Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gerçek, doğru, iyi, adalet... Sus köpek!
9/10
·472 syf.··
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 23:03
Sayın Bay Maksim Gorki, Merhaba, Size bu satırları gelecekten yazıyorum. Sizin, bu kitabı yazdığınız dönemde yaşadıklarınızı, biz gelecekte, hala değişmemiş bir sistemde tıpkısının aynısı olarak yaşıyoruz. Pelage'nin hissettiğinin tıpkısını, burada başka başka Analar da hissediyor. "Neden?" diye soruyor bir çok Ana. Neden, ben bir evlat yitirdim ve suçlular gülümseyerek, hiç utanmadan, sıkılmadan ortalıkta geziyor? Neden, ahlaksızlık diz boyu ve bu ahlaksızlıktan kimsenin yüzü kızarmıyor? Neden, hala, bir işçi çalışıyor da ha çalışıyor ve boğazından kuru bir parça lokma geçsin, doysun, belki çocuğunu doyursun diye yırtınıyor? Neden mi? Biz Pavel gibi dirayetli, adaletli, iyi olamadık. Biz, sen gibi bir Ana'nın evlatlarıyız belki ama okumadık. Yasaklı kitaplardan korktuk, yasaklı kitaplardan, doğrudan, iyiden, adaletten, bilgiden korktuk. Yok hayır, aslında korkmadık. Biliyor musun Sayın Bay Maksim Gorki, biliyor musun, elimize telefon diye bir APTAL KUTUSU tutuşturdular. Hepimizde var. Eğer birimizde bile yoksa o birimiz YAŞAMIYORUZ. Yaşadığımızı o aptal kutusundan kontrol ediyoruz. Yasaklı kitapları çoktan unuttuk. Şimdi yeni moda yasaklı siteler. Aa ama onu da çözdük Bay Maksim Gorki. VPN var telefonlarımızda. Yasak yok. Ama yasak çok. Biliyor musun Bay Maksim Gorki, şimdi de başımızda bir Çar var. Aynısı, yüz yıl öncenin aynısı. Yine sen yasaklı bildiri basıp işçilere okurken yakalanırsan nasıl ki sürülüyorsun, biz de Silivri'ye sürülüyoruz. Neden Bay Maksim Gorki, neden? Neden bir tivit attık diye bizi de Sibirya'ya mahkum ediyorlar? Biliyor musun Sayın Bay Maksim Gorki, Silivri muhtemelen Sibirya'dan daha soğuk... Sevgiler Sayın Bay Maksim Gorki. Adaletin, daha doğrusu adaletsizliğin değişmediği, iyinin, doğrunun, bilginin beş para etmediği yüz yıl
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
Ana sadece bir kadın değil, bir çağrıdır.
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 16:07
Gorki’nin yazdığı zamandan bu yana düzen değişse de adaletsizlik başka kılıklarda devam ediyor. Yani o zaman kırbaç vardı, şimdi düşük maaş, uzun mesai, mobbing, güvencesizlik var. O zaman konuşmak yasaktı, şimdi susturulmak "modern" yöntemlerle oluyor. Bu yüzden Ana, sadece bir dönemin değil her çağda yeniden okunması gereken bir uyanışın çağrısı. Ve en güzel yanı şu, bu kitapta zafer büyük devrimlerde değil, küçük bir kadının cesaretinde saklı. Hiçbir kitabı okumamış, hiçbir fikri savunmamış bir kadının, salt sevgisiyle, gözlemiyle, vicdanıyla gerçek bir mücadele insanına dönüşmesi... Bu ancak büyük bir insanlık inancıyla olur. İlk başta oğlunun davasını anlamaya çalışan ürkek bir kadınken, sonlara doğru inandığı fikirler için korkusuzca mücadele eden bir figüre dönüşüyor. Hem bireysel hem kolektif bir devrimin sembolü sanki. *aşağısı spoi içerebilir* Kitabın adım adım cesaretlenme süreci inanılmaz etkileyiciydi. İşçi sınıfının mücadelesine kadınların katılması çok güçlü bir temaydı. Sonunda o bildirileri dağıttığında, onun yüzü değil tüm susturulmuş kadınların sesi yükseliyor gibiydi. Ana artık sadece bir anne değil, bir semboldü. Benim için kırılma ânı, hapishanedeki mahkeme sahnesinde Ana’nın oğlunun ve diğer devrimcilerin savunmalarını dinlerken gözyaşlarını tutamaması ama yine de dimdik durmasıydı. O ân bir şey oluyor içinde, artık tamamen geri dönülmez bir yola girdiğini hissediyorsun. Artık oğlunun inancı onun inancı olmuştu. Kalpten kabullenmişti davasını. Yani önce annelik içgüdüsüyle başlamıştı ama sonunda kendi vicdanı ve aklıyla yürümeye başladı. Bu yüzden Ana çok etkileyici bir karakter. Hatta bazı yönlerden Pavel'den bile daha etkileyici bir figüre dönüştü bence. Çünkü Pavel zaten başından beri bilinçli, eğitimli, idealleri olan bir gençti. Ama
