Hüsnü Aksoy

Hüsnü Aksoy

Yazar
6.0/10
3 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
135
Gösterim
Adı:
Hüsnü Aksoy
Unvan:
Yazar
Kişiliklerin farklı, ayrıcalıklı ve özgül yanlarını geliştirebilen, kimi denge durumlarına yol açacak biçimde, karşıt ve zıt yanlar arasında uzlaşma noktaları yaratabilen, gönüllü bağlanımları canlı tutan, içsel, dolaysız ve etkin bir duygulanım olarak empatinin ortaya çıkması, gelişip olgunlaşması olmaksızın, güçlü bir aşktan ya da sevgiden bahsedilemez.
Uygarlık, yapay tutkuları, benmerkezci güdüleri, bencil arzuları güçlendiren; bu yoldan insan yapısını bölüp, tek yanlı kılan; yetenek ve becerilerini köreltip, üretici ve yaratıcı gücüne sınır çizen özellikler gösterdiğinden, empatiyi zayıflatmış, gücünü ve etkisini azaltmıştır. Bugünkü biçimiyle empati duygusu, gelişmiş, olgunlaşmış ve yetkinleşmiş uygar insanda değil, henüz yeterince bozulmamış gençlerde, saf ve yalın haliyle çocuklarda, feminal
değerlerini koruyabilen kadınlarda karşımıza çıkar. Geriye kalanlarda ise empati duygusu, yerini yapay tutkuların, bencil duyguların biçimlendirdiği antipatiye ya da tek yanlı duygulanımları içeren sempatiye terketmiştir.
Devrimci kişilik, adeta sevgilisine bu oltaya yem olmak ister misin der gibi, şu anda anımsadığım kadarıyla şunları söyler:
“-Sana, örgüte ulaştırman için bir mesaj vermek istiyorum; büyük olasılıkla bu görev yaşamına mal olacak, götürüp götürmemekte serbestsin, bu görevi ister misin?”
Homoseksüelin cevabı ise, gerçekte aşık olan birisinin gözü pekliğini, cesur yürekliliğini yansıtır gibi:
“-Sen içeride ben dışarıda olacağım, ortada ne sevgi, ne de aşk olacak, aşkın olmadığı yerde yaşamın bir anlamı var mı ki? Ver mesajı götüreyim.”
Aşk, sonsuz bir enerjinin, kendini arada bir farklı yerlerde, değişik
biçimlerde, farklı kişiliklere yönelik olarak sık sık dışavurumu gibidir
Empati sayesinde, kendimizi karşıdakinin bakış açısına yerleştirmiş, bu açı içinde eleştirel bir biçimde kendimizi yeniden kurup yapılandırmış oluruz. Böylece karşıdakiyle kısmi örtüşme içine girerek, karşılıklı olarak kişiliklerimizi dönüştürüp yeniden biçimlendirerek, zengin, çok yönlü ve özgür kişilikler elde ederiz. Bu başkalaşma, farklılaşma, değişme, her ikisi için de geçerli olduğundan, ister farklı cinsten, isterse aynı cinsten olsun iki
kişi arasında ortaya çıkan aşkın hammaddesini oluşturur empati.
Sık sık ölümün kıyısında dolaşanlar, her seferinde sıķrdan başlayanlar, her tökezleyişten sonra dikilip kendi ayakları üzerinde yürüyenler, yaşama düşünden esinlenirler sık sık.
Yaratıcı düşler, yaşam ağacının filizlenmesini, çicek açıp meyve vermesini sağlarken; uçuk kaçık düşler, aynı ağacı erkenden filizlenmeye zorlayıp, çiçeklerin solmasına, meyvelerin çürümesine yol açabilir.
Empati, karşılıksız sevmenin, kendini önkoşulsuz karşı tarafa sunabilmenin,gerektiğinde sevgilisi için yaşamını gözden
çıkarabilmenin duygusal zeminini yarattığı için, aşkın olmazsa olmaz koşuludur.
141 syf.
·7/10
hüsnü aksoy'un ilk ve şimdilik son deneme kitabı. oysa ki ilk baskınsında son olmamasını dilemiş yazar.

örümcek kadının öpücüğünden etkilenerek sorduğu aşk biçimlerinde cinselliğin ve özellikle ataerkil kültürün aşk ve devrimi nasıl etkilediğini çarpıcı sorular ile irdeliyor.

" herhangi bir aşk, kişilikleri geliştirerek, farklıştırıp yeniden biçimlendirerek zengin, çok yönlü ve yaratıcı kişiler yaratma potansiyelini kendinde ne oranda taşıyorsa, biliniz ki o oranda özgürleştiricidir."

Yazarın biyografisi

Adı:
Hüsnü Aksoy
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.