Vicdanımızı gözümüzle görsek nasıl bir hayat yaşardık?
Kötülükler yapsak, cinayetler işlesek ya da yıllar geçse bile yüzümüze yaşlılık, günahkarlığın çirkinliği yansımasaydı nasıl olurdu?
"Acaba ruh mu önemlidir yoksa güzellik mi?" bu aslında klişe bir soru gibi gelse de kitabı okudukça bu ve diğer sorular hakkında düşünmek isteyeceksiniz.
Evet belki herkes gençliğini ve güzelliğini korumak ister ilk düşünüşte. Fakat genç ve güzel kalmanın yaşlanmaktan daha büyük bir bedeli olduğunu söyleseler inanır mısınız?
İlk soruya geri dönelim; Vicdan... Vicdanımızı gözümüzle görsek, onun nasıl çürüdüğünü, nasıl kanadığını, çirkinleştiğini... Acaba nasıl olurdu hayatımız.
Ve acaba kötü insanlar değişip iyi olabilirler mi dersiniz? Ya da kötülerin yaptığı iyilik sırf riyakarlıktan meraktan ya da hala kendini üstün görmeden mi kaynaklanır? .. İyiliklerini lütuf olarak mı görürler?
Ne çok soru oldu..
İşte bu kitabı okurken bu bahsettiğim soruları ayrıntısı ile düşünme imkanı bulacaksınız. Zaman zaman kitabı elinizden bırakıp düşünmenizi öneririm. Yazarın dili zorlayıcı değil hatta çok akıcı buna rağmen durup düşünün. Ben kitabı 14 günde bitirdim. Sanırım ilk kez böyle ince bir kitapta bu kadar çok oyalandım :)
Çok merak ederek almıştım ve çok beğendim.. Sadece bir roman değil düşünce ve felsefe kitabıdır.. İyi okumalar.