Gökşen Bozkoyunlu

Gökşen Bozkoyunlu
Instagram: instagram.com/goksenb İletişim Uzmanı - Eğitmen- Editör - Hikâye Anlatıcısı
İletişim Uzmanı, Eğitmen, Editör, Hikâye Anlatıcısı
4 Ocak
259 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Buzdağının görünen yüzü ile görünmeyen yüzünü birarada veren fotoğraf kareleri geldi aklıma. Tek yönlü bakış, anlatışın yarattığı sığlıktan âzâde alabildiğine özgür ve nü olan bir fotoğraf karesi. İhtişamlı tarafını da görebildiğimiz, karanlık yanıyla da yüzleştiğimiz o müthiş kare. Kalemi de bu ihtişamla oynatmak, bu topraklarda yetişmiş insanların cesaret etmekte zorlandığı, bana sorarsanız bilinçaltında "öğretilmiş" bir mantalite. İsmet Özel bir kitabında: Şiirin özgürlüğe ihtiyacı yok ama özgürlüğün şiire ihtiyacı var, der. Başımızı kaldırıp ufuk çizgisine baktığımızda gördüğümüz o çizginin altı, üstünden ötürü varsa, hikâyeler; kötü karakterleri de, anlatmaktan imtina ile çekinilen her ne konu varsa topyekün içermeli. İşte o zaman tamam olmuyor mu bir kurmaca, tıpkı hayat gibi?
Duygu/Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1 kitap oyun oynayarak 3 fidan dikmeye sen de var mısın?
Askıda Kitap oyunu başladı. Biz her cumartesi saat 10’da bir oyun oynayıp doğaya 3 fidan kazandırıyoruz. Doğadan aldığımızı doğaya geri veriyoruz. Paylaştıkça çoğalacak kocaman bir orman yaratmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Katılmak isteyenler instagram sayfamdaki Askıda Kitap oyununun 1.bölümünü izleyebilir, oyunun içeriğine dair bilgileri bulabilirler. Doğada ve kitaplarda kalın.
Ne demişti Şivekar, “Yarası olana sabahlar tuzlu gelir.” Güneş Özümü Alıyor, Mustafa Tan. Mustafa Tan Güneş Özümü Alıyor
Yeni yaşı karşılarken…
İnsanı diri tutanın ‘içindeki kavgası’ olduğuna inanırım. Kendimize ‘kim olmayı istediğimizi’ sormaktan vazgeçtiğimiz gün vedalaşıyoruz hayatla aslında. Pierre Franckh gibi ben de vazgeçmedim hiç bir zaman bu soruyu kendime sormaktan. Vazgeçmedim çünkü, olmak ve yaşamak istediğim her ne varsa hep bu soru sayesinde vücut buldu bende. Sanırım yaşam enerjimi tam da bu sebeple koruyabiliyor ve besleyebiliyorum daima. Günahlarım ve sevaplarımla 48’nci yılıma girerken geride bıraktığım 47 yılda bana eşlik eden her duyguya, her canlıya, çoğumuzun cansız olduğunu sandığı ve fakat benim için yaşamın gizli öznesi olan her tür nesneye şükranlarımı sunuyorum. Kalemime, mürekkebime ve şimdinin klavyesine. Hepi topu 29 harfin etrafında örülen her nev’i düşünceye. Hepimiz kendi hakîkatimizi taşıyoruz sırtımızda. Elbette çok da hata yaptım herkes gibi ben de. ‘Ölenin vakti çok olur, zaman diriyken kıymetli,” diyordu bir dizi repliği. Saat hâlâ dönüyorsa benim için, yapılacak daha çokça da şey var demektir. Yıllar, hiç bir günün yeni bir şey öğrenmeden geçip gitmemesi gerektiğini öğretiyor insana. Yıllar, siz arayıp sormadığınız zaman sizi arayıp sormayan insanları bir bahar temizliği ile silip süpürmeyi öğretiyor insana. Yıllar, hayatta haddini aşan her ne varsa karşılığınıı içkin bir suskunlukta bildirmeyi öğretiyor insana. Beni ben yapan her şeye ve herkese şükranlarımla 04/01/2025 — Serimlerle başlar hayat da hikâye de Bir gülistana açılan kapıdan Güllük gülistanlık başlangıçlar Adım alınır eşikten Meraklı bir endamla yürür insan Koktukça zarafet buram buram Ve sevda al yanaklı Sarhoşluğunda sınanır cüreti Bir tutuş, bir dokunuşun acısıyla Atılmaya başlar o ilk düğüm Dar bir patikada atılır ikincisi Ve üçüncüsü bir limanda Meraklı endam, yerini ürkek bir bedene bırakır Nice puslu
Duygu/Düşünce
Ursula K. Le Guin bakın ne diyor:
“Bir nesil bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin mutluluk olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil, cahil olduklarını bile bilmeyecek; çünkü bilginin ne olduğunu bilemeyecek.” Sizde de bir çağrışım yapıyor mu?
Duygu/Düşünce