Göksu

Tatlı sözler söyleyen, saygılı, nazik biriyle karşılıklı oturdunuz mu, onun söylediği hiçbir şeyin doğru olmadığını, hiçbir şeyin içten olmadığını kendi kendinize hatırlatmanız dünyanın en zor işidır. İnançsızlığı korumak ve sürdürmek (hiç tavsatmadan, sistemli bir biçimde, en ufak bir duraksamaya kapılmadan) olağanüstü bir çaba ve doğru dürüst ön eğitim gerektirir.
Sayfa 200·Kitabı okuyor
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bir yıl sonra Prag'ın biraz dışındaki bir klinikte, daha elverişli bir iş buldu ama hekim olarak çok daha aşağı bir konuma düşmüştü. Orada artık cerahlık yapamıyordu, pratisyen hekim olmuştu. Bekleme odası ağzına kadar doluydu. Her hasta için ancak beş dakika ayırabiliyordu; her birine ne kadar aspirin almaları gerektiğini söylüyor, hasta izin kâğıtlarını imzalıyor ve uzmanlara gönderiyordu. Kendisini hekimden çok sosyal hizmet görevlisi gibi görüyordu.
Sayfa 199·Kitabı okuyor
Belki de insanlara olan köklü güvensizliği (onların kendi kaderi konusunda karar verebilme ve onu yargılama haklarına beslediği kuşku) meslek seçiminde de rol oynamış, kendisini kamuoyunun gözlerinden gizleyen bir meslek seçmişti. Diyelim ki politikacı olmayı seçen biri, kamuoyunu kendi isteğiyle yargıç konumuna getirir, bu arada da onun kendine arka çıkacağı konusunda çocukça bir güven besler. Bir doktor ise (politikacı ya da aktörün tersine) sadece hastaları ve en yakın meslektaşları tarafından yargılanır, yani kapalı kapılar ardında, erkek erkeğe.
Sayfa 198·Kitabı okuyor
Tomas gülümsemelere katlanamıyordu. Her yerde bir gülümseme gördüğünü sanıyordu, hatta sokaktaki yabancıların yüzlerinde bile. Uykuları kaçmaya başladı. Olabilir miydi? Bu insanlara gerçekten bu kadar çok mu değer veriyordu? Hayır. Onlar hakkında söyleyecek iyi bir sözü yoktu ve bakışlarının onu bu kadar rahatsız etmesine izin verdiği için de kendi kendine kızıyordu. Son derece mantıksızdı bu. İnsanlara bu kadar az saygısı olan bir kişi nasıl olur da onların kendisi hakkında ne düşündüklerine bu kadar çok önem verirdi?
Sayfa 197·Kitabı okuyor
İnsanlar genellikle dertlerinden kurtulmak için geleceğe kaçar; zamanın yoluna düşsel bir çizgi çeker, bu çizginin ötesinde o anki dert ve sıkıntılarının sona ereceğini sanırlar.
Sayfa 179·Kitabı okuyor