ilteriş

ilteriş
@goktepersel
la turque kémaliste.
9/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 01:33
Merhaba 1000Kitap kullanıcıları, umarım yaşamınız iyi gidiyordur. Bu mini kitap, Türk Tarih Kurumu Genel Müdürlüğü yapmış olan Uluğ İğdemir'in Avusturalya Gelibolu Onur Çeşmesi Komite Başkanı Alan J Campbell ile olan birkaç mektuplaşmasını içermektedir. Söz konusu mektupların içeriği Avusturalya'ya yapılacak Gelibolu Onur Çeşmesi için Türk kamuoyundan birkaç söz ve onur nişanesi eklemek için Campbell'in iletişime geçmesidir. Bu istek üzerine İğdemir, tek kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün saygıdeğer İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile görüştüğünde söylediği bir söz dizisini bulur ve Campbell'e aktarır. Bu sözler üzerine başta Campbell olmak üzere Avusturalya kamuoyu 20 yıl önce savaştığı Türkiye Cumhuriyeti'nden bu tavrı beklemez ve hayranlıkla şok olurlar. Yüce Atamızın bu sözleri milletimizin imajı açısından olumlu görülmüştür. Esenlikler.
Tarih
Atatürk ve AnzaklarUluğ İğdemir · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 2020133 okunma
Reklam
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 11:58
Soğuk bir Karahisar gününden hepinize tünaydınlar sevgili 1000Kitap üyeleri. İncelememe başlamadan önce yaşam fırsatı için yüce Allah'a şükür , kendini bize göstermesi için görevli elçisi Muhammed'e selam, bu topraklarda rahat rahat nefes alarak yaşamamızı sağlayan, şerefimizi kurtaran şanlı komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e özlemlerimi sunmayı görev bilirim. Ruhu şad olsun. Kitap, Edirneli Mehmet Şerafettin Aykut Beyefendinin kaleme aldığı, Cumhuriyet'in ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhuriyet Halk Partisinin temellerini anlatan bir kitaptır. Milliyetçi bir gözle yazılan kitapta dönemin şartları gereği romantizm etkileri görülmekte ve Türklük çok yüceltilirken diğer her şey aşağıda bırakılmakta hatta Osmanlı Devleti'nden, diğer Türk devletlerine kadar yerildiği görülmektedir. Yeni bir devlet kurulduğundan o dönemde bu tarz propaganda yazılarının görülmesi normal karşılanabilmekle beraber teknik olarak yanıldığı kısım da azdır. Sadece mübalağa sanatı eserde bahsi geçenlerin inandırıcılığını okura sorgulatmaktadır. Ana hatlarıyla eser 6 kısımdan oluşmakta ve ilk iki kısımda Kemalizm'in 6 oku ve 4 ilkesi değerlendirilmektedir. Bunlar ilkeler olarak: 1-Vatan 2-Ulus 3-Devlet 4-Kamusal Haklar'dır. -Burada bir dipnot geçmek istiyorum ki bunlar tamamen kendi fikirlerimdir. Şeref Bey, Vatan'ı Ulus'tan önce tutmuş ve Vatan'ın kutsallığından bahsetmiştir. Vatan olmadan ulus olamayacağından, Ulus'suz Devlet olamayacağından, Devlet'siz Kamusal Hak olamayacağından söz etmiş. Ancak buradaki sıralamada kanımca 2. Madde ve 1. Madde'nin yer değiştirmesi gerekmekte. Zira Ulus olmadan bir Vatan'ın olamaycağı daha önce Türk tarihinde tecrübe edilmiş bir gerçektir. Ergenekon Destanı'nda tamamen vatanını kaybetmiş olan Türk Milleti bir demir dağın içine sıkıştırılmış ve burayı
KamalizmMehmet Şeref Aykut · Dorlion Yayınevi · 202352 okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 13:47
Bu güzel eserin incelemesini yazmadan önce yerlerin ve göklerin yaratıcısı Allah'a, yeryüzündeki son elçisi Muhammed Mustafa'ya ve bugün, atalarımızın toprağında hür olarak yaşamamızın önderi Mustafa Kemâl'e ve silah arkadaşlarına saygı, sevgi ve şükranları borç biliyorum. Bilindiği üzere eskilerin tabiriyle gavur milletlerin kölesi olmaktan bizi 103 yıl önce yaptığı savaşla kurtaran kişi Mustafa Kemâl'dir. Allah ona çok merhamet etsin ve onu cennetin en güzel yerlerinde barındırsın. Yaşadığımız topraklar ondan beri onun kadar büyük insan görmüş değildir. Eser 18. yüzyılın önemli oyun yazarlarından olan Pierre De Marivaux tarafından yazılmış ve sahne alması için derlenmiş. Genellikle romantik bir anlatım tarzını benimseyen yazar kitapta iyilik ve erdemin öneminden, eşitlik ilkesine dem vurmakta. Eşitlik, insan onurunun hak ettiği en güzel şeydir ve tüm insanlar, insan kimlikleriyle yaratıcı önünde eşit oldukları gibi demokrasi gereği yasalar önünde de eşit olmalıdır. Kendini üstün ırk gören bazı orta doğulu toplumların yaptığı gibi zulmetmek, her şeyden önce insani tavır taşımamaktadır. Bu kısımda ana metinle ilgili bilgiler vereceğimden kitabı okumayı düşünenlerin atlamasını öneririm. Kitap Yunan'da yaşayan efendiler kısmının gemisinin batmasıyla bir adaya vurmalarından başlar. Geldikleri ada Köleler Adası'dır ve bu adada bir zaman önce efendilerine isyan eden köleler toplanmış ve bir süre tüm efendileri öldürmüşler ve daha sonra cumhuriyet kurmuşlardır. Ada tamamen eski hayatında köle olmuş kişilerden oluşur ve bu köleler cumhuriyetle bir kimlik ve kişilik bulup burada köleliği kaldırmışlardır. Adaya gelen (efendi) İphicrate ve (köle) Arlequin'in hikayesi burada başlar. Efendi İphicrate buranın Köleler Adası olduğunu bildiğinden gemi battığında denizde boğulup