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2020 18:28
Sürekli olarak okumayı ertelediğim, çevremde tamamını bitiren kimse olmadığı için anlatılmak istenene hakim olmamakla birlikte benim için hep bir merak konusu olmuştu. Bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap kesinlikle değil. Özellikle paralel düşünecelere sahip ve farklı düşüncelere açık değilseniz sadece okumuş olmak için okursunuz. Bu kitap gerçekleştirilmeye çalışılmak istenen Rus devrimini konu alıyor. Her şeyden bir haber yaşam mücadelesi veren köylülerin uyanışını hissettirerek anlatıyor. Pelage yıllarca hayvan gibi yaşamak zorunda bırakılmış, sürekli zulme uğramış bir kadın. Kocası öldükten sonra babasına özenen oğlu Pavel'in yeni kabusu olacağını düşünürken işlerin farklı bir rayda devam ettiğine şahit oluyor. Pavel sosyalist bir devrimci oluyor. Başta bu değişiklikten korkan pelage aslında bunun geç kalınan bir durum olduğunu yavaş yavaş idrak ediyor yaşına, cahilliğine yoksulluğuna aldırış etmeden devrim için çalışmalara katılıyor. Kendini kendine bile anlatmakta zorlanan bu kadın sosyalizmle tanıştıkça, devrimin büyüsüne kapıldıkça korkusuzca kendini ifade ettiğini ve insanları örgütleyebildiğini fark eder hale geliyor.Ve yine bu uğurda kendini ruhu satılmış jandarmaların ellerinde buluyor. Anlatılacak çok şey var çünkü insanların ihtiyacı olan şeyleri bir araya toplamış bir kitap. Herkesin okuyabilmesi için çok detayına girmiyorum. Sadece özellikle böyle bir dönemde herkes okumalı diyorum.
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
Beğendi
·
2019 75. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2019 12:04
İşçi Pavel'in annesi, ana Pelage aslında tüm işçilerin annesini temsil eder, her işçinin annesi gibi fedakar, merhametli bir o kadar da endişelidir. Hem evlatlarıyla gurur duyuyor hemde zarar gelmesinden korkuyor ama içinde bir yerlerde evlatlarına zarar gelse dahi bunun boş yere olmadığını onurlu bir savaş için olduğunu biliyor. Gorki bu eserinde 1905 devrimi öncesi Rusya'nın toplumsal yapısını ustalıkla anlatmış, kitap sade ve yalın bir dilde insanın aklına geleceğe yönelik düşünceler getirerek devam ediyor.Kitaptan çıkardığım en önemli konu insanları sevmeli ama çıkarlar için değil insan oldukları için sevmeli. Kin ve bencillik toplumu her zaman köleliğe ve karanlığa mahkûm bırakır. Aydınlığa ulaşmanın yolu ise koşulsuz sevmek, okumak ve herkesin okumasını bilgilenmesini sağlamak, bir mum binlerce mumu yakabilir...
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2025 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2025 07:23
Maksim Gorki’nin Ana adlı romanı, bireysel bir annenin hikâyesinden yola çıkarak toplumsal bir uyanışı anlatır. Pelageya başlangıçta korkak, cahil ve pasif bir kadındır; ancak oğlu Pavel’in devrimci mücadelesine tanık oldukça bilinçlenir ve işçi sınıfının haklarını savunan güçlü bir sese dönüşür. Roman, bireysel acıların toplumsal mücadeleye nasıl bağlanabileceğini gösterir. Sonunda anne, oğlunun davasını sahiplenerek onun bıraktığı yerden mücadeleyi sürdürür. Böylece eser, kişisel dramı aşan, halkın kurtuluşunu işaret eden umutlu ama aynı zamanda trajik bir finalle biter.
