「 Serhat Şahiner 」

7/10
·144 syf.·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:10
·
2026 11. kitabı
Hüsnü Aksoy
7.6/10 · 9 okunma
Reklam
"Empati, karşı tarafın gözüyle dünyaya bakmayı, onun kulaklarıyla işitmeyi, yüreğiyle hissetmeyi, aklıyla düşünmeyi içeren bir duygulanım biçimi olarak aşkın özünü oluşturur. Bilinçaltının kendiliğinden hareketinin ortaya çıkardığı, farkında olmadan ortaya çıkan, kendini sezgiyle verebilen, bir kez ortaya çıktıktan sonra akıl tarafından işlenip kalıcı bir sevgiye dönüştürülebilen bu duygulanım, ancak empati içinde var olur ve empati vasıtasıyla gerçekleşir."
Sayfa 144 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
"Aşkın ve sevginin içeriği, dışa vuruş biçimleri ve ifade ediliş tarzları üstünde bir şeyler söylerken, her zaman ve her yerde benzer biçimlerde ortaya çıkan, herkesi içine alan ve bağlayan genel geçer bir tanımının yapılamayacağına işaret etmek gerekir. Dedik ya, aşk aklın değil, kendini farklı biçimlerde ortaya koyabilen, farklı dilleri kullanabilen, ele avuca sığmaz duyguları yeşerten, geliştirip olgunlaştıran yüreğin işidir."
Sayfa 130 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
"Sık sık aşık olanlar, kendilerini bilinçaltının dipsiz çukuruna atmışlardır. Hiç aşık olmayanlar ise kendilerini aklın hapishanesine kapatmışlardır. Arada bir, sınırlı bir bağlamda bilinçaltının penceresini açıp, kısa bir havalandırma yapsa bile, bu hiçbir zaman aşk için gerekli olan uzun süreli bir soluk alıp vermeyi olanaklı kılamaz."
Sayfa 129 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Aşka Elveda
"Kişiliklerin bölünüp parçalandığı, değerlerin ve davranışların birörnekliğe, yetenek ve becerilerin tek yanlı uzmanlaşmaya zorlandığı şu rasyonel dünyada, duyarlılıkla birlikte aşk da kurumuştur. Rasyonalizmin kuru ve soğuk rüzgârı tek yanlılığın ortaya çıkardığı monotonluk, birörnekliğin yol açtığı biçimsizlik, standartlaşmanın oluşturduğu duygu yoksunluğu, aşk için gerekli olan büyülü ortamı yok etmiştir, gizem yüklü duyguların varlığına son vermiştir. Bu körler ve sağırlar dünyasında ne düşe, ne de aşka yer vardır. Büyüsü bozulmuş, gizemini yitirmiş bu dünyada canlı yürek atımlarının yerini zamanın ritmik akışı almıştır; aklın tek yanlı işleyişi, bilgisayarların ve robotların mekanik işleyişi yürekten kopup gelen ışıkların, parıltıların yerine geçmiştir. Seslerin, renklerin, çizgilerin birbiriyle olan canlı dansı, yerini içeriği boş sözcüklerin, simgelerin, göstergelerin basit oyununa bırakmıştır. Artık aşka vedanın zamanı gelmiş, geçmiştir bile."
Sayfa 93 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Reklam