7/10
·520 syf.··
2026 12. kitabı
Japonya'da düzenlenen prestijli bir uluslararası piyano yarışması var. Dünyanın dört bir yanından gelen genç yetenekler üç hafta boyunca elene elene finale kalmaya çalışıyor. Ama Riku Onda bu yarışmayı bir "hırs ve entrika" savaşı olarak değil, müziğin insan ruhunu nasıl dönüştürdüğü üzerinden anlatıyor. Kitap dört temel karakterin etrafında dönüyor. Annesinin ölümünün ardından sahneyi terk eden dahi Aya, yarışmanın yaş sınırına dayanmış, çocuklu sıradan e adam olan Akashi, Juliard'da okuyan yakışıklı Masarı ve kitabın büyük gizemi Jin. Yarışmaya efsanevi bir piyanistin referans mektubuyla katılıyor ve tüm kuralları altüst ediyor. Klasik yarışma hikayelerinde karakterler birbirinin kuyusunu kazar, arkadan iş çevirir. Ama burada tam tersi bir durum var. Bu dört kişi birbirini kıskanmak yerine, birbirlerinin performanslarından ilham alıyorlar. Jin’in doğallığı Aya’yı özgürleştiriyor; Masaru’nun kusursuzluğu Akashi’yi sınırlarını zorlamaya itiyor. Kitap aslında bize şunu fısıldıyor: Gerçek sanat, başkalarını yenmek için değil, kendi içindeki en iyiye ulaşmak için yapılır. Kitabı bitirdiğinde insan evdeki piyanonun başına geçmek ya da hemen bir klasik müzik çalma listesi açmak istiyor. Karakterlr piyano çalarken sayfaları değil, notaları okuyorsun sanki. Debussy, Rachmaninoff veya Bartók çalınırken, müziğin yarattığı o gerilimi, coşkuyu, karakterlerin parmaklarındaki teri ve kalplerindeki ritmi resmen hissediyorsun. Ruhunu dinlendirmek, rekabetin bile ne kadar zarif olabileceğini görmek ve kelimelerin nasıl müziğe dönüştüğüne şahit olmak istiyorsanız, bu kitaba kesinlikle şans vermelisin.
Balarıları ve Uzaktaki Gök GürültüsüRiku Onda · Beyaz Baykuş Yayınları · 202441 okunma
OKUNMALI
10/10
·152 syf.··
2026 25. kitabı
#okudumbi̇tti̇ "Mümkünmüş demek...Yas tutabilir, ağlayabilirmiş şehirler de." "Eskiler 'Yetim ölür,yağmur yağar.Gök bile dayanamaz.'derdi, arkasından ağlayanı olmayana doğa ağlarmış." "Koca bir toplumsal yastı içinde kaybolduğumuz, yaralarımızdan tutunduk birbirimize." Merhaba kitap dostlarım.@inkilapkitabevi'nin yayımladığı, @av.zekeriyacetin hocam tarafından kaleme alınan çok duygu yüklü, samimiyet kokan bir eserle geldim.Zekeriya hocamdan daha önce 'Uzun Zaman Önce' isimli eseri okumuş çok sevmiştim.Bu eseri ile de gördüm ki hocam toplumsal sorunları her şeyin üstünde tutan,toplumcu bir yazar. Hepimizin kanayan yarası,yakın tarihimizin en büyük acısı 6 Şubat depreminden yola çıkarak yazmış eseri.Her ne kadar kurgu olsa da yaşananlar, hissedilenler aynı. Yazar, insanlık dramını sınırları aşarak anlatıyor, empati ile insanlığın birbirini daha iyi anlayacağı bir yaşamın altını çiziyor. 147 sayfalık eserde anlatıcı 6 Şubat depreminde Hatay'da yaşayan teyzesinin oğlu,çok sevdiği kuzeni Ferit'i bulmak için yola çıkar,zorlu bir İstanbul-Hatay yolculuğundan sonra enkaza ulaşır. Orada beklerken Ali adlı Iraklı bir mülteci ile tanışır. Ali'de enkaz altında kalan eşini ve kızını beklemekte, umudu yavaş yavaş sönmektedir.Anlatıcı Ali ile bir diyalog kurar ve Ali anlattıkça o kahrolur. İran, Van, İstanbul,Hatay arasında yaşadıkları akıl alır gibi değildir Ali'nin. Acının dili,dini,coğrafyası olmaz derler ya gerçekten öyle...Saddam dönemi baskıcı otoriteden kaçış,ailesinin gözleri önünde yok oluşu, yoksulluk, toplama kamplarında uğradığı şiddet, mülteci olarak yaşadıkları,tam her şey yoluna girdi derken meydana gelen deprem.. Kitapta deprem sonrası kimsesiz bırakılmış bir toplumun yaşadığı travmatik süreci olduğu kadar Ortadoğu'nun kimsesizliğini de görüyoruz. Bu kitabı gözyaşı
Kimsesizler CoğrafyasıZekeriya Çetin · İnkılap Kitabevi · 2026109 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·142 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 06:31
