Beyaz Geceler

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Spoiler
Puan vermedi·112 syf.··
2023 38. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 22:45
Belki Dostoyevski’nin en heyecan verici ve hayranlık uyandıran çalışması değil ama güzel bir noktadan okuyucuya empati kurdurmayı başarıyor. Yaşanması mümkünken yaşanamayan mutlulukları akla getirtiyor. St. Petersburg’da gece yarısı sokaklarda gezen bir adamın rastgele tanıştığı bir kıza aşık olmasını anlatıyor çok güzel bir kitaptı ama sonu kötü bitti zaten her güzel şeyin bir sonu yokmu dur. kahramanımız çok yanlız ve üzgün bir adamdı. Ta ki nastyenkaya rast gelene kadar. Ama nerden bilebilirdi ki sevdiği, yanında mutlu olduğu kadın tarafından yüz üstü bırakılacağını. Son güne kadar aşkını içinde yaşayan kahramanımız tam duygularını anlatığı zaman Ve nastyenka dan da karşılık bulduğu zaman nastyenka tarafından terk edildi önce umut verdi sonra terk etti. Nastyenka babaannesiyle yaşıyan tek çocuktu. Onunla birlikte kimsesiz di aslında. Evden uzaklaşmasını istemediği gibi kızı kendisine iğnelemesi gibi de babaannesinin saplantılı alışkanlıkları vardı. Kurallar da aslında geçmişin ezdiği, geleceğe geçmemesi için konulan sınır gibi gözükse de nastyenka, üst katta ki kiracıya aşık olur. Ve onunla kaçmak ister ama aşık olduğu adam maddi durumu düzeldiği zaman onunla evleneceğine söz verir aşık olduğu adam uzun zaman geçer ama gelmez bunun üstüne kahramanımızla tanışır ve Kahramanımız Nastyenkaya âşık olur yeri gelir Nastyenkanın kiracıya yazdığı mektupları götürür ama kiracıdan hiç cevap gelmez Kiracının gelmeyeceğine kanaat getirip, kahranımızla evleneceğine kadar gider olay. Kahramanımız tam sevdiği kıza kavuştu derken yolda beraber yürürken kiracı karşılarına çıkar Nastyenka kahramanımızın elini bırakır ve kiracıya koşar kiracı Nastyenkayıda alıp gider kahramanızın ruh dünyasını varın siz düşünün...
İnceleme
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
dosto bir başka
Puan vermedi·112 syf.··
2022 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2022 13:50
Adam hayalci, kadın umutlu ve paylaştıkları 4 beyaz gece... Nastenka sevdiği adamın ona karşılık vermediği için ne kadar kötü olduğundan yakınırken hayalcimizin kendisini sevdiğini bildiğinde hiç farkında olmadan kötülediği kişi oluyor. Bizler de böyle. Çoğumuz bir başkasını yargılarken dönüp kendimize bakmıyoruz. Hayalcimiz hayal dünyasının aldatıcı olduğunu düşünürken gerçeklerle aldanıyor. 4 beyaz gece sona erdiğinde yine her şeyi kara, ışıksız ve hüzünlü görmeye devam ediyor. Umut söndüğünde yeni hayaller canlanıyor, gerçeğin yaşandığı yerde ise hayallere gerek kalmıyor.
Öykü
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
Gençlik Hataları
5/10
·112 syf.··
2024 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2024 16:11
İnsanların kendi içinde yaşadıkları açıklama isteği ve aynı zamanda anlaşılmama korkusunu dizelerde görebilirsiniz. Bunun temelinde yatan ise sevgi arayışıdır. Zaman ve kuşku birleştiğinde ise çevremizdeki insanlara hep bir “acaba” gözüyle bakmaya başlarız. Bu dengeyi de çok iyi kurmak gerekir. Dostoyevski’nin de aslında ele aldığı şey gençlik yıllarındaki dengesizliklerdir. Dostoyevski’nin diğer kitaplarına nazaran pek başarılı bulamadım. İyi okumalar.
Duygu ve Düşünce
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
Ah Nastenka!
