Hayatında birisi ile hiç satranç oynamamış bir avukatın kitaplardan öğrendikleri ile dünya şampiyonunu yenişi.
Kitap, çok akıcı ve okuyanın bazı konuları tekrar düşünmeye sevk ediyor.
Okudukça derinleşen, insanı saran, nabız yükselten, zeka dolu bir kurguya sahip, psikolojik betimleme ve analizlerle harmanlanan bence çok güzel bir eser.
SatrançStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2015279,1bin okunma
Mirko Czentovic, on iki yaşında yetim kalınca iyiliksever bir rahibin himayesine girmiştir. Zekasından şüphe duyulan ve önemsenmeyen bu çocuğun,tesadüf eseri bir satranç dehası olduğu ortaya çıkar. Ve Mikro yıllar sonra dünya satranç şampiyonu olarak karşımızdadır.
Bir arkadaşımın beni bu kitaba karşı korkutması nedeniyle hep ertelemiştim ama okuyunca o kadar pişman oldum ki kitap çok güzel ve akıcıydı bu kitabı okumayı erteleyenler varsa sakın ben gibi hata yapmayın okuyun. Satranç
SatrançStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2015279,1bin okunma
Okuduğumda neden bu kadar geç kaldığımı sorguladığım bir kitap. Daha öncesinden anlatımına aşina olduğum bir yazar. Samimi bir dil, akıcı bir anlatımı var. Olayların hızlı gelişminin yanında derin incelemelere de yer veriyor. İnsan psikolojisinin sınırlarını zorluyor bu eserde. Hitler politikasının mağdur ettiği bir insanın verdiği psikolojik savaşı gözler önüne sermiş. Bir çok filmede konu olan bir eser. Kitabının filmlerinden çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.
Satranç; düsündüğün bir kac hamle sonrasını, stratejik olarak zihinsel platformda görme sanatıdır...
Savaşı asla hayal bile etmezken, en ön cephe de savaşma arzusu gibidir.
Zihinsel uçuşmalar nedeniyle, hem rakiple hem kendisiyle yarışıdır insanın...
Satrançı eller degil zihinler oynar; zihinlerin çarpışması yarışıdır bir nevi. sessizlik içinde ki çıglıklar ve kaosa rağmen oynayabilmektir Satranç.
Uz.Dr.ATÇ
SatrançStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2015279,1bin okunma
Birbirinden tamamen farklı iki karakter. Biri gücünü keşfedememiş olmanın burukluğu içindeyken keşfedilen yetenek, öteki kendinden eminken kendine mukayyet olmak ümidiyle satranç tahtasında kıvranan mahkum.
Sizin hangisini başarı olarak gördüğünüzü bilemem ama ben yorumumu şu şekilde özetlemek istiyorum:
Mütevazi yenilgi, küstah galibiyetten üstündür.
SatrançStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2015279,1bin okunma
Zweig'ın tüm izleklerini bulmak mümkün: dünün dünyasından bugünün dünyasına geçiş, marazi tutkular, sapkın zekâlar, felaketlerini yaşamları boyunca taşıyan bireyler, fazişm ve kaba şiddet karşısında Avrupa'nın ve dünyanın kaderi… her şeyin fazlası zarar. Bir şeyi çok sevip benimsemek de sizi yorup tüketebilir. Sizi kurtardığını düşünüp sıkı sıkıya sarıldığınız şeyler aslında sizi en tepeye çıkardıktan sonra olağanca hızıyla en dibe kadar tekrar batırabilir de. Üstelik kitabı okurken satrancın diğer oyunlardan farklı olduğunu, sadece bir oyun olmakla kalmayıp bir düşünce biçimi olduğunu da güzel biçimde özetlemiş.
SatrançStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2015279,1bin okunma
Esir edildigi günlerde psikolojik iskenceye maruz kalmis Dr.B’nin bir kurtulus gibi görünen ama saplanti haline dönüsen satranc tutkusunun bir analizini sunuyor kitap.Yazar,az sayfada ne cok sey anlatmis diyorsunuz kitap bittiginde.
Bu zamana kadar kitapligimda durup okumamis olmam ne büyük eksiklik.Mevcut diger kitaplarini okumak icin sabirsizlaniyorum.
SatrançStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2015279,1bin okunma
Macera ve aksiyon severlerin biraz sıkılacağı fakat yalın bir dille sakince ilerleyen kitapları okumaya alışmış herkesin beğeneceği bir kitap. Erkek karakterleriyle öne çıkmayı başarmış olan Stefan’ın bu kitabını okumamak ona büyük saygısızlık olur doğrusu. İnsanın yaşayabileceği ve yaşadığı durumların birey üzerindeki hissettirdiklerininde üzerinde ayrı ayrı duruyor.
Şu ana kadar okuduğum Stefan Zweig kitaplarından en sevdiğim ,Satranç.
Bir solukta okunacak ,hep sonrasını merak uyandıracak tarzda yazılmış bir kitap.
Zweig’in kitabı bitirdikten sonra intihar etmesi ,daha bir önemli kılıyor kitabı.
Şiddetle tavsiye edilir.
SatrançStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2015279,1bin okunma
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.