SURETTEN GEÇ, MANAYA BAK!
10/10
·616 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
743 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 23:46
BU SÖZLERE SÖZ EKLEME KABİLİYETİ NE BENDE VAR, NE DE BUNA GEREK VAR. BUYRUNUZ: "650. Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler. Her testide ne var? Sen ona bak. O beden testisi, abıhayatla doludur, bu beden testisi ölüm zehriyle. İçindekine bakarsan padişahsın, dışına bakarsan yolunu azıttın gitti. Söz, bil ki şu bedene benzer, manası da içindeki candır. 655. Mesnevî'nin sözlerindeki suret de surete kapılanı azdırır, yolunu kaybettirir, manaya bakan kişiye de yol gösterir, doğru yolu buldurur." Altıncı Defter - Sayfa 518 "1450. İnsanların emiri doğru söylemiştir: "Dünyadan geçip giden kişinin ölüm yüzünden bir derdi, bir acısı yoktur. Elindekini kaçırdığından dolayı, yüzlerce acıya düşer." Şaşkınlığımdan bütün ömrümce hayalleri kıble edindim, onlar da ecel gelince kaybolup gittiler der. Ölenlerin hasreti ölüm değildir. Neden suretlere kapıldık? diye acınırlar. 1455. Bunların bir suretten, köpükten ibaret olduğunu görmedik. Hâlbuki köpük, denizden doğar, denizde gelişir ve hareket eder. Deniz, köpükleri karaya attı mı mezarlığa git de o köpükleri seyret! Nerde sizin hareketiniz, oynaşmanız? Deniz sizi mahvolmaya mı terk etti, de. Onlar sana dille, dudakla değil de hal diliyle bu soruyu bize sorma, denize sor desinler. 1460. Bundan ötesini sorarsan yağsın, etsin, ilik ve sinirden ibaretsin. Fakat yağın mumları ışıklandırmaya yaramaz. Etin, sarhoşa kebap olmaz. Bütün bu bedenini bakışta erit, bakışa yürü, bakışa git, bakışa var! Bir bakış vardır, iki fersahlık yolu görür; bir bakış vardır, iki âlemi görür, padişahın yüzünü de. 1465. Bu ikisinin arasında sayıya sığmaz fark var. Gizli şeyleri Allah bilir ama gözüne bir sürme ara. Yokluk denizini anlattık, duydun ya. Çalış da daima bu denizde ol. Çünkü tezgâhın aslı yokluk âlemidir; orada hiçbir şey yoktur, bomboştur, oranın nişanesi bulunmaz. 1470. Yokluk, en yüksek derece olduğundan yoksullar, oraya vardılar, ödülü aldılar. Hele bedenini, malını yok etmiş derviş, hepsinden ileridir. Fakat iş beden yokluğundadır, dilencilikte değil. Dilenci, malı bitmiş kişidir; kanaat sahibi ise, bedenine kıyan kişi. 1475. Ben bu kadarını söyledim, ötesini sen düşün. Fikrin donmuşsa, düşünemiyorsan yürü, zikret. Zikir, fikri titretir, harekete getirir. Zikri bu donmuş fikre güneş yap. İşin aslı cezbeder. Fakat kardeş, işten kalıp o cezbeyi bekleme. Çünkü işi bırakmak, nazlanmaya benzer. 1480. Derken cezbe kuşu, birdenbire çerden çöpten yapılmış yuvasından uçar, görünüverir. Onu gördün mü sabah oldu demektir, mumu o vakit söndür. Gözler, perdeleri delip gerçeği görmeye başladı mı bu nur, onun nurudur artık." Altıncı Defter - Sayfa 537
Felsefe
MesneviMevlana Celaleddin-i Rumi · Panama Yayıncılık · 20134,245 okunma
·
77 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.