Hemen incelememin başında söylüyorum okuyun, okutturun. Kitap bitti ve hâlâ kalbim güm güm atıyor. Son sayfalarda o kadar heyecanlı bir hâle geldi ki elimden bırakamadım.
Yörünge, yalnızca bir bilim kurgu değil; aynı zamanda insan psikolojisini, hayatta kalma içgüdüsünü ve korkunun insanı nasıl dönüştürdüğünü anlatan oldukça sürükleyici bir roman diyebilirim. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda geçen olaylar, uzayın sınırsız gibi görünen ama aslında ne kadar daraltıcı ve tehditkâr bir ortam olduğunu bizlere gösteriyor. Karakterler, bir yandan fiziksel tehlikelerle mücadele ederken diğer yandan yalnızlık, panik ve belirsizlikle yüzleşmek zorunda kalıyor. Ki bu kısımları okumak ayrı etkileyiciydi çünkü bizzat sen o mekiğin içindeymiş gibi hissediyorsun.
Bence kitabın kendisini okutturmasının asıl sebebi gerilimin yavaş yavaş artması. Başlarda kontrollü ilerleyen olaylar, ilerleyen sayfalarda yerini sizi soluksuz bırakan bir hâle getiriyor.
Aynı zamanda romanda yer alan tıbbi ve ameliyat sahneleri de oldukça tüyler ürpertici. Tess Gerritsen, bu sahneleri son derece gerçekçi ve ayrıntılı bir biçimde aktararak okuru olayın tam içine çekiyor. Zaten doktor olduğunu biliyordum ama o sahneleri okuyucuyu sıkmadan hatta ilgisini çekecek şekilde anlatmak bile büyük bir meziyet. Anlatımın bu kadar canlı olması, bazı bölümlerde okurken tüylerimin diken diken olmasına neden oldu. Bu sahneler sadece gerilim yaratmakla kalmadı aynı zamanda karakterlerin içinde bulunduğu çaresizliği ve zamanla yarışma hissini de daha güçlü bir şekilde hissettirdi.
Uzun zamandır kendimi olayların tam merkezinde hissettiğim bir roman okumamıştım ve bu kitap bana ilaç gibi geldi. Sayfalar bitti ama üzerimde bıraktığı gerilim ve huzursuzluk hâlâ geçmedi. Yörünge, kapattıktan sonra bile insanın aklından