gökçe

gökçe
@goklerdence
11 Kasım
35 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
"derin duygular, söylediklerinden daha fazla anlam taşır"
6/10
·48 syf.··
2023 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2023 00:00
Affınıza sığınarak önce ufak bir açıklama yapmak istiyorum. Gerçekten uzun zamandır inceleme yazmak ve okuma yapmak için ayırdığım süre çok azaldı. 2022'de kendime okuma açısından yaptığım yatırım ne yazık ki verimsiz ve yetersizdi, dolayısıyla bu süre zarfından sonra tekrar eski okur benliğimi fazlasıyla özlediğimi fark ettim umuyorum ki bu yıl benim için çok daha dolu olsun. Senemin ilk incelemesi olacağı ve sanırım dergi incelemeleri yazarken kendimi çok daha serbest hissettiğimden bunu da eklemek istedim. BAVUL Dergiyle ilk karşılaşmam bir süpermarketin "dergi-gazete bölümünde" şans eseri gerçekleşti. Takip ettiğim dergilerin bu ayki sayılarını incelemek için o bölümdeydim ve bir anda gözüme "Albert Camus" portresi ilişti. Galiba vermemem gereken düzeyde bir tepki verip "baba şuna bak Albert Camus'nun sayısı" deyip dergiyi havada sallamıştım. Tepkimden sonra yaptığım ilk şey de alışveriş sepeti ve babama doğru ilerleyip "almam gerekiyor bunu" demekti. Gerçekten benim için yeri çok ayrı olan yazarlardan, sanki o saniye içinde dergiyi almazsam dünyadaki "Albert Camus" hakkında yazılmış tek(!) yazı uçup gidecekti. Aslına bakarsanız dergi incelemelerimde önce içerikten bahsetmeyi daha sonrasında bu içerik grupları hakkında tek tek fikirlerimi belirtmeyi tercih ederim ama ne yazık ki bavulun bahsedebileceğim çok ta bir içeriği yoktu o yüzden önce bu ufak çaplı tanışma maceramı anlatmak istedim. Yoğunlukla gündem ve düşünce yazıları içeren araya "Albert Camus dosyası", 3 5 tane şiir ve kısa-fazlasıyla kısa- hikayeler sıkıştırılmış bir derlemeydi. En büyük problem o kadar yüksek bir beklentiyle okumaya başladım ki, beklentimin parçalanması çok ta uzun sürmedi, açıkçası daha üçüncü başlıkta işlerin istediğim gibi gitmeyeceğini anladım. Üzerinde durulan konular,
Kitap Yorumu
Bavul Dergisi - Sayı 88 (Ocak 2023)Bavul Dergisi · Birgün Medya · 202348 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
nasıl bir anda romcom oldu?
6/10
·400 syf.··
2022 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2022 15:30
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, seri devam kitabı olduğu için yorumum; içerisinde ufak tefek spoiler barındırabilir. Ayrıca serinin ikinci kitabı olmasından kaynaklı, olaylar ilk kitapta kaldığı yerden devam ediyordu. Dolayısıyla konusuna değinmem mantıklı bir durum olmayacak bu yüzden direkt yorumuma geçiyorum. ASİ ÇAKILTAŞI II. PERDE Bir gün beklentilerim ve booktok-bookstagram kültüründen dolayı hayal kırıklıklarımın parçaları etrafıma dağılacak ve ben o parçalarının içinde hareket dahi edemeyeceğim büyük ihtimalle. "I. Perde" den sonra "Asi Çakıltaşı" sersinin, beklentilerimi gerçekten karşılayacağına inanmıştım, gerek "Binnur"un dili gerekse sosyal mecralarda gördüğüm ileriki kitaplarda karşıma çıkacak alıntı ve yorumlardan sonra serinin "yenilenmiş basımlarını" toplu almamın beni pişman etmeyeceğine emindim. Yenilenmiş baskıdan kastım ne peki? Yazarın yaptığı açıklamaya göre; 17 yaşında reşit olmayan bir karakter üzerinden yazdığı için aldığı tepkiler ve eklemek istediği sahneler olunca seriyi yenileyip satışa sunmak istediğini açıkladı. Yeni basımlarda ana karakter kızımızın yaşı 19a yükseltilip farklı sahneler(!) eklendi. Bu yaşı yükseltme olayı mantıklı bir tercih miydi? diye sorarsanız bana göre hiç fark etmezdi ta ki bu kitaba kadar. Bir şeylerin sonradan değiştirildiği aslında sahnenin öyle kurgulanmadığı yaş değişince olayın işleyişinin de değiştirilmek zorunda kalındığı bariz bir şekilde ortadaydı. İlk kitapta bana göre bu durumun sırıttığı hiçbir yer yoktu her şey "cuk oturuyordu" ama ne yazık ki aynı şeyleri II. Perde için söyleyemeyeceğim, bu da acaba eski baskıları mı alsaydım dedirtti. Şimdi baskı muhabbetini bir köşeye bırakıp diğer kitaplarda tekrarlanmayacağını umut ediyorum. "Binnur" -genç kurgu- diye adlandırdığımız mecrada yazım
Kitap Yorumu
Asi Çakıltaşı - 2. PerdeBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 0844 okunma
sen de mi nihilist oldun?