Duygu ve Düşünce
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
5/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
Kölelik ve feodalizm gibi gerici sömürücü düzenden bugün ki ilerici kapitalist düzene kadar varlığını koruyan sermayenin devletler eliyle insanlığı nasıl yok ettiğini, varlığını nasıl koruduğunu, bütün çıplaklığıyla oldukça yalın ve anlaşılır bir dille anlatmıştır Gorki. Anlamak için entel olmaya gerek yok körlüğü doğuştan olmayan ve beynine üvey evlat muamelesi yapmayan herkesin anlayabileceği bir dille yazılmıştır Ana eseri. Kapitalist bir devlette devletin bütün kurumları sistemi korumak için vardır. Çıkartılan yasalar, kanunlar, polisler, hakimler, savcılar aklınıza gelebilecek bütün kurumlar sadece bir tek şeyi korumak için yetkilerini kullanır o da ; sistemi. Ellerindeki sopayı ise bu düzeni anlayan, ifşa eden ve işçi sınıfını düzene karşı örgütleyen insanları sindirmek, yıldırmak ve susturmak için kullanırlar. İnsanlığı, zindanlar , sürgünler ,göz altılar ,baskılar ve işkenceler ile yıldırmaya çalışırlar. Aynı kurumlar halkın karşısında durup sermayenin bekçiliğini ve tetikçiliğini yaparlar. Vur derler vurur, işkence et derler eder, tutukla derler tutuklarlar. Halkın gözünde bu insanları itibarsızlaştırma içinse akıl almaz yalanlara ve iftiralara başvurmaktan çekinmezler. Olmadı katliam yapar, zulümleri millet üzerinde bir baskı aracına dönüştürebilecek bütün her yolu denerler. '' Dünya çapında katliamlar, evrensel yalanlar, tüm halkın sefihleştirilmesi, hayvanlaştırılması, işte budur sizin kültürünüz! Ve biz, bu kültüre düşmanız! '' Sonra Pavel ,Andre ,Mazin, Sandrin, Yegor gibi yiğitler çıkar .Yoksulun sesi ,ezilenin umudu, sömürülenin sloganı olurlar. Fabrikalara ve kırsala koşar bildiriler dağıtır halkın bilinçlenmesi için mücadeleyi başlatırlar. Fabrikada işçiye ,kırsalda köylüye haklarını anlatırlar. Bu bana hiç yabancı gelmedi, kırsal denilince aklıma
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2019 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2019 21:17
Yazarla tanıştığım kitaptır. Sosyalist devrimci yazar Gorki kitabında Rus devriminden önce ezilen halkın sorunlarıyla, Çarlık Rusyası ve burjuvaziye karşı birleşen yüreklerin mücadelesini anlatıyor.. Kitabın baş kahramanı Pelage, emekçi oğluna, onun direnişine ve mücadelesine elinden gelen desteği veren yürekli bir ANA'dır.Açıkçası yazarın devrim konusunda, baş karakteri kadın olarak belirlemesi,kadınları da toplumun en değerli emekçileri olarak gördüğünü düşündürdü bana ve çok hoşuma gitti bu incelik. Karakter betimlemeleri ve tasvirler fazlaca uzun gelebilir belki ama kitabın dünyasında duygu yoğunluğunu yaşatan da bu betimlemelerdir bence.. Tavsiyemdir efendim..Keyifli okumalar
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
Spoiler İçerir !
