Gönderi

Bir kitap okumak, bir kitap yazmak kadar zordur.
Puan vermedi·220 syf.·
Beğendi
·
2021 2. kitabı
"Edebiyat nasıl okunur?" Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bu konu hakkında incelemeyi okuyacaklara vaaz verecek kadar kendimi yetkin görmüyorum. Bu incelemede yazacaklarım, İngiliz Edebiyat Eleştirmeni Eagleton'ın düşüncelerinin bende bıraktığı izlenimler olacaktır. Edebiyat hepimizin bu sitedeki ortak gayesi. Kimimiz günlük dertlerimizden, telaşlarımızdan kaçmak, kimimiz merakımızı gidermek, kimimiz bakış açımızı genişletmek, kimimiz de boş zamanlarımızı değerlendirmek için edebiyat şemsiyesi altına sığınmışız. Zaman zaman kendimize "Edebi bir metin nasıl okunur?", "Doğru bir okuma yapıyor muyum?" ya da " Okuduklarım neden aklımda kalmıyor?" gibi sorular sormaktayız. Ayrıca zamanımızın azlığından ve okunacak kitapların çokluğundan dolayı da serzenişlerde bulunuyoruz. Kabul edelim ki, okumayı düşündüğümüz bütün kitapları okuyamayacağız. Bu yüzden dar zamanımızda doğru kitaplara yönelmemiz gerekiyor. Arjantinli yazar Alberto Manguel, "Kendini yanlış yerde, yanlış kitapla bulan ruha acıyın." diyor. Yazar burada 'yanlış kitap' tabirini bilinçli olarak seçmiş. Kitaplara iyi ve kötü sıfatlarını yakıştırmıyor. Kaldı ki kitap, okuyan kişinin o anki ruh haline, okuma kültürüne, birikimine ve beklentisine göre değişir. Aynı kitabı okuyan farklı kişiler aynı duyguları hissetmediği gibi; aynı kitabı iki üç defa okuyan kişi de her okumasında farklı duygular hissedecektir. Kötü diye nitelediğimiz kitaplar belki de yanlış yerde, yanlış zamanda okuduğumuz yanlış bir kitaptır. Mesela okuma merdiveninin ilk basamaklarında Proust, James Joyce gibi yazarlar ile karşılaşırsak bu doğru bir zamanlama olmaz ve biz okuyucular bu yazarlar ve eserleri için "anlaşılmaz" ya da "zor" gibi ifadeler kullanırız. Bazı kitapların sırası, bazı kitapların ise zamanı vardır. Zamanından önce bir kitabı okuyup yazara haksızlık da edebiliriz. Öyle ki bazen bir kitabı okuyup anlamak için onlarca kitap okumak gerekir. Goethe'nin de dediği gibi, "Bir kitap okumak, bir kitap yazmak kadar zordur." Benim bu sözlerden anladığım, kitapların okunurken biraz daha emeğe ihtiyaç duyduğudur. Eagleton kitapta anlatı, örgü, karakter, dil, okur faktörü gibi birçok konuyu ele alarak okumanın çok yönlü bir uğraş olduğundan bahsediyor. Yazar okumanın bir etiği, nasıl okuduğumuzun bir anlamı olmalı derken "Edebi bir eser nasıl okunur?"u dört başlık altında toplamış. 1- Ön Hazırlık Okuyacağımız kitapların seçimi önemlidir. Yanlış yerde, yanlış zamanda, yanlış bir kitapla karşılaşmamanın ilk adımı kitap seçimidir. Yazar obur okuma diye adlandırabileceğimiz, yani bir konuya odaklanmadan önümüze her çıkan kitabı okumaya çalışmanın yanlış olduğunu söylüyor. Bu tür okumalar okumanın verimini düşüreceği gibi, zihnimizde bir dağınıklık da yapacaktır. Ön hazırlık aşamasında güvenebileceğimiz kaynaklardan yararlanmak gerekir. 