7/10
·269 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2022 00:10
BABALAR VE OĞULLAR Öncelikle ufak bir şekilde kitabın içeriği ve konusuna değinip daha sonrasında hemen yorumuma geçeceğim. "Turgenyev" bize eserinde tam olarak "babalar ve oğullar"ı anlatıyor. Birbirine uzak olan iki neslin düşüncelerinin şekilleniş ve işleyiş biçimlerini görmemizi istemiş yazar. Kimsenin ağzından düşmeyen -o- "yeni nesil, eski nesil; hangisi daha iyi nesil?" kavramının cevabını bulabiliriz belki. "Turgenyev"den okuduğum ilk eser "Babalar Ve Oğullar" oldu. Açıkçası "Rus Edebiyatı" deyince zihnimde; uzun uzun betimlemeler, sayfalarca süren iç çatışmalar ve daha niceleri canlanıyor. "Babalar Ve Oğullar"a da kendimi -bu- okumaya hazırlayacak biçimce başladım, ancak "Turgenyev" oradan bana "sen beni o klasik Ruslardan mı zannettin?" bakışı attı. Gerçekten de değlmiş.. Kitapta ne o betimlemeler ne de bahsettiklerim var, bilmiyorum bu durum okuduğum baskıdan kaynaklı bir durum mu? -ne yazık ki elimdeki baskı 1900lerden- çeviri konusunda eksikler olduğunu çok net bir şekilde hissedebildim hatta eserin orijinalinde olan cümle ve paragraflar edebi açıdan zor gelince çevirmen tarafından aktarılmamış bile olabilir; çünkü hala "bu dil gerçekten bir "Rus"a mı aitti?" diyorum. Okumam bu sebeplerden kolay geçti, tek sorunum yazıldığı dönemin siyasetindeki kişi ve mekanları internet üzerinden arattığımda istediğim kadar detaylı bir sonuca ulaşamadım dolayısıyla acaba hayali unsurlar var mı diye de düşünmeden edemedim. Kitaptaki karakter kadrosunun çeşitliliği hoşuma gitti, her "nesil"den karakter görmek ve bu "nesil"lerin de kendi aralarında ufak karşılaştırmalarla okuyucuya aktarılması bence başarılıydı keza gençliğin her geçen gün bağlılıklarından uzaklaşması, yazarın kendi tabiriyle "özgürlüğüne düşkünlüğü" kavramları da aynı şekilde güzeldi.
