Ne diyeceğimi gerçekten bilmiyorum.
Bu kitapla ilgili düşüncelerimi 3 farklı zaman diliminden yazacağım. Ve bu üç farklı zaman diliminin ana başlıkları şöyle olacak;
1- Merak
2- Sıkıntı
3- Utanç
Başlıyoruz;
1- Merak
Kitabı aldığım zamanı gerçekten hatırlamıyorum. Ama tahminim 2016-2018 seneleri arasında bir zaman. Bundan eminim çünkü motosiklet kullanmaya başlayalı bir kaç sene olmuş ve 2016 yılı öncesi de benim kitap okuma alışkanlığım yoktu. 2018 den öncesi kesin onu biliyorum çünkü 2018 yılında oluşturmaya başladığım kitaplığımı net hatırlıyorum. Neyse;
Muhtemelen, motosiklet kullanıyor olmanın getirdiği bir MERAK duygusuyla "dur bakayım şu kitap da neyin nesiymiş" diye hareket edip kapağında koca koca yazan Motosiklet Bakım Sanatı yazısının büyüsüne kapılarak kitabı almış bulundum o zaman. Eh bakmışımdır illa arkasına köşesine. Arkasında da yazıyor ya hani, "bir adamın, oğlu ve iki arkadaşıyla birlikte yaptığı uzun bir motosiklet yolculuğunu anlatıyor" diye. E tamam, MERAK ettik ve aldık kitabı;
2- Sıkıntı
Kitabı ne zaman okumaya başladım, ne gün kaç sayfa okudum, hangi gün, hangi ruh halinde açtım kapağını inanın hiç hatırlamıyor fakat, her açtığımda "öf bu ne yaa", "hani abicim motosiklet, yolculuk nerede?", "bu ne biçim bir kitap, beynim yandı" diye bazen iki üç sayfa, bazen hadi zorlayıp bir kısım okumaya çalıştım SIKILA SIKILA.
Kitabın içeriği bana çok ağır geldiği için ÇOK SIKILDIM. Okuyamadım uzun bir süre. Bazen oldu, aylarca kitaplıkta durdu, bazen "hadi" dedim iki sayfa okudum. Günlerce çantamda yanımda taşıdım, benimle birlikte kamplara, tatillere, kısa uzun bir çok yolculuğa çıktı. Her okumaya çalıştığımda ÇOK SIKILDIM. Fakat;
3- Utanç
Tam 11 gün sürmüş okumam (sitenin yalancısıyım). "Bu sefer tamam. Tane tane de olsa okuyacağım, direneceğim"