2-Yazar ve Kitap Hakkında Araştırma Yapmak Yazarı ve kitabı belirledikten sonraki ikinci adım ise önce yazar, sonra ise kitap hakkında araştırma yapmaktır. Bana göre yazarı, yazıldığı dönemi ve ne için yazıldığını bilmek kitaptan verim almanın en önemli yoludur. Daha iyi anlaşılması için bu aşamayı, birçoğumuzun okuduğu Orwell'ın Hayvan Çiftliği kitabı ile örneklendirmek istiyorum. George Orwell ve yaşadığı dönem hakkında derinlemesine bilgisi olmayan bir okur, kitabı basit bir fabl tarzı yazılmış eser olarak görebilir. "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir." alıntısının altında yatan sebepleri bilmeden, kulağa hoş gelen bir söz dizimi olarak okuyup geçiştirebilir. Ya da kitabın ana düşüncesi olan "Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağır olur." cümlesi sıradan bir cümle olarak gelebilir. Halbuki Hayvanlar Çiftliği mecazi bir dille yazılmış, siyasi bir hiciv romanıdır. Kitabı okumaya başlamadan önce Stalin döneminin bilinmesi gerekir. Okuyucu, dönemi bilirse kitaptaki birçok karakterin de gelişigüzel seçilmediğini, herbirinin ayrı bir kişiyi temsil ettiğini görür. Yani kitabı okurken Koca Reis'in Karl Marx ve Lenin'i, Napolyon'un ise Stalin olduğunu anlamak, kitabın pembe bir kapak ve üzerindeki şirin bir domuz resminden çok daha fazlası olduğunu kavramaktır. 3-Derin Okuma Eagleton'a göre bir edebi eseri okuyan okur, kitabın atmosferine, söz sanatlarına, dil bilgisine, noktalama işaretlerine ve ve ritmine karşı her zaman hazır bulunmalıdır. Okumak biriktirmektir ve genel olarak tekrarlardan oluşur. Edebiyatın görevlerinden birisi de bize bildiğimiz şeylerin canlı imgelerini göstermektir. Şu ana kadar söylenmemiş ya da insanların hayalinde canlanmamış imge yok gibidir. Nasıl ki şimdiki zaman, geçmişin getirdikleri ise, gelecek zamanda şimdinin götürdükleri olacaktır. Özetle, yeni dediğimiz bir edebiyat eseri bile kendinden önceki metinlerin kalıntılarından oluşur ve değişim ile devam eder. Aslında çok kitap okumak farklı şeyler görmek değildir. Okuduğumuz kitaplardan farklı anlamlar çıkarabilmek için derin okumalar yapmak gerekir. Herakleitos, "Asla iki kez aynı kitabı okumazsınız " derken bir kitabı tekrar okurken farklı kişiler olduğumuzdan bahseder. Bizler derin okumalar sayesinde farklılaşırız. Bir kitabı okurken anlatılan konu ile ilgili bir film izlemenin, bir müzik dinlemenin ya da internette bir araştırma yapmanın kitabın bizde bırakacağı izleri kalıcı hale getireceğini düşünüyorum. Yani bir konu ya da olay hakkında ne kadar çok şeyi yaşantılarsak kitabı daha iyi sindirebiliriz. 4-Değerlendirme Değerlendirme, kitap bittikten sonraki aşamadır. Kitabı kapattıktan sonra üzerinde düşünme, mümkünse aklımızda kalanlardan notlar çıkarma, inceleme yazma ve kitabı tartışma kitaptan verim almanın en iyi yoludur. Çok yönlü bir sanat dalı olan edebiyatı dar bir yola sokup " Edebiyat işte böyle okunur." demenin de doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum tabii. Bunlar Terry Eagleton'ın düşünceleri üzerinden benim çıkarımlarımdır. Her okur edebiyat yolculuğunda zaman içinde değişip gelişerek kendi metodunu oluşturacaktır diye düşünüyorum. Herkese İyi okumalar. Edebiyat ile kalın.
Edebiyat Nasıl OkunurTerry Eagleton · İletişim Yayınları · 2015353 okunma
··
1 +1'leme
·
2.029 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Harika bir inceleme olmuş, tebrik ederim. Youtube videolarımda her seferinde bıkıp usanmadan söylediğim konu başlıklarını, çok güzel bir şekilde detaylandırarak anlatmışsınız. Emeğinize, zihninize sağlık. Şuraya başka eleştirmenlerin isimlerini de bırakayım, incelemeyi okuyanlar için faydası olsun: Mihail Bakhtin, Roland Barthes, Georg Lukacs, Tzvetan Todorov, Fredric Jameson, Harold Bloom, Franco Moretti ve Berna Moran, Jale Parla, Yıldız Ecevit, Nüket Esen, Semih Gümüş, Feridun Andaç, Asım Bezirci.