9/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2023 14:25
Ana İlk başta gözümü korkutsada severek okuduğum bir kitap oldu. Kitapta okuduğumuz dönem 1905 öncesinin işçi sınıfının bir portresi niteliğinde. Eser, fabrikada zor şartlar altında çalışan iscilerden biri olan Pavel'in ve arkadaşlarının Çarlık Rusya'sına karşı olan özgürlükçü fikirlerine ve devrimci hareketlerine ilk başta büyük bir korkuyla yaklaşsa da, sonradan onun ilkelerine sahip çıkarak devrim meşalesini taşıyan kadınlardan biri olan annesi Pelageya'nın hikayesi anlatılmaktadır. Ana (Pelageya); ben bu karakteri nasıl anlatayım size. Bu hayatta zaten en çok sömürülen, dövülen, ezilen, yorgun düşen anneler değilmidir? Tüm bunlara rağmen herkesten daha güçlü olan, çocukları için her şeyi göze alan, tüm insanlığa yetecek kadar sevgiyi yüreklerinde barındıranlar annelerimiz değil midir? Ana karakteri de bunlardan çok daha fazlasıdır işte. Annelerine aşık olanlar burada mı? Ben yazar sayesinde ikinci defa yaşadım bunu. O kadar güzel, o kadar doğal, o kadar gerçekçi bir karakter yaratmış ki yazar hayran olmamak elde değil. Ana'nın korkuları vardır. Oğlunun başına gelecekleri sezer. Ama yine de karşısında durmak yerine yanında durur hatta en büyük destekçisi olur oğlunun. Çünkü doğru olanı yaptığını bilir. Bu korkularını yenmesine yetmez çünkü anne olanlar daha iyi bilirler ki işin sonunda çocuğunun başı derde girecekse eğer doğru yol da olsa onu o yoldan döndürürler. Ama bizim karakterimiz gözyaşlarını içine döker. Oğluyla beraber bu davada yürümeye devam eder. Oğlunun bıraktığı yerden bayrağı alıp gururla taşımasını da bilir. İşte Ana'da sosyalist ve işçi sınıfının verdiği mücadeleyi ve halkı bu konularda bilinçlendirmeleri süreçlerini okuyoruz. Sürükleyici bir kitap ben elime her aldığım da bırakmak istemedim merak uyandıran bir olay örgüsü var. Sosyalist değilim vb
1000k
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2020 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2020 16:55
Bitirdiğime üzüldüğüm eserlerden birisi oldu Ana. Olayların işleyiş şekli, Ana'nın tutkusu beni gerçekten çok etkiledi. Ancak ne varki insan Kum Saati yayın evine ve kitabın çevirisini yapan beyefendiye bir kaç cümle kurası da gelmiyor değil.... Editör diye bir meslek grubundan haberiniz var mı cidden merak ediyorum. Rusya'da geçen bu hikayenin kahramanlarının dileklerinin ve niyetlerinin "Allah, Allahaısmarladık" şeklinde çevrilmesi gerçekten çok acı. Belli ki bu insanlar Hristiyan sayın çevirmen. Yapılan yazım yanlışlarının, çeviri hatalarının sinirimi bozması,bu kitabtan aldığım zevkin ve mutluluğun önüne geçemedi neyse ki. "Gerçeğin sırrına eren bir ruh, bir daha öldürülmez !"
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma
ANA /MAKSİM GORKİ
10/10
·472 syf.··
2023 43. kitabı
Günlerin Alışılmışkirli havası içinde ,Buhar güçüyle Çalışan fabrikaların keskin düdüğü ,işçi mahallelerinin üstünde dumanlı kirli havayı parçalarcasına çınladığında ,dinlenip de uygusunu alamamış yorgun insanlar ,gri renkli küçük kulübelerindrn,üstlerine ışık çevrilip ürkütülmüş hamamböçekleri gibi dışarı fırlayıp, soğuk ve alacakaranlık yollarda,prncerelerinden parlayan sarı bir ışıkla Şose yolu parlatan fabrikanın yüksek taş duvarına doğru yol alırlardı .istimin homurtusuyla birlikte diğer makinelerin boğuk gürültüsü mahalleye hakim olurkenbacaları asık suratlı kara görüntüsü birer sopa gibi mshallenin üzerinde egemenliğini kurardı . Yorgun ayakları,sürükleyerek Fabrikanın taş Duvarla çevrili geniş dörtgenine doğru,köyün kaldırımsız ,daracık yolundan yürürlerdi Fabrika ,Kayıtsız ,Sakin bu gelenleri kirli pencere dizeleriyle beklerdi .Vıcık Vıcık Çamur ve pislik ,yürüyenlerin Ayaklarına sıvanıp tuhaf sesler çıkarırdı .Sağdan Soldan ,kısık seslerin cığrışmaları duyulurdu ,Tuhaf sövüşmelerle karşılık veren sesler Bu sese Buharın ıslıkları karışırdı Fabrikanın baçaları kasıntılı bir güven duygusuyla kalın sütunlar benzeri yükselirdi köyün üstünde......
Roman
AnaMaksim Gorki · Kum Saati Yayınları · 200334,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.