Eski beyindeki çok gerekli olan şeyleri saklardım. Taşınmayı fırsat bilip kötü anıları, sahte dostların adreslerini, kinleri, sabit fikirleri, yapay sevinçleri, öfkeleri, Yunan trajedilerini, kötü kehanetleri ve uğursuz kargaları atardım.
Artık yer vermek zorunda değilsiniz. Dinlemek zorunda da değilsiniz. Sağır olduğunuzu düşündürebilirsiniz. Artık sözünüzü sakınmak zorunda değilsiniz, hatta ağzınıza geleni söyleyin.
Öksürüyorsam, parmaklarım sarı ise bu senin tuvaletlerde gizlice tüttürdüğün o sigaralar yüzünden.
Sakın bana, "Sen de bıraksaydın ... " diye yanıt verme. Suratının ortasına bir tane indiririm.