10/10
·112 syf.··
2022 178. kitabı
Pdf olarak okudum, kitabın içinde yazarın bir başka romanı daha var sanırım: "Başkasının Karısı" Kitaba gelirsek, pdf olarak okuduğum için mi bilmiyorum kısa yazılmış gibi geldi bana. Onun dışında Nastenka'ya aşırı sinir oldum, geri zekalı. Ona gerçekten aşık olan, onu koşulsuz sevecek tek insana bağlanmak ve sevmek yerine gidip onu günlerce bekleten adamı seçiyor. Sinir olduğum diğer şeyse ona delicesine aşık olan genç adamı dudaklarından öpüp, elini tuttuktan sonra sevdiği adama koşması zaten ayrı bir olay. Yine de okuması keyifli, romantizm ağırlıklı duygusal bir roman. Tavsiye ederim.
Edebiyat & Roman
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2019 84. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2019 11:14
Beyaz PETERSBURK geceleri Yine bir mükemmel Dostoyevski eseri.... Yalnız bir genç Petersburkta hayalleri ve dusleri ile yaşıyor.Bir gün dolaşırken bir kıza rastlar.Bu kiz-Nastenkadir.Nastenka ile 4 gece konuşur kahramanımız.Nastenka kalbi kırık bir kız 1 yıl önce aşık olduğu adamı beklemektedir.Kahramanimiz tam Nastenkaya aşkını bildirdiği gün aşık olduğu adam geri döner... Sevgi,aşk,bağlanmak,yalnızlık ve b duyguların çok ama çok güzel anlatilmis olduğu bir kitap olmuş. Dostoyevskinin her eserini olduğu gibi bu eserini de siddetle okumanızı tavsiye ederim.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
Neva Nehrinde mehtaba çıkarken
9/10
·112 syf.·
2019 58. kitabı
İsmini öğrenemediğiniz genç bir adamla ,kör ninesinin eteğine iğnelenmiş korunaklı bir hayatı yaşayan Nastenka adlı genç bir kızın Sn Petersburg’ da Neva Nehri üzerinde bir köprüde ,dört gece bir gündüz den oluşan ,birbirlerine hikaye tadında hayatlarını anlatarak başlayıp hayallerini paylaşıp duygu itirafları ile devam eden sonunda da hayal kırıklıkları ile karışık hayal ve gerçek hayatın sorgulandığı kısa bir öykü kitabı.. Öykünün ortalarında Nastenka kahramanımıza diyor ki; biz kadınlar iyi ruhlu olmadığını sezdiğimiz adamları severiz lakin kötü olsalar da onları sevmekten vazgeçemeyiz bu üzücü potansiyeli yüksek adamları..Doğru tesbit.. Hayalci kahramanımız ise kitabın 85 li sayfalarında diyor ki; niçin gerçekten hissettiğimiz duygularımızı söylemekten çekiniriz ,insanların alay geçmeleri ve küçümsemelerinden korkarız ve olduğumuzdan daha sert görünmeye çalışırız..Bu da bir çoğumuzun yaşadığı bir eziklik ama hiç vazgeçilmeyen top 10 da yerini muhafaza eden bir insan davranışı.. Sanırım bu duyguyu hayatları boyunca hissetmemiş kim olabilir diye düşünüyorum Diktatörler ve Firavunlar asla bu ezikliği hissetmezler.Acaba Hitler’in Kavgam kitabının gençler arasında en çok rağbet gören kitap olmasının sebeplerinden birinin altında bu psikolojik etken yatıyor olabilir mi..Sanırım insanoğlu gizemli görünene ve ulaşılmaz olana daha fazla meylediyor.. Nastenka’nın kahramanımıza yaptığına baksanıza ,aşkını itiraf etti genç adamımız kız da mektuba cevap gelmeyince yeni bir aşka yelken açayım kör ninemin eteğine iğnelenmiş bir şekilde çürüyüp gideceğim yoksa diye düşünürken kendine Puşkin kitaplarını veren adamı görüp kahramanımızın tuttuğu eli bırakıp kaça kaça adama sarılıp sonra tekrar dönüp isimsiz kahramanımıza bir öpücük kondurup yeniden kaça kaça adamın
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 2. kitabı
öncelikle muhteşem bir kitap. kısa ve öz bir şekilde yazılmış spoiler içerir~ kitabımızın ana karakteri çok yalnız bir adam bunun sebebi çok çekingen olması . bir gün bir kadınla tanışıyor ve kadın adamı kullanıp sonunda sevdiği kişiyle gidiyor . romanımız bundan ibaret tabii ki bu dostoyevski nin muhteşem kalemiyle birleşince ortaya mükemmel bir şaheser çıkıyor.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
