Ey hıçkırarak, ağlayanlar!
Onu yolundan döndüremezsiniz artık,
Gideniniz toprakta yatacak,
Dünya malından ne götürüyor,
Bir bez parçası mı?
O da emanettir çürüyecek!
Belli sizi istemiyor,
Hayata yüz çevirdi,
Ağacında çürüdü düştü,
Daha doğrusu hamlıktan olgunluğa döndü,
Bırakın gitsin hevesinde,
Başını dinlesin.
Günü gelince siz degil,
Sahibi uyandıracak Onu,
Huzuruna çağıracak Onu,
Konuşacak hesap isteyecek,
Geciktirmez bu günü,
Hayatını gizleyemez.
İyileri güzellik örtecek orada,
Havalarını güller saracak
Bakışlarından haz fışkıracak,
Fenalara gelince onlar,
Çıplaklığın çirkinliğinde utanacaklar,
Ateşten buza,
Buzdan ateşe itilip savrulacaklar,
Gidene niçin peşin peşin ağlıyorsunuz,
Düşünün yaşayışını belki güleceksiniz.