Seriye başlarken çok uzun soluklu bir macera okuyacağımı, bitmeyecek, bitirilemeyecek bir efsane, kocaman bir Zaman Çarkı efsanesi okuyacağımı biliyordum.
"Bitmez bu seri, off. Dev gibi kitaplar, dolu dolu, yüzlerce sayfa. Nasıl bitsin?" diye düşünürdüm her kitaplığa baktığımda.
Şimdi mi?
Bitmesin hiç, sürsün, devam etsin, desen kendisini daha sıkı dokusun...
Kitap mı?
Bu ikinci kitapta macera tüm hızıyla devam ediyor. Müthiş bir hikaye akışı, inanılmaz güzel karakter gelişimi ve her satır, her bölüm ve kitap biterken "Şimdi ne olacak?" diye sorduğumuz bir macera.
Uzun uzun kitabı, hikayeyi, karakterleri incelemeye gerek yok. Yaşattığı duygu ve içine çektiği macera müthiş. Bunu bilseniz yeter.
Eh okunacak bir sürü kitap, deneyimlenecek bir çok Fantastik Kurgu macerası varken neden Zaman Çarkı?
Bilmem :) bunu ben anlatamam. Ben de başlamak için çok oyalandım. Korkuttu gözümü kalın kalın kitaplar, yüzlerce sayfa, onlarca bölüm. Biraz da önceki okuduğum evrenleri bulamam, belki o tadı alamam diye korktum...
Korkulacak bir şey yok. Desen kendisini dokuyacak, olması gereken olacak ve sizlerin de bu evrenle tanışmanız için bir an gelecek. Zaman Çarkı eskimeyecek. Ama size bir tavsiye; siz eskimeden bu evrene bir şans verin ;)
Ve Son Not:
Bu evrene bir an önce başlamam için beni dürtükleyen buradaki dostlarım (onlar kendini biliyor :D ). Sizlere çok teşekkür ederim. Keşke daha "kalın ciltlerle!" kafama vurmak suretiyle daha çok dürtükleseydiniz. :D