Yamalanmış kalplerimiz geçmişimizin izlerini taşıyor. Ruhun derinliklerinde algılanan hüzün ve ışıkla örülüdür. Kalbimizdeki her çatlak, kayıp, bitmemiş, acı dolu, rahatsız edici bir aşk hikayesi, bir kayıp, bir yas, bir unutulma anlatır. Yamalanmış kalbimizdeki her yara, cesaret ve kararlılıkla savaşılan bir mücadelenin sessiz tanığıdır. Üzüntü, ayrılıklar, kederler, şiddet, travma... Fiziksel ve duygusal bedenlerimizi yakmaya, ruhlarımızı bıçakla ozulayan o kadar çok gölge var ki. Ama bizi asla tamamen söndürmez. Fırtınalara rağmen, zamanın ipliği, yumuşaklık ve umut iğnesiyle kendimizi birleştirmeyi öğreniyoruz.
Duygusal bir yaradan sonra, asla ilk halimize tam olarak geri dönmüyoruz. Kırık bir porselen parçası gibi kırılıp tekrar yapıştırılmış gibi, yaralarımızla işaretlenmiş hala kalıyoruz. Bu çatlaklar güçlendirilir ve bir güç haline gelebilir.
Nelly Delas,