Gökşen Bozkoyunlu

Gökşen Bozkoyunlu
Instagram: instagram.com/goksenb İletişim Uzmanı - Eğitmen- Editör - Hikâye Anlatıcısı
İletişim Uzmanı, Eğitmen, Editör, Hikâye Anlatıcısı
4 Ocak
259 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Calvino'nun "Kendi" Klasikleri ve Açtığı Ufuk
9/10
·292 syf.··
2025 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 10:58
Italo Calvino'ya Bakış Italo Calvino kendisiyle yapılmış bir röportajda şöyle der, " Her metnin kendi öyküsü, kendi yöntemi vardır(...)“kalıtımsal” bir kütüphane kurmak demek hızla çocuklukta okunan kitaplara uzanmak demektir: Bana kalırsa, her liste benim her zaman bir anlatı örneği olarak gördüğüm Pinokyo’yla başlamalıdır..." Beyin kanaması sonucu 1985'te İtalya'da yaşamını kaybeden yazar, hem İtalyan hem de dünya edebiyatının önemli isimlerden biriydi. Pek çok edebiyat ödülü kazandı. 1950’lerde fantezi ve alegoriye yöneldi. İkiye Bölünen Vikont, Ağaca Tüneyen Baron ve Varolmayan Şövalye anlatılarıyla dünya çapında adını duyurur. "Bilmediğim şeyleri öğrenmek için yazıyorum," der bir başka röportajında Calvino. Ona göre; “Yazar bir başına var olmaz. Ancak yazdığı yazılarla vardır. Onları çıkardığınızda geriye sıradan bir insan kalır.” (24 Kasım, 1967) Calvino’nun yazdıkları bugün hâlâ dünyanın her yerinde okunmaya değer görülüyor. Onun eserlerinde kentleri görürüz. iyi bir okurdur Calvino, her ne kadar yazmaya başladığı sıralarda henüz daha çok bir şey okumamış olduğunu açık yüreklilikle ifade etse de. Klasikleri Niçin Okumalı? Eğilim olarak her tür kitabı okumayı seven Calvino, kitaba adını veren bölümle başlıyor yazılarına: "Klasikleri Niçin Okumalı? 14 maddeden oluşan "niçin" lerini anlatıyor okura. "Bir klasiği her yeniden okuma, ilk okuma gibi bir keşif okumasıdır," diyor ve devam ediyor, "Bir klasiği her ilk okuma aslında bir yeniden okumadır." Bu şekilde devam eden perspektif sunan bir liste paylaşıyor okurla. Devam bölümlerde ise Calvino'nun "kendi" klasikleri ile buluşuyoruz. Yaşamının farklı dönemlerinde onun için önemli olmuş yazarlar, şairler ve onların eserleri üzerine deneme yazılarından oluşan 38 bölümde
Klasikleri Niçin Okumalı?Italo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 2020309 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 10:25
İncelemelerimi bir vakittir daha önce yazılmış incelemeleri okumadan yazmıyorum bu platformda. Zira hikâyeyi -eğer kurmaca ise- olduğu gibi anlatmak -ki bu mümkün değil- kimi okurlar için eğlenceli bir okuma olabilir,fakat fikir edinmek isteyen kimi okurlar için bu durumun “maruz kalmak” anlamına geldiğini düşünüyorum bir zamandır. Elbette ne okusam mantığı ile incelemelere göz atanların bir kısmının -her ne kadar subjektif bakış açısıyla yazılmış olsalar da- şu duyguyu yaşadığı aşikar: “Eee anlattı işte hepsini!” Tam da bu sebeple, okurların hayal kırıklığı yaşayabileceği duygusuyla söylüyorum bunları. İncelemeleri yazanların bir kısmının her ne kadar spoiler olduğunu belirtme hassasiyeti olsa da ne yazık ki öyle olmayanların varlığının kabulüyle bu platformadayız. Ben bu konudaki önlemimi eseri okumadan önce incelemeyi okumama prensibiyle alıyorum. Kaldı ki böyle yapmak bana, benimle, benden önce okuyanlar arasındaki düşünme yöntemi farklarımızı net olarak