Hanımların bir süre duraksayıp kararsız kalmalarının ardından, o saatte mahallenin öğrencileri ve yosmalarıyla çoktan dolmuş olan Cafe Darcourt'da karar kılındı ve dışarıya, ardına kadar açık aydınlık pencerelerin önüne, sokaktan geçenlerin arasında kaldırıma atılmış olan birkaç küçük mermer masaya yerleştiler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Genç şair prensese dedi ki: "Sizi seviyorum. " Prenses de ona, "Ben de sizi seviyorum, çocuğum, " diye cevap verdi. "Ama ben sizin çocuğun uz değilim. Ben bir erkeğim ve sizi seviyorum. " Prenses "Ben, " dedi, "kendileri de erkek ve kız evlat sahipleri olan oğulların ve kızların annesiyim; oğullarırnın oğullarından biri de sizden daha büyüktür. " Genç şair bir kez daha, "Ama ben sizi seviyorum, " dedi. Bir zaman sonra, prenses öldü. Ama son soluğu yeryüzünün büyük soluğuna karışmadan önce vicdanı şöyle diyordu: "Sevgilim, biricik oğlum, genç şairim. Bir gün belki yeniden karşılaşırız, ama o zaman yetmiş yaşında olmayacağım. "