8/10
·112 syf.··
2022 23. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 20:41
O adam Kalbinin yakınında Olsun diye mi yaratılmıştı? Ivan TurgenyevIvan Turgenyev Kitabın ilk cümlesi ile başlamak istedim incelemeye. Sabah başlayıp akşama biten akıcı,yüreğe dokunan, güzel bir aşk hikayesi. Konusu kendisini hayattan soyutlamıș yalnız ama sürekli sokaklarda yaşayan bir adam. Hatta sokakların onun olduğunu söyleyen bir hayalperest. Bir gece nehir kenarında ağlayan bir genç kız görür ve dertleşmeye başlarlar. Önce adam kendi derdini anlatır daha sonra genç kız öyküsünü anlatır ama bunlar tam 4 günde olur. Sürpriz son olmadı benim için ama anlatımı ile merak uyandırdı. Kitapta ikinci bir hikaye daha vardı. Varlık yayınları '' Başkasının karısı'' adlı hikayesini de yayınlamış. O da kıskanç bir adamın hikayesini anlatıyor. Biraz olay örgüsü daha çok beyaz gecelere göre. Basit ama etkili bir hikaye. ⭐ Bir nefes oldu benim için hikayeler. Okuyunuz efenim İyi okumalar dilerim herkese ️
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 51. kitabı
Kahramanımız bir gün yolda giderken Nastenka'yı görür ve ona aşık olur. Nastenka'ya olan aşkı öteki aşk ise Nastenka'nın kiracısı olan bir adama olan aşkı. İki aşk arasında tek ortak nokta ise karşılıksız olmaları. Yani platonik aşk. Yer yer Nastenka'ya kızabiliriz ama insanoğlu aptal olmasa bile dehşetli nankördür. Nankörün nankörüdür. Hatta bana göre en uygunu, insanı iki ayaklı nankör bir mahlûktur diye tarif etmektir. Gelin görün ki kahramanımız Nastenka'nın mektubunu ağlayarak okusa da Nastenka’ya hiç kızmaz çünkü çok Nastenka'yla dört beyaz geceler geçirmiş olmalarıdır. İyi okumalar.
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2020 16. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 15:51
Aynı yerde aynı saatte alıştığım yüzler var. Onlar beni bilmez ama ben hepsini çok iyi tanırım. Öyle yakından tanırım ki, onlar gülünce ben de gülerim, somurtunca da silerim hemen yüzümden neşeyi. O kadar yakından tanırım işte. Bakmayın yalnız olduğuma, aslında candan dostlarım var benim de. Şu kaldırımlar, şu binalar, şu ağaçlar.. Hatta sokaktan geçerken dostlarıma da bir bakayım diyorum. "Sokakta: 'Şu yok, ötekini göremedim, beriki de görünmüyor…' diye huzursuzluk bile duyarım." Sonra ayak üstü bir konuşma... -Siz sağ ben selâmet. Sever benim gibileri yürümeyi. Benim gibi dışarıya içeriden bakanlar işte. Hatta "O gün o kadar uzun dolaştım ki, her zamanki gibi, nerede olduğumu unuttum." Amaan dedim ne önemi var, yollar benim gibi kaybolacak değil ya! elbet eve giden yollardan biri bırakır beni de. "Hem yürüyor, hem şarkı söylüyordum. Neşeli olduğum zamanlar, sevincini paylaşacak dostu, ahbabı olmayan kimsesiz her mutlu insan gibi ben de mutlaka bir şeyler mırıldanırdım" İşte böyleyim. "bir hayalciyim;  gerçek hayatı o kadar az yaşıyorum ki, burada geçirdiğim dakikalar benim için bulunmaz bir mutluluk. " Diğer zamanlarda "Oturmak için çoğu zaman cehennemin bucağındaki yerleri seçer. Gündüz ışığından kaçmak istiyormuş gibi, oralara sığınır. Bir köşeye yerleşince de, sümüklüböceğin duvara yapışması gibi, ayrılmak.." bilmem Puff "izninizle, hikayemi üçüncü kişiden sözeder gibi anlatayım, kendimi anlatmaktan sıkılıyorum" Ne diyordum, haa "Bir köşeye yerleşince de, sümüklüböceğin duvara yapışması gibi, ayrılmak.." bilmem, pardon bilmez. Eee canım hayalperest kahramanımız "sizin, benim aradığımız hayatı ne yapsın! O, bu hayatı küçümser, değersiz bulur. Ama belki bir gün, beğenmediği bu hayatın bir günü için, hem de zevk, mutluluk düşünmeden, pişmanlık ve sonsuz
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 2016102bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.