"Emin olun, öyle kederli, bunaltıcı anlarım oldu ki, ben de herkes gibi gerçek bir hayat yaşayabilecek miyim diye kuşkulanıyordum. O anlarda gerçek dünyadan ne kadar uzakta olduğumu, duygularımın körlendiğini hissediyor, kendime lanet okuyorum. Çünkü hayal dünyasında geçirdiğim gecelerin sarhoşluğundan ayılmak pek acıklı oluyor."
"Gök o kadar yıldızlı, öyle açıktı ki, insan başını kaldırınca ister istemez, 'şu göğün altında çeşit çeşit hırçının, huysuzun bulunması mümkün mü?' diye sormaktan kendini alamıyordu."
"... en iyi yıllarımı boşu boşuna yitirdiğimi biliyorum. Bu, beni derecesiz üzüyor. Zaten tanrı, bunları anlamam için bana sizin gibi bir meleği yolladı. Şu anda yanınızda oturup sizinle konuşurken yarını düşünmek içimden gelmiyor artık. Çünkü bu yarın, gene yalnızlık, gene küflü, gereksiz bir hayat taşıyor... Yanınızda, gerçek hayatta bu kadar mutlu olduktan sonra neyi hayal edebilirim?"