gösteriyor. Zaman zaman ufkumu açan görüşler yakalıyor, mutlu oluyorum. Bunları paylaşmak istedim çünkü şahsi olarak inceleme başlığı altında eseri anlatmamayı, başka bir yerden yaklaşmayı tercih ediyorum. Bu bazen, o hikâyenin oluşturulma sürecine dair edindiğim bildiğim bir anektod, bazen yüreğime dokunan bir alıntısı ve düşündürdükleri, bazen yazara ilişkin detay bir bilgi, bazen de esere editoryal gözle bakış şeklinde tezahür ediyor bende. Türü ve konusunu bir cümle ile ifade etmekte sakınca görmüyorum elbette. Gelelim Kral Oidipus’a; Anlatım perspektifi üzerine bir bakış: Doğrusal anlatı kavramı, Batı anlatısı temelini ören ilk tuğla diyebiliriz. Özetle bu teknikte hikâye ileri doğru akıyormuş gibi görünür ancak amaç geçmişteki bir sırrı açığa çıkarmaktır. Baktığımız şimdi’ye nasıl gelindiğini geriye
Kral OidipusSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,3bin okunma
Hafıza Sarayı Tekniğini pekiştirebileceğiniz bir kaynak
5/10
·192 syf.··
2025 11. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 19:13
“Hafızamızı güçlendirmek, öğrendiğimiz bilgileri uzun süreli hafızamıza almak için ne yapabiliriz?” sorusuna yanıt veren pek çok kitap var. Hafıza Sarayı Ustası bunlardan biri ancak öncelikli tercih olmamalı mı ? çok da emin değilim. Basit tekniklerden başlayarak daha kompleks olan hafıza sarayı tekniğini anlatıyor. Anlattığı her bir teknik için egzersiz çalışmaları verilmiş. Bununla birlikte eğer “hafıza” konusu özel ilgi alanınıza giriyorsa hafıza teknikleri eğitimi almış biri olarak bu kitabın, teknikleri öğrenmeniz açısından yetersiz kalacağı görüşündeyim. Tony Buzan’ın eserleri bu anlamda başvurulacak temel kaynakların başında gelir. Zira Dünya Hafıza Şampiyonu olmasının yanısıra sahip olduğu bilgiyi anlatma becerisi de oldukça kuvvetli bir yazar Buzan. Peki bu kitap bana ne sağlar? diye soracak olursanız da cevabım, “Artı değer olarak tekniklerin geliştirilmesi için size üzerinde çalışabileceğiniz 70’den fazla egzersiz sunuyor,” olur. Temeli, tekniği öğrenmek için değil ancak egzersizlerinden faydalanmak için yan kaynak olarak elinizin altında bulundurabilirsiniz. Anlatım dilinde cümlelerin uzunluğu ve üstün körü tanımlamalar, dil açısından da hatası bol bu kitabın ne yazık ki çok itina gösterilmemiş bir çalışmanın ürünü olduğu algısı yarattı bende. Sadece tekniklere yönelik bir egzersiz kitabı olarak iddia sunsaydı, yerinde olurdu. Niyetlenenler için şimdiden iyi okumalar diliyorum. Hafıza Sarayı Ustası Gareth Moore
Hafıza Sarayı UstasıGareth Moore · Maya Kitap · 20236 okunma
Kontrol Listesi’nin önemi
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2025 09:09
“Times dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 insanı arasında gösterilen Atul Gawande, daha iyisini yapabileceğimizi düşünüyor ve çözüm olarak bize olabilecek en mütevazı yolu sunuyor: Kontrol Listesi” Böyle tanıtılıyor arka kapak tanıtım yazısında, Checklist Manifesto - İşini Doğru Yapmanın Basit Bilimi. Gawande, yazar kimliğinin yanısıra endokrin cerrahı. Dokuz bölüme ayrılmış kitabın türü, kişisel ve kurumsal gelişim kitabı. 