8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 23:39
Kitap , Oyun, "Acıklı Güldürü" olarak geçiyor. Bu türde bir kitabı ilk okuyuşum. Oğuz Atay bir ilk için her zaman zordur diye düşünüyorum. Oyun yazmaya çalışan bir tarih öğretmeni ve onun evinin içinde geçen olaylar, yazılan oyunla devam eden hayat iç içe geçiyor. Oyun normal hayattan replik alırken bazen de oyundaki replik normal hayatla devam ediyor. Karmaşık bir durum. Bazen gerçeği aramanın peşinde bir kahramanın gerçeği bilenlere bir sitemi: " Biliyorsunuz üstad, bizde gerçeği bulanlar artık hiç konuşmazlar." S48. Bazen de gerçeği ararken asıl gerçeklikten kopmuşlardır. Bir taraftan da ne olduğunu tam olarak bilmedikleri bir gerçekliği aramaktadırlar. Ve aynı zamanda biz oynuyoruz, hepimiz oyunlarla yaşıyoruz. Değiştirmeye gücümüzün yetmediğini anladığımız, kabullenemediğimiz an kabul etmesek de bu gerçeği perde açılıyor ve oyunla gerçek yaşam tıpkı kitapta olduğu gibi iç içe geçiyor. Belki bu esnada bir ayna görürsek kendimize müstehzi bir gülümsemeyle bakabiliriz. Hikayenin merkezi okura hissettirdiği şeyse eğer ; karmaşa içinde kalmış bir acı hissediyorum, bunalım. Sadece bu değil, bu bunalıma götüren yollar, çıkmazlar...
Edebiyat
Oyunlarla YaşayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202011,6bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.