Gönül Sert

Gönül Sert
@gnlsrt
FELSEFENİN YENİ BİR TANIMA İHTİYACI VAR
Bir sufi mürşit, doğduğu yer olan Horasan/Nişabur’dan Bağdat’a yeni vazifesine gelmeden çok önce kendisinin namı buralara ulaşmıştı. Yüksek maneviyatı ve ihsan kavramına getirdiği özgün yorumla muazzam bir şöhreti vardı, ama aynı zamanda onun pek de ortodoks olmayan tarzı da meşhurdu. SABAH ÜLKESİ: kültür, sanat, felsefe dergisi, 58 sayıdan Costica Bradatan Prof. Dr., Texas Tech Üniversitesi sabahulkesi.com/2019/01/13/fels... Bazıları bu mürşit hakkında uçuk söylentiler, biraz taşkınlık kokan şeyler duymuştu, ama onlardan ayrıntı vermeleri istendiğinde öylece kalıyorlardı. Her ne olursa olsun, işte o şubat sabahı hanın kapısında onu karşılamak için dört gözle bekleyen müritlerden oluşan küçük bir topluluk bulunmuyordu sadece -müritlerin hepsi de iyi giyimli, gayet terbiyeli, kendilerine yaraşır şekilde dindardı, gerçi biraz da sanki sahnedelermiş gibi duruyorlardı- ayrıca her kesimden şehir halkı da oradaydı. Caddedeki dükkân sahipleri ve seyyar satıcılar, kuyumcular ve attarlar, hatta civar medreselerden müderrisler ve talebeler. Zaman geçtikçe kalabalık sabırsızlanıyordu. Ama şeyh işi ağırdan alıyordu. Bu gibi olaylarda mutat olduğu üzere, heyecanla bekleyen kalabalığın arasında dilenciler, sokak serserileri ve diğer işe yaramaz tipler de vardı. İçlerinden birinin özellikle rahatsız edici biri olduğu ortaya çıktı. Baştan ayağa paçavralar içinde, tarif edilmezcesine hırpani ve leş gibi şarap kokan bu serseri (Yahudi veya Hristiyan mahallesinden olmalı, diye fısıldamıştı bazıları) dindar görünümlü ve iyiden iyiye tedirgin olmuş müritlere giderek yaklaşıyordu. Hıçkırıklar içinde, işi gayet ağırdan alarak müritleri tek tek ve dikkatle inceledi ki bu durum adamların sinirlerini daha da bozmuştu; büyük üstadın kendilerini bu
Felsefe