapta geçen “Ben satrancı sadece oynuyordum.” Cümlesine benzer bir cümle kurup “Ben kitabı sadece okudum.” dememek adına kitaptan birkaç alıntı çıkardım ve en azından karakterin bu cümleler üzerine ne düşündüğünü kendi açımdan sizlere aktaracağım. Dr. B, bu cümleleri bir hücrede tutuklu (tam anlamıyla hücre sayılamaz) kaldığı süreci anlatırken kullanıyor. Not: tam olarak hücre sayılmaz çünkü psikolojik bir etki yaratmak adına Dr. B diğer tutuklular gibi bir hücreye değilde daha temiz şahsi bir odaya kapatılıyor burada amaç kimseyle ve hiçbir şeyle etkileşim kurmayıp tutukluyu yalnız bırakmak ve bir süre sonra bu “kendi ile baş başa kalma” hâline dayanamayacak boyuta getirip itirafı sağlamak. Dr. B tutukluluk sürecinde devamlı sorguya götürülüyor ve bilinçli olarak sorguya alınmadan önce saatlerce bekletiliyor. Ve bu bekleyişi şöyle ifade ediyor; “Beklemek korkunçtu. Anlamsızca, bir saat, iki saat, üç saat bekletiyorlardı.” Normal bir insan için
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
Puan vermedi·83 syf.·
2022 2. kitabı
Kitap bir geminin limandan hareket etmesiyle başlar. Ünlü dünya şampiyonu Mirko Czentovic gemiye binmiştir.Öykünün kahramanı, arkadaşının uyarmasıyla şampiyonu farkeder ve O’nunla tanışmak belki de bir maç yapmak için çeşitli denemelere girişir. Bu denemelerin ortasında iş rayından çıkar. Olayların akışı ana karakter tarafından kontrol edilemez bir biçimde gelişmeye başlar. İki ana karakter etrafında yer alır kurgu: Czentovic ve Dr. B. İyi ile kötünün, siyah ile beyazın karşılaşması. Dünya satranç şampiyonu olan Czentovic, yetim kaldığı için bir papaz tarafından büyütülen, zar zor okumayı öğrenebilen, zekası yetersiz, dünyaya ilgisiz, duygusal açıdan da oldukça sığ biridir. Başka tüm alanlara kapalı olan aklının satrançta inanılmaz derecede başarılı olduğu tesadüfen ortaya çıkar. Ancak kabalığı ve kültürsüzlüğü ile sadece paraya önem verir. Dr. B. ise Avusturya’lı bir avukattır. Nazi yönetimi tarafından, saray ve kiliseden olan müvekkilleri hakkında bilgi edinmek amacıyla tutuklanır. Toplama kamplarına gönderilmez ama başka bir psikolojik işkence yöntemi uygulanır: Hiçlik duygusu ile benliğini yok etmek. Tek başına, yanına kalem bile verilmeden, insan yüzü görmeden bir otel odasında yaşamak zorunda bırakılır. Bir gün sorgulama için beklerken bir kitap çalar. Bu kitap, bir satranç albümü, yüz elli ustanın oyunundan oluşan bir toplamadır. Dünyaya tutunacak başka bir dalı olmayan Dr. B., bu kitaptaki her oyunu kafasında defalarca oynamaya başlar. Dünyası siyah-beyaz taşlar üzerine kuruludur artık. Ancak, aklını yitirmemek için sarıldığı bu oyun onu deliliğin sınırına getirir.
1000k
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2025 38. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 23:25
Bu kitabı, LULU Gül ablamın incelemesini okuduktan sonra merakımdan okumaya karar verdim ve gerçekten çok beğendim. Stefan Zweig’in Satranç kitabı, bana hem insanın aklının gücünü hem de yalnızlığın ne kadar zor bir şey olduğunu hissettirdi. Kitapta Dr. B adında bir adamın hikayesi anlatılıyor. O, esaret altında kalmış bir insan ama kendini tamamen kaybetmemek için satranç oynamayı öğreniyor. Sadece bir kitapla kendi kendine satranç oynaması bana çok ilginç geldi. Kitabı okurken bazı yerlerde olaylar yavaş gidiyor ama dili sade olduğu için sıkılmadan okunuyor. Zweig, karakterlerin iç dünyasını çok güzel anlatmış. Dr. B’nin aklıyla hayatta kalmaya çalışması beni gerçekten etkiledi. Satranç oyunu sanki hayatta yaşadığımız mücadeleleri anlatıyor gibiydi. Bence Satranç, kısa ama çok anlamlı bir kitap. Okuduktan sonra insana düşünmeyi öğretiyor. Zaman zaman insanın kendi iç dünyasıyla savaşması gerektiğini hatırlatıyor. Kısacası, Stefan Zweig’in bu kitabı hem duygusal hem de düşündürücü bir eser olmuş. @Turkmnoglu6327 arkadaşımla birlikte okuduk çok beğendik
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.