"Kişiliklerin bölünüp parçalandığı, değerlerin ve davranışların birörnekliğe, yetenek ve becerilerin tek yanlı uzmanlaşmaya zorlandığı şu rasyonel dünyada, duyarlılıkla birlikte aşk da kurumuştur. Rasyonalizmin kuru ve soğuk rüzgârı tek yanlılığın ortaya çıkardığı monotonluk, birörnekliğin yol açtığı biçimsizlik, standartlaşmanın oluşturduğu duygu yoksunluğu, aşk için gerekli olan büyülü ortamı yok etmiştir, gizem yüklü duyguların varlığına son vermiştir. Bu körler ve sağırlar dünyasında ne düşe, ne de aşka yer vardır. Büyüsü bozulmuş, gizemini yitirmiş bu dünyada canlı yürek atımlarının yerini zamanın ritmik akışı almıştır; aklın tek yanlı işleyişi, bilgisayarların ve robotların mekanik işleyişi yürekten kopup gelen ışıkların, parıltıların yerine geçmiştir. Seslerin, renklerin, çizgilerin birbiriyle olan canlı dansı, yerini içeriği boş sözcüklerin, simgelerin, göstergelerin basit oyununa bırakmıştır. Artık aşka vedanın zamanı gelmiş, geçmiştir bile."