Bir ateş yaktım yine gecenin sessizliğinde,
Kül tablasında biriken yalnızlık değil, hatıraların.
Her nefeste ciğerlerime dolan o keskin sızı,
Aslında senin o hiç geçmeyen kokun sevgilim.
Sigaramın dumanı sen ol istiyorum;
Önce içime çekeyim seni, kalbimin en derin köşesine,
Sonra usulca bırakalısın havaya, serbestçe...
Odamın her yanını sen kapla, her boşluğu sen doldur.
Gözlerimi yakan bu sis değil, yokluğunun gölgesi,
Havada çizdiğim o kavisli yollar hep sana çıkıyor.
Parmaklarımın arasındaki şu bir dal umut gibi,
Yavaş yavaş tükeniyoruz ama sonuna kadar yanıyoruz.
Biliyorum, duman dediğin rüzgârla savrulur gider,
Ama ne çıkar?
Gittiğin yerde de rüzgâr ol, yine bana gel.
Yeter ki bu karanlıkta,
Tüten her şeyin adı sen olsun.