「 Serhat Şahiner 」

「 Serhat Şahiner 」
@SerhatSahiner
Derin Bir Nefes kitabının yazarı.
"Aşk, soyut aklın arayıp bulduğu, türlü tekniklerin yardımıyla ortaya çıkardığı bir keşif ya da icat değildir; kendini farkında olmadan, birdenbire sezgiyle ortaya koyabilen yürek atımıdır. İnsanlar, akıllarıyla değil yürekleriyle aşık olurlar; karşı tarafla kısmi bir içsel bütünleşmeye yol açan empatinin temelinde soyut akıl değil, kendini sezgilerde ve tasarımlarda ortaya koyan yürek atımları yer alır. Akıl sonradan devreye girer, içerdiği ve üstlendiği işlevlere göre farklı biçimlerde işler bu yürek atımlarını."
Sayfa 92 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Reklam
"İnsanın bedeni ruhundan bağımsız ve onun dışında yer alan bir nesne değildir; bedende olup biten her şey ruha yansır, ruhsal süreçlerde bedende iz bırakır. Eğer içinde yer aldığımız ilişkiler bedenimizi kirletiyorsa, ruhumuzu bu kirlenmenin dışında tutmak olanaksızdır. Kirden paslanmış bir bedenin izleri, ruhun derinliklerinde kök salar. Bedendeki kir, pas sürdükçe, bunların ruhtaki izlerini söküp atmak olanaksızdır. Çoğu kez, bedeni kirletmenin yolu, ruhu ele geçirip kirletmeden geçer. Kendini kirden, pastan koruyabilen bir ruh, bedenin kirletilmesine asla izin vermez."
Sayfa 76 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
"... Yaratıcılığın temel koşulu bilinçaltının yeterince özgürleşebilmesidir."
Sayfa 38 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
"Sezgi, bilinçaltının yanı sıra, parçası oldukları kişiliğin içinde biçimlendiği kültürden beslenir. Dolayısıyla kültürel donatımı yüksek, zengin ve çok yönlü kişiliklere sahip bireylerin sezgileri, bu özelliklere sahip olmayan bireylere göre daha derindir, yoğundur ve yaratıcı gücü daha yüksektir. Ayrıca zengin ve çok yönlü kişiliğe sahip bireyler, diğerlerine oranla sezgilerini geliştirip yetkinleştirmede daha ustadırlar."
Sayfa 37 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
"İnsanlık tarihi, insanın üretici ve yaratıcı faaliyetine kaynaklık eden gizil güçlerini, potansiyel yetilerini, düşlerin içinde ve düşler vasıtasıyla gerçekleştirmesinin tarihidir. Tarihsel sürecin ussal temelini ve kavramsal çerçevesini yadsıyamayız. Ama bu sürecin canlı özünü, yaşayan dokusunu, düşlerin beslediği açık. Akıl, düşlerle beslendiği oranda daha zengin, çok yönlü, somut ve etkin bir biçimde işler. Akıl hangi düşten beslenmişse, esin kaynağı olarak hangi düşü almışsa, o düşün iç dokusuna göre biçimlenir."
Sayfa 28 - Zed Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Reklam