Seni anmak her günkü gök armağanımdır benim Ebedî şadırvansın gün içinde kalbimden..
Sayfa 26 - Diriliş yayınları 10.baskı
Şiir
Gök birdenbire kararmasa, güneş batarken hala orada olacaklardı. Fakat, Rüzgar apansız dindi ve nehirle göllerden yükselen yoğun bir sis, çamların tepelerine ve dağların zirvelerine kadar her tarafı Okyanus gibi örttü.
Sayfa 237·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
gök seferinde ne sen bana selam söyle ne de uzak dur benden
Sayfa 23·Kitabı okuyor
kuşlar gökyüzü dersini bitirmiştir gökyüzünü doldurmak için sıra bekler
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Cengiz Han.
"Gökte iki güneş ve bir kında iki kılıç olmadığı gibi bir hanlıkta da iki han olmaz. Gelin, benimle birleşin ve benim sağ elim olun!" diyerek, dokuz parçalı bir ak tuğ diktirdi. Kurultay sonunda, "cihan hükümdarı, göklerin oğlu, güçlü, mükemmel savaşçı ve deniz" anlamlarına gelen "Cengiz" unvanıyla kağan ilan edildi ve bütün bozkır kavimlerinin en büyük hükümdarı olarak, Karakurum'da tahta oturdu. Tırnaklarıyla kaza kaza, yuvarlandığı uçurumdan çıkmayı başarmış, zirveye kurulmuştu. Bundan sonra tüm cihanın adını duyacağı, bir imparatorun çağı başlıyordu artık. Cengiz çağı ... "Nasıl gökte bir tek Tanrı varsa, yeryüzünde de tek bir han olmalıdır:' diyen Cengiz, bundan sonra asıl büyük seferlerine başladı. Önce Doğu Türkistan'ı, 121 1'de Çin'in kuzeyini ve 1215'te de Pekin'i aldı. Daha sonra, İç Asya'nın batı ucunda kalan Harzemşahlara saldırarak Maveraünnehir, Harzem, Horasan, Kandehar ve Meltan'ı harap eden Cengiz Han, devamında Buhara, Semerkant, Belh ve Herat gibi büyük şehirleri de yerle bir ederek topraklarına toprak katmaya devam etti. Hakimiyet alanını, kuzeybatıya doğru genişleterek, Kıpçak Çölü'nü, Kafkasya'yı ve Rusya'nın güney kısmını zapt eden Cengiz, askerlerinin bir kısmını Anadolu'ya göndererek, imparatorluğunun sınırlarını, Çin denizinden Karadeniz'e kadar büyütmeyi başardı. Ele geçirdiği topraklar, insanlık tarihi boyunca, bir insanın fethetmiş olduğu, en geniş topraklar olarak kabul edildi. Öldüğünde, zapt etmiş olduğu topraklar, Büyük İskender'in fethettiği toprakların dört katı, Roma İmparatorluğu'nun zirvede olduğu dönemdeki toprakların iki katıydı.
Sayfa 186 - Yeditepe Yayınevi.
“Rüzgâr bir kaplan gibi hırçınlaştığında, fırtına yaklaşırken dağ kötücül bir keyifle titrediğinde kız kendisini huzurlu hissediyordu. Başını kurşun rengi gökyüzüne kaldırıyor, çimenlerin üzerinde dolaşan gerilimi içine çekiyordu. Nehir de zevkten gürüldüyor gibi geliyordu ona. Kız gök gürültüsünü ve yağmuru bekliyordu. Çünkü nihayet anlaşıldığını düşünüyordu.”
Alıntı