Fantastik kurgu edebiyatı o kadar büyük bir deniz derya ki, okumakla bitmez. Yüzlerce yazar, belki binlerce kitap mevcut piyasada. Çok popüler kitaplar, yazarlar, dünyaca ünlü artık klasikleşmiş, okunmazsa olmaz bir çok kitap önce alınmayı, sonra ömür yeterse okunmayı bekliyor.
Yine piyasa kitaba, yeni yazarlara doydu bile denebilir. Birbirinin varyasyonu, tıpkısı, aynısı kitaplar yazılır, basılır oldu. Okumak mümkün değil. İçlerinden seçmek, elemek, alıp okumak da başka bir kriz. Bu kitaplar içerisinden eleme yapıp okumaya vakit ayırmak, okurken edebi bir lezzet almak, bazen de o eserlerden memnun kalıp kalmamak konusu da ayrı bir dert.
Yetişemiyoruz artık. Eh, hadi kendi adıma konuşayım. Yetişemiyorum, yetişemem. Çok çok fazla yazar, kalan ömrümü okuyarak geçirsem bitmeyecek binlerce sayfa. Belki artık seçim yapma, eleme ve kalan okuma günlerimi daha belli bir aralıkta değerlendirme zamanıdır.
Bu vesileyle, tabi ki fantastik kurgu edebiyatından vazgeçmeden, artık yapacağım okumaları sadece Türk yazarlardan yapmaya karar verdim. Bu kulvarda bile bir çok yazar, bir çok kitap var. Belki çoğuna yetişemeyecek, içlerinde okunmaya değer, çok kıymetli yazar ve kitaplara dahi vakit ayıramayacağım.
Türk yazarlar içerisinde bile, bilinen bilinmeyen, sevilen sevilmeyen bir çok yazar var. Dolayısıyla bu yorumları hiç dikkate almadan, kendimce belirli bir okuma planı çerçevesinde olabildiğince Türk fantastik kurgu edebiyatı okumayı planlıyorum.
Tabi elimde mevcut, hali hazırda okunmayı bekleyen bir çok seri ve kitap var. Bunları okuyup bitirirken, önümüzdeki yıl başı itibari ile her ay en az 1 kitap olmak üzere, Türk yazarların yazdığı kitaplara şans verip, eldeki kitaplar bittikten sonra da sadece Türk yazarların yazdığı eserleri satın alıp okuyacağım.
Böyle düşünmemin