Başarılı bir yatırım için geçmiş ekonomi ve piyasa döngülerini iyi analiz ederek doğru dersler çıkarmak gerekir. Geçmiş döngülerin davranışlarını analiz ettiğimizde,döngüleri ortaya çıkaran faktörleri kavradığımızda ve bir sonraki döngüyü öngörebilmek için tüm dikkatimizle odaklandığımızda, bu döngülerin yıllar içinde kendini tekrar eden kalıpları konusunda ustalaşır ve yatırımlarımızın getirilerini yükseltmek için döngülerin doğasından yararlanabiliriz. Biz insanlar kararlarımızı kolaylaştırmak, sağlayacağımız faydaları arttırmak ve acıdan kaçınmak için yinelenen kalıpları tanıma ve anlama kabiliyetimizi kullanabiliriz. Ekonomilerin, şirketlerin ve piyasaların işleyişi yinelenen kalıplara göre belirlenir. Bu kalıpların bazıları döngü olarak adlandırılır. Kalıplar yalnızca doğal olarak meydana gelen olaylar neticesinde çıkmaz;son derece önemli bir başka faktör insan psikolojisindeki iniş-çıkışlar ve bunların insan davranışları üzerindeki etkileri sonucunda da bazı kalıplar oluşur.Döngülere dikkat edersek,öne çıkmak mümkün. Geçmiş döngüleri incelersek,kökenlerini arayıp kavrarsak ve bir sonraki için uyanık kalırsak, karşımızdaki her yatırım ortamını anlamak için tekerleği yeniden icat etmemiz gerekmez.Ayrıca olaylar karşısında gafil avlanma riskimiz azalır.Bu yinelenen kalıplarda uzmanlaşarak yatırım performansımızı iyileştirebiliriz. Yatırımcının etrafta olup bitenlere ve bunların gelecekte piyasalara neler getirebileceğine bakarak doğru pozisyon alabilmeleri için her gelişmeyi azami dikkatle izlemeleri ve bu yüksek dikkat düzeyini her zaman korumaları gerekir. Olaylar,belli bir ortamdaki herkes için aynı şekilde gerçekleşir.Ancak dikkat etme,farkında olma,böylece de neler içerdiğini anlama potansiyali anlamında, herkes aynı düzeyde kulak kesilmez.
ẞir gün bilim, tohumdaki bütün programı okumayı başarabilir.. Ağacın ne tür dallara sahip olacağını, ne kadar yaşayacağını, başına neler geleceğini öğrenebilir. Çünkü bütün bunlar orada yazıyor; sadece biz okumayı bilmiyoruz. Olacak her şey potansiyel olarak şuan mevcut...
Hindistan'da, Punjab eyaletinde, eğer Punjap'tan geçiyorsanız asla birine "saat kaç?" diye sormayın. Çünkü eğer saat on ikiyse öyle bir dayak yersiniz ki, canlı kurtulmanız mucize olur. ẞunun çok felsefi bir nedeni vardır; ama felsefe aptalların eline geçtiği zaman işte böyle şeyler oluyor.
Sih dininin kurucusu Nanak, aydınlanma anlamına gelen 'samadhi'yi açıklarken bir örnek vermiş ve bunu saatin iki kolunun on ikide buluşması gibi olduğunu, ikinin bütünleşmesi gibi olduğunu söylemişti. Sadece bir örnek veriyordu. Samadhi anında varlığın ikililiğinin yok olduğunu ve tekliğe ulaşıldığını anlatmaya çalışıyordu. Aynı şey ölümde de oluyor.
O yüzden Punjap'ta saat on iki ölüm sembolü oldu.. Eğer herhangi bir Sardarji'ye 'saat kaç?' diye sorarsan ve saat on ikiyse, seni dövmeye başlar çünkü onunla alay ettiğin, ölmesi için beddua ettiğin anlamına gelir.
Çok şaşıracaksın ama bu binlerce insanda gözlemlediğim bir deneyim: Mutsuzlukla belirli bir dostluk ilişkisi geliştirdikleri için bu mutsuzluğa yapışıyorlar. Onunla o kadar uzun zamandır yaşıyor ki, ondan ayrılmak bir boşanmaya benziyor.