Songul

Songul
@golgotha
Tu wek rojê yî yara min, ji min nêzîk û hem dûr î Disotînî dil û ronî dikî, hem nar û hem nûr î
"Hayat şartları değişir ama bir sınıf ne ise öyle kalır. Çünkü ancak böyle kalmakla yaşayabilir ve yine böyle kalarak ölür."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Ama şimdi her şeyin yeri değişmiş... hepsi altüst olmuştu. İnsanlar sanki sebepsiz ve mantıksızca birbirine düşman oluyor, birbirlerinden ayrılıyorlardı. Kazanç ve kayıp kanunu, insanların davranışlarını daima idare eden o harikulâde kanun artık hükümsüz kalmışa benziyordu. Çünkü bir sürü insan, anlamsız ve maksatsız bir sürü şey söylüyor ve yapıyordu. Bunlardan felaket ve zarardan başka ne gelebilirdi? Hayat kırıklanıyor, dağılıp dökülüyordu. Bugünkü kuşaklar daha çok hayatla değil de, hayat üzerine görüşleriyle meşguldü. Bu anlaşılmaz saçma bir şeydi ama böyle idi. Onun için de hayat değerini kaybediyor... kelimelerle harcanıp gidiyordu."
"Bağımsız devletlerin kurulması için gerekli olan koşullar, ancak, sömürülen sınıfların, köylü ve işçinin, yani çoğunluğun önceden iktisadi bir özgürlüğe kavuşması ile sağlanabilir."
"Bir hükümet, bir bildiri ya da ilan vasıtasıyla halka barış ve refah vaat etti mi, tam tersini beklemek gerekti."
"Dünyanın kurallarını, hayatın ve insan ilişkilerinin temellerini belirten yüzyıllardır. Ama bu, değişmeyecekler demek değildir. Yalnız insan hayatıyla ölçülünce, sonsuz gibi görünürler... Onların devamı ile bir insan ömrü arasındaki ilişki, tıpkı bir ırmağın yüzündeki dalgalı su ile dibindeki durgun görünen suya benzer... Biri dalgalı, hareketli ve hızlı, ötekisi hiç solunmayacak kadar ağır akar. Ve bu, merkezleri değiştirme düşüncesi bile zararlı bir şeydir. Bu, büyük ırmakların kaynak- larını, dağların yerlerini değiştirmeye benzer. Ani değişiklikler isteği ve onları kuvvet zoru ile gerçekleştirmek düşüncesi, in- sanda çoğu zaman bir hastalık gibi belirir, daha çok kafasında güçlenir. Yalnız şu var ki, bu kafalar iyi düşünemezler. Sonunda bir sonuca varamaz, çoğu zaman da omuzları üstünde kalmazlar. Çünkü dünyayı yürüten ve idare eden insanların istekleri değildir. İstekler, rüzgâra benzer... Tozları bir yandan alıp öbür yana götürür, bazen bütün ufku karartır. Ama sonunda sakinleşir, yatışır ve arkasından dünyayı yine o sonsuz biçimiyle bırakır...