Kitap Yorumu
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Boyut Yayın Grubu · 055,8bin okunma
turnam başım darda benim
8/10
·106 syf.··
Beğendi
·
2022 18. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2022 02:10
MUHİT İlk olarak derginin içeriği ve işleyişinden biraz bahsetmek istiyorum. "Muhit" edebiyat ve fikir temelli, genellikle "din-tasavvuf" konuları üzerinde duran; aylık olarak yayımlanan bir edebiyat dergisi. İçerisinde yoğunlukla fikir yazıları, şiirler, söyleşi ve dosya barındırıyor. Eğer "dosya" nedir? diyorsanız #164114620 incelememde detaylı bir şekilde anlattım, oraya göz atabilirsiniz. Bu dergideki "dosya" konumuz ise "kuşlar".. Dosya kısmı dergimizin son sayfalarında yer alıyor ben de bu yüzden incelememin sonunda yer vermek istiyorum. "Muhit" şiirleri ile başlıyor, yorumuma da şiirler ile başlayayım. Şiir konusunda biraz sıkıntılı bir okurum gerçekten zor beğenirim, haliyle de şiirlerini okuduğum şair sayısı bir elin parmağını geçmez. Dergideki şiirler de beni mutlu etmedi açıkçası, fazla kelime ve akıl almaz devrik cümlelerle iyi şiirler ortaya çıkmaz bana göre. Ne yazık ki dergideki şairlerimiz de benim aksi görüşümde anlaşılan.. Mehmet Tepe'nin kaleme aldığı "Muhammed Salah'a İlk Dize" dışındaki 12 şiir de fazla kasıntıydı bana göre, bu durumda beğendiğim tek şiir de "o" oluyor. Dergide bulunan tek öykü -dosya dışında kalan- "Korkarım yâr gelmeye" ortalamanın üstü, güzel ve beklenmedikti. Derginin neredeyse yarısını kaplayan "fikir yazıları" olarak adlandırabileceğim bölüm ise ağır konuları içeren ama çok kaliteli olduğuna inandığım bir kısımdı; özellikle "Neden bazı saatler alaturka vakitlere ayarlı" çok başarılıydı. Genel olarak bu bölümde alıntılayabileceğiniz birçok paragraf vardı, benim için okuması verimli bir süreçti. Söyleşi ise "Melek Arslanbenzer" ile yapılmıştı. Ne yazık ki daha önce duymadığım bir isimdi. Kişiliği ve şair profili hakkında bilgiler edinebileceğim kadar kısa ve öz bir parçaydı. Gelelim
Kitap Yorumu
Muhit - Sayı 28 (Nisan 2022)Muhit Dergi · Turkuvaz Yayıncılık · 202292 okunma
siyah mı çakıltaşları?
8/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2022 18:02
ASİ ÇAKILTAŞI I. PERDE Genellikle yorumuma başlamadan önce ufak bir şekilde konusuna değinip daha sonrasında yorumuma geçerim ama bu kitabın arka kapak yazısının genel konunun kavranması açısından çok yeterli olduğunu düşünüyorum, bu yüzden eğer konu hakkında bilgi edinmek istiyorsanız arka kapağa göz atabilirsiniz. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki ilk defa "Binnur Şafak Nigiz"in bir eserini okudum. Yazar hakkında, gerek "booktok" gerekse "bookstagram" olarak adlandırdığımız sosyal mecralarda çokça şey duydum. "Binnur okurları" genel olarak ikiye ayrılıyor; nefret edenler ve gerçekten sevenler, sebebini şuan o kadar iyi anlıyorum ki. Bence bu tamamen yazarın kaleminden kaynaklanıyor. "Binnur" dili gerçekten "ağdalı" diyebileceğimiz yazarlardan. Kitapta birçok paragraf betimleme ve benzetmelerden geçilmiyor, bu durum da haliyle okurları betimleme sevenler ve sevmeyenler olarak ikiye bölünce böyle bir sonuç ortaya çıkıyor. Ben bu okurlar arasında "betimleme okumayı sevenler hatta okumaya bayılanlar" kategorisine girdiğim için yazarın kalemini gerçekten çok beğendim ama şunu da söylemem gerekiyor göze batacak cinsten tekrarlar vardı. İlk sayfalarda olan "kademsiz gözler" benzetmesini ve daha nicelerini onlarca kez okudum, bu durum benim çokta takıldığım bir şey değil ama yine de belirtmem gerektiğini düşünüyorum. Diğer bir sorun diyebileceğim kısım ise gerçekten bir çok wattpad klişesini içerisinde barındırıyor; asansörde kalmalar, fermuar indirmeler, haddini aşan tesadüfler.. Kitapta çok sevdiğim bir durum var; olaylar "Fethiye"de geçiyor, yazarlar genel olarak akla ilk gelen büyük şehirlerde yazar bütün karakterlerini, olaylarını. Fethiye'nin hiç dinmeyen yağmurunu ve farklı farklı mekanlarını okumak benim için çok zevkliydi. Keza karakterler de çok iyi
Kitap Yorumu
Asi Çakıltaşı - 1. PerdeBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20221,048 okunma