Köleler AdasıPierre de Marivaux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,554 okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2024 00:00
Değerli hocamız Ahmet Taşağıl'ın ağırlıklı olarak Gök Türk (hocamızın tabiriyle Türk Kağanlığı'dır.) Devleti'nin Tarihini ele aldığı, bunun yanı sıra bazı boylar ve şehirler hakkında başta Çin Devlet Kaynakları olmak üzere birçok kaynaktan aktardığı bilgileri içeren muhteşem bir kitaptır. Ergenekon Destanı'nı ele alarak başladığı bu kitapta Taşağıl, Gök Türkler'in tarih sahnesindeki yeri, yönetimleri, yargıları, meclisin önemi, Kağan'ın nasıl seçileceği gibi birçok konu hakkında detaylı bilgi verir. Gök Türkler'in zorluklarla kazandığımız cumhuriyetimiz, 600 yıl hüküm sürmüş Osmanlı Devleti, ve diğer birçok Türk devletinin öncülüğünü yaptığını ve onlara model bir devlet olduğunu kanıtlar. Daha Sonra Türk Kağanlığı'nın Çin devleti ve hanedanlarıyla ilişkisini, ajanlık ve entrika faaliyetlerinin devlet içindeki önemini ve boyların devlet yönetimine katkısını açıklar. Devamında İpek Yolu ve Türk şehirleri hakkında bilgiler veren yazar, bu bilgilerin hepsini kaynaklara dayandırarak anlatır. Bunun yanı sıra Çin tarihçiliğinin sorunlarını dile getirerek eleştirir. Ben bu eleştirileri biraz abartı bulsam da en nihayetinde haklıdır. Misal, Çin tarihçiliğinin objektifliği ve isimlerin karışıklığı hakkında Taşağıl, Arap kaynaklarıyla karşılaştırmasından olacak zannediyorum bunların eksik ve yetersiz kaldığını söyler. Ben bu eleştirinin şu yüzden abartı olduğunu söylüyorum: 600'lü yıllarda Çin gibi despotizmin aşırı yaygın olduğu dönemde tarafsızlığın bir sorun olduğunu söylemek biraz abartıdır. Bundan başka isimlerin anlaşılamaz olması yine tarihçilerin elinde olan bir şey değildir. Zira isimler sürekli eklenerek devam ettiği için -Çin’de süt adı denilen doğum anında alınan ad ve sonrasında yeteneklerine ve başarılarına göre alınan isimler vardır.- tarihçilerin elinde olan
Eski Türk TarihiAhmet Taşağıl · Kronik Yayınları · 2023200 okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2023 15:29
Gri gökyüzünde güneşin ergen bir çocukçasına kendini göstermeye çalıştığı, yeşil ağaçların arasına rengarenk çiçeklerin açtığı bir ilkbahar gününden hepinize esenlikler diliyorum. Birkaç hafta önce Ferit Edgü'yle tanışmak için aldığım kitap, Edgü'nün 8 hikayesinden oluşur. Edgü kitaplarında varoluşçu bir içsel incelemeye göz atarken bazı bazı durumlardan da varoluşsal sancılar çıkarır. Kendisinin dilinin Sait Faik'e bayağı benzediğini düşündüğüm sırada kitap hakkında internette ufak bir araştırma yapıp bir gemide'nin 1979 yılında Sait Faik Hikaye Armağanı'nı aldığını gördüm. Kullandığı üslup bakımından değerlendirilecek olursa girişlerde bir şırıngayı damara hissettirmeden sokup gayet mükemmel bir şekilde enjekte ettikten sonra çekerken çok acıttığını düşünüyorum. Bitirişlerini bilinçli bir şekilde bu kadar sert yaptığını, çünkü hikayede kullanılan üslubun yumuşak olsa da konuların sert olduğunu ve en sonunda kullandığı hafif üslubu sertleştirerek bizi konunun sert bir duvar gibi karşımızda durduğunu, ona çarptığımızı gözler önüne sermek ister. Sade ve hafif kelimeler kullanarak yazsa da cümlelerinin uzunluğu kafanızı karıştırarak, bütün varoluşsalcıların kitaplarında düşündüğümüz, bu bir felsefe kitabı mı acaba, sorusunu bize düşündürür. Hikayelerden ilki olan kaza'yı çok beğenmediğimi söylesem de gayet kaliteli bir konusu var. Ancak şunu söylemeden edemeyeceğim ki ikinci, üçüncü ve dördüncü hikayeleri olan kentin üzerinde dayanılmaz bir koku, bir gemide ve kanca'ya bayıldım. Konular ve anlatım, bana Gogol'un Burun ve Palto'sunu hatırlatırken onun diyaloglarda kullandığı benzerliği görmem de bunu doğruladı. Zaten bir hikayecinin Gogol'den etkilenmemesini söylemek mümkün değildir zannımca. Diğer dört hikaye için övgü dolu sözler söyleyemeyeceğim ve hatta ilk dört
Bir GemideFerit Edgü · Alfa Yayıncılık · 20191,066 okunma
Reklam