Hayat, kısa kısa anılar, mutlu şen kahkahalar ve elem verici ızdırapların bütünüdür. Bu bütünün anlaşılması için muhakkak paylaşılması gerekir. Görünmez bağlar ile birbirimize bağlı olduğumuz bu dünyada bir kişinin yaptığı iyi veya kötü bir şey dolaylı yollarla bütünü de etkiler. Bu etkileşimin adı da hikâyedir. Hikâyenin anlatılması duyguların, dolaylı geçmesinden ziyade doğrudan geçmesini tetikler. Böylece parça parça olan hikâyeler bir bütün hâline gelerek hayatın kendisini oluşturur. Sevinç, mutluluk, öfke, acı, elem, keder, hayal ve umut…
Millet de bir bütündür ve onun parçalarından birisi de işte bu hikâyelerdir. Milletin bütünleşmesi için gerekli olan dil, kültür, aynı ortak tarih ve duygular gibi değerlerdir. İşte hayat dediğimiz bütünün parçası olan hikâyeler, millet dediğimiz bütünün bir parçası olan duygularının tâ kendisidir. Bu sayede ortak duyguları yaşar, farklı olan hayatlara ortak olur acı, sevinç ve kederde buluşarak bütünleşiriz. Böylece bir arada kardeşçe yaşayabilir, duygu ve düşünce dünyamızdaki farklılıkları bir bütünün parçası içerisinde kolayca çözebiliriz. Geçmiş ile geleceğin harmanlanması ve unutulmaması için anlatmak bu yüzden çok önemlidir.
Devamını okumak için millidusunce.com/unutulanlar-dis...