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Turhan Hocam. Bu isimleri ikisi hariç tanımıyorum. Güzel bir katkı oldu inceleme için.
Bir inceleme yazmak kadar bir inceleme okumak da önemlidir. Buralarda sağlam okuyan bir okur hanım vardı eskilerden , güzel de incelemeler yazardı , sonra bir gün bir yorumunu görmüştüm şöyle diyordu alaylı "İnceleme yazma uzmanlığı geleceğin mesleği" Sanırım kapatmış hesabını. İnsan olmak zor dava albayım , insan garip varlık. Eline sağlık , okuyalım yazalım.
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Engin Mavi Yok ben hiç gidemedim maalesef. İzmirdeyim hatta Osman buraya geldi ama burada da görüşemedik. Bizim arkadasligımız siteden 7 yıllık.
Her yaşımda okuma tutkunuydum ama incelemeniz beni ilkel hâllerime götürdü:) ‘Çok güzel kitap diyorlar onu da okuyayım’ kafasında olduğum günlerim geldi aklıma. Sonra sonra doğru okumalar yapmayı öğrendikçe bir eserin yarattığı güzel hislerin bambaşka olduğunu keşfettim. Seçici olmayı da tabii. Kaleme aldığınız bu harika rehberle daha erken karşılaşmalıymışım. 😉 Elinize sağlık Mustafa Hocam. Ben bu yazıyı eşe dosta da gönderirim şimdi bilesiniz:) 👏👏
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Aslında teoride bildiğimiz ama uygulamada zorlandığımız bilgiler. Zamanla bazı şeyler oturuyor dediğiniz gibi. Ben de son bir yıldır kendime göre "doğru okuma" yolumu buldum diyebilirim. Okuma oburluğunun çok faydasını görmedim. Tabii bu "doğru okuma" da kişiye göre değişiyor. Zaman içinde insan rafine okumalara yönleniyor. Bu anlamda 1K'nin çok faydasını gördüm. Burada birbirimizden çok şey öğreniyoruz. Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim.;)
Kafamda ki soruların kısmi cevabını aldım ve sanırım diğerlerinin cevabını da kitabı okuyunca alacağım. Okumakta ve anlamakta zorlandığım bu dönemlerde bana yardımcı olacak gibi. Doyurucu bir inceleme olmuş Mustafa hocam sağolun.
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Tavsiye ettiğiniz kitap listemde. Katkınız için ben teşekkür ederim.
Mustafa Hocam sizin yazdığınız şeyler, herhalde bir sonraki bölümde diye diye kitabı bitirdim:D Bunları bu kitaptan nasıl bulup çıkardınız sizi tebrik etmek istiyorum. Ben kitabı sevmedim, nedenlerini de incelememde yazacağım. Bu arada incelemenizi Alberto Manguel ile zenginleştirmişsiniz güzel olmuş. Tekrardan emeğinize sağlık. Kitaptan daha çok faydalandım.:)
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
O zaman Okumalar Okuması bu kitabı da tavsiye etmeyeyim. Latin edebiyatından iki üç eser üzerinden yazılmış bir kitap. Hele benim gibi Borges'i tanımıyorsanız hiç okumayın derim. Tamamen onun üzerine kurulu kitap.
Reklam
Mustafa Hocam, incelemenizden sonra kitabı okuma kararı aldım. Teşekkür ediyorum.
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Umarım beğenirsin.;) Ben teşekkür ederim.
Ellerinize sağlık çok verimli ve bilgi verici bir inceleme olmuş bence. Reading Slump durumu da sanırım, yanlış zamanda yanlış klitabı okumadan kaynaklı. Çok kötü bir duygu durumu, kitap kurdu olanlar için. Dediğiniz gibi her kitabı okuyamayız maalesef. Psikolojik olarak okumaya doymaya çalışıyoruz sanırım. Tekrardan emeğinize sağlık.
Mustafa A.
Gönderi Sahibi
Bende de oluyor o durum dönem dönem. Kendimi boşlukta hissediyorum. Tarz değiştirerek üstesinden gelmeye çalışıyorum ki her okur da dediğiniz durumu yaşıyordur mutlaka. Aslında hepsini de okumaya gerek yok da gözümüz, aklımız kalıyor bir nevi.:) Yorumun için teşekkür ederim.