194 sayfalık eser, hangi sektörde olursak olalım hepimizin gerekli uzman bilgisi ve deneyimi olsa dahi öngöremediğimiz yahut ana konu etrafında çokça yoğunlaştığımız için es geçtiğimiz zaman zaman basit, zor ve hatta karmaşık sorunların çözümlerine dair kontrol listesi hazırlamanın ve uygulamanın en kritik hataları önleyebileceğine dair ispatlarını gerçek hikâyelerle anlatıyor. Uygulamanın hangi hastaları nasıl kurtardığına ve hastanelerdeki sorunları ciddi oranlarda çözdüğüne dair gerçek vaka örnekleri sunuyor. Kontrol listesinin diğer pek çok çalışma alanında olduğu gibi tıp alanında da yarattığı olumlu etkiyi gözler önüne seriyor. Havacılık, inşaat, finans ve aşçılık sektöründen net ve gerçek örnekleri gözler önüne sererken beri yandan yaşanmış birkaç felaketin ardından o olaylar vuku bulmadan yahut esnasında kontrol listeleri üzerinden ilerlenseydi, ortaya çıkan maddi ve insanî kayıpları önleme ya da daha az hasarla atlatmanın ne kadar da mümkün olabileceğini gösteriyor okura. Bilgiyle bu kadar yoğrulduğumuz günümüzde neden hâlâ başarısızlıklarla boğuşuyoruz? diye soruyor yazar. Önüne geçilebilir başarısızlıklarla sık karşılaşıyor ve tekrarlıyoruz. O halde başarısızlıkların üstesinden gelmenin başka bir yolu, stratejisi var. İnsan hatasını olabildiğince bertaraf etmenin yolu kontrol listesi diyor bu kitap.
1000Kitap
Checklist ManifestoAtul Gawande · Domingo Yayınevi · 2011411 okunma
Enfes bir “Hamlet” yeniden yazımı: Fındık Kabuğu
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2025 18:47
Yazar Ian McEwan 2014 yılında kendisiyle yapılan bir röportajda “Edebiyat bize gerçekten sürükleyici kurmaca kişiler ne zaman vermeye başladı?” sorusuna şu yanıtı verir: “Ben Hamlet’e uzanmak gerektiğini söyleyeceğim.” McEwan’ın bu röportajdan üç yıl sonra okurla buluşturduğu Fındık Kabuğu romanı, onun Hamlet’e uzanmanın ötesine geçip Hamlet’i elinden tutup günümüze getirip okurla buluşturduğu eser olmuş. Bir Hamlet "yeniden yazımı" olan romanda, bu defa karşımızda dünyanın en genç Hamlet’i var diyebiliriz. Bugüne dek okuduğum/izlediğim "yeniden yazım" eserler arasında ayrışan başat unsur, “ben” anlatıcı karakterin (Hamlet’in), ana rahminde doğumuna iki hafta kalmış bir fetüs olması. Üstelik roman, postmodern yaklaşımla ve titizlikle örülmüş bir polisiye. Kitabın daha ilk sayfasında adını nereden aldığını anlıyoruz. Hamlet’ten şu replik karşılıyor bizi, “Ah, Tanrım, kötü rüyalar görmeyecek olsam; bir fındık kabuğuna bile sığar ve yine de kendimi kâinatın kralı sayabilirim.” Özünde eyleme geçme ile ilgili sorun yaşayan Hamlet’in fetüs versiyonu için de durum farklı değil. Özellikle içinde bulunduğu anne karnının fiziki koşulları sebebiyle yaşadığı sıkışmışlık, sadece kulak kabartarak anlamlandırmaya çabaladığı dış dünyaya dair her nev’i bilgi, onun düşünce ve duygu dünyasının çerçevesini daha o doğmadan şekillendirmeye başlıyor. Müdahale etmek, olayların akışını değiştirmek istese de mevcut durumu buna engel oluyor. Fetüsümüz dünyayı annesinin dinlediği radyodan, potcastlerden tanıyor ve anlamlandırmaya çalışıyor. Özünde bir tragedya olan orijinal Hamlet’in mevcut melankolisi eserde günümüz dünyasının gerçekliğiyle yer yer kara mizaha çevriliyor; **“Endişeyle kordonumu elliyorum. Tesbih yerine geçiyor. Bekle, diye düşündüm. Çocuk olmama daha zaman var,
1000Kitap
Fındık KabuğuIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20171,490 okunma