__Özkan Öze'nin okuduğum ilk kitabı değildi Büyük Karanlığın Sırrı. Fakat uzunca olmuştu çocuk kitabı okumayalı, özlemişim. Bu özlemi çocuğumuz için aldığımız bu seriyi öncesinde kendim okusam fikri ile dindirmiş oldum. Kitap öyle dolu doluydu ki bir çocuk kitabından bu kadar çok bilgi edinilebileceğini tahmin edemiyor bile insan. Gece gök neden karanlık? Güneş tam olarak nedir? Ay'ın üstündeki o oval çukurlar nasıl oluşmuş? Dünya'nın üstündeki koruyucu katmanlar ne işe yarar? Ozon tabakası delindi mi? Renkler nasıl meydana geldi? Neden diğer gezegenler değil de Dünya'dayız? Piknik yapmak için en uygun gezegen hangisi? Bulutlar pamuk mudur? Yağmur damlaları nasıl oluşur? Bu döngünün dengesi nereden peki? Rüzgarın da güzellikleri var, fark ettiniz mi? Evet, tüm bu sorulara yazar akıcı bir dille cevap verirken size epey bir şey de katıyor. Bu sorulara izahat vermeden önce konuyla ilgili bir ayete yer veriyor ve Kur'an'ın yüzyıllar önce bizlere anlattığı mucizevi gerçekleri çook uzun yıllar sonra insanoğlunun keşfettiğini(!) anlatıyor. Kur'an'ı Kerim'den ayetlerin bu şekilde izah edilmesi derin bir tefekkür duygusu da oluşturuyor. Kalemi daim olsun diye temenni de bulunuyoruz. Siz yazın çocuklarımız okusun biz okuyalım. Yeni nesil için büyük bir şanssınız Sevgili Özkan Öze #y:3774__
1000Kitap
Büyük Karanlığın SırrıÖzkan Öze · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2017353 okunma
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:28
Yazardan Kızıl Gerdan kitabını oxuyub bəyəndim. Nazlının həyatı çox maraqlı idi. Oxudum. Kitabı bəyəndim ancaq sanki çatışmayan nəsə var idi. Cütlük olaraq bu ikilini daha çox sevdim
Gök KuzgunPınar Salman · Pukka Yayınları · 202613 okunma
7/10
·224 syf.··
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:04
Haluk Bilginer’in Kral Lear’ını sahnede izlemiştim, çok etkilenmiştim. Şimdi de kitabını okuyunca ikisi birleşti. İlk ısırıkla başladı her şey. Kıyım o zaman başladı. Zaman geçti Ve Lear sordu: "En çok hanginiz seviyor bizi?" Ve Lear sordu Ve gök gürledi. "Sen her şeysin dediler bana. Yalan! Her şeysem niye üşüyorum?" Dedi. Ve aklı Kendi lanetiyle zehirlendi. Kral Lear, iktidarın vahşiliğini ve iktidarın kendisiyken mağduruna dönüşen insanı anlatır... Kitapta Shakespeare’in dili çok güçlü; Lear’ın gururu, kızlarının ihanetleri, fırtına sahnesindeki çaresizliği ve “çıplak insan” hâli ağır ağır işleniyor.Bilginer ise bu metni canlı bir acıya dönüştürüyor. Sesi, bakışları, deliliğe geçişi ve yaşlılığın kırılganlığıyla Lear’ı gerçekten hissedebiliyorsunuz. Özellikle fırtına sahnesinde kelimeler adeta içinden dökülüp geliyor.İkisini birleştirince kitap metnin derinliğini, oyun da duygusal şiddeti veriyor.
Edebiyat
Kral LearWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,4bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 109. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:18
Bertrand Russell Bilim ve Din adlı eserinde sadece ele aldığı 'din' bağlamı düşünüldüğünde hıristiyanlık ve doğu mistisizmiyle birlikte yer yer eleştirel yer yer de olumlu bir yargılama formu belirtmiştir. Bu bağlamda eser düşünüldüğünde 'bilim' denen kavramın deney, gözlem, düzen ve anlam gibi sac ayaklarının insanın hayat sekansına etkisi görümlenmiştir. Bertrand Russell'ın eserine bilim tarihi noktasında bakıldığında Nicolaus Copernicus, Isaac Newton Batlamyus gibi düşünürlerin sınırlarını çizmiş olduğu yer merkezli ve gök merkezli evren anlayışının noktaları hakkında bilgi de vermektedir. Özellikle antik dönem doğa filozofları ve orta çağdaki kant dahil rahip ve papaz görevinde olanların dahi akli ve kalbi ölçütlerinin çatışması da gözlemlenmektedir. Bundan dolayı kitabı salt bir şekilde din ve bilim çatışması ya da anlamlandırılması değil geçmiş-gelecek arasında akli, kültürel, mitolojik, ritüellistik ve tarih bağlamında eleştirel bir kolerasyon da kurmuştur. Bu kolerasyonun ışığında insan aklının ve ruhunun çatışma-uysallaşma noktlarının izlerkleri de görülebilmektedir. Sonuç olarak eser bize geçmişin izlerini geleceğin resimlerinde görebilme anlatısı sunmaktadır. Yani köksel bir ilerlemeden bahsedebilmekteyiz. Ve inanç harmonisi bu köksel perspektifte 'dinin' kayganlığıyla birlikte sertliğinin de anlaşılması istenmektedir. Çünkü anlamdan ve manadan kopuk her şey 'yok' olmaya mahkum olamayacak kadar karşılıksız kalacaktır.
Bilim ve DinBertrand Russell · Varlık Yayınları · 1972617 okunma