... hissedilen duyguyu gizlemeye çalışmak insanı yoruyor, yıpratıyor, yaşlandırıyor. İçte hissedileni gizlemeye çalışmak ömürden götürüyor. Hele ki gizlenen hüzünse! Aslında hüzün gizlense de yıpratır, açık açık yaşansa da. Azı da yorar, çoğu da. Tek fark şu ki; bazı hüzünler sadece ömürden götürür, bazı hüzünler ise doğrudan ölüme götürür.
"Burası güvenliydi. Ama karşılığında aklını istiyorlardı! Bu insanların bir kısmının samimi olmadığını, rol yaptığını düşünüyordu. Samimi olanlar deliliğin sınırlarında dolaşıyordu."
"... Dünya'da işler zaman zaman ters gider, sonra düzelirdi. On binlerce yıldır böyleydi. Kutsal kitaplara bile girmişti. İnsanlık her defasında krizleri atlatmış ve yoluna her anlamda gelişerek devam etmişti. Yine öyle olacaktı."
"Her şey daha kötüye mi gidiyordu yoksa bu çok eski bir yanılsama mıydı? Belki de bazı şeylerin gözle görülür hâle geldiğini kabul etmemek için bunu hiç konuşmamışlardı..."
"Ben deli kıyametçilerden değilim! Olanı biteni soğukkanlılıkla değerlendirip önlem almaya çalışıyorum. Ya gerçekten çok ama çok iyimsersin ki buna aptallık da diyorlar ya da bir tarafın gayet iyi biliyor neler olduğunu ve buna karşı önlem alamamak öfkeni alanlardan çıkartmana neden oluyor."