10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 20:04
Bir Dostoyevski manifestosu okudum resmen, muhteşemdi. Yaşadığı devir, insan, bilinç, akıl, en genel anlamıyla sistem yerle yeksan edilmiş. Yeraltından yükselen bir çığlık olmuş. Bayıldım. Eserin içeriğini araştırmadan okurum ben, böyle bir eser beklemiyordum doğrusu. Anlatıya okuyucuyu çekmesi de cabası. Sürekli kolumu tutup dur bak şunu da söyleyeceğim der gibi karşımda konuşur buldum Dostoyevski'yi... Bu dünyadan iyi ki geçmiş... Sağlık sorunları olan ve sık sık sara nöbetleri geçiren ve kumar bağımlılığı yüzünden de maddi olarak sıkıntıda olduğu dönemde Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı eserini yazmıştır. Dostoyevski'nin derin ruh betimlemeleri, içsel çatışmaları çok gerçekçi aktarılmıştır. Eserde sürekli metinlerarası tekniği kullanılmış. Hangi metinle yapıldığı ise Can yayınlarından okuduğum kitabın dipnotunda belirtilmiş. "Öte yandan aklı başında bir insan en çok neden söz eder, zevk duyar bilir misiniz? -Kendinden... S. 13" diyerek güzel bir giriş yapar. Modernizmin insanı nasıl yozlaştırdığını, duyarsızlaştırdığını anlatan bir eser. En kötüsü de toplumun bu duyarsızlığı benimsemiş olması. Varoluşçu yaklaşımla bilinci de ele alır daha doğrusu bilinçsizliği. İlk kısımlarda yazar kendini toplumdan, sistemden soyutlayıp eleştirel bir ciddiyetle kaleme almıştır anlatısını. "Tanrım benim yerim var mı bunların arasında?"( s. 88) diye düşünüyor,arkadaşları ile görüştüğünde. Bulunduğu ortamda aşağılanıyor. Masaya istenmediği belirtildiği halde orada bulunarak kendini orada bulunmak için zorlayan , kendiyle çelişen kahramanımızın yaşadıkları objektif ve samimi bir biçimde anlatılmış. Bu Dostoyevski farkı sanırım. Zira hem objektif hem de samimi olmak zor. "Ahmaklar masalarında bana yer vermekle beni onurlandırdıklarını sanıyorlar ;oysa onların beni değil, asıl benim onları onurlandırdığımın farkında değiller!" s. 97 Böyle düşünmesine rağmen oradan ve onlardan kopmaz kahramanımız. "İnsan, buna hakkı olduğuna inandığı için öç alır." S. 26 " İnsan sisteme ve soyut mantığa öyle bağlıdır ki, gerçeği bilerek çarpıtmaya, kulaklarını da, gözlerini de kapayıp yalnızca kendi mantığını savunmaya hazırdır." S. 31 "Gerçekte insanın iradesi de, kaprisi de yoktur, böyle bir şey hiçbir zaman da olmamıştır,o piyanonun tuşları veya orgun ayar vidaları gibi bir şeydir..." S. 33 Felsefeye daldığım için bağışlayın beni baylar, kolay değil, kırk yıldır yeraltındayım! İzin verin biraz hayal kurayım... S. 36 Ama insanoğlu hercai gönüllü, yakışıksız bir yaratıktır ve (satrançta olduğu gibi) tek istediği de hedefin kendisi değil, ona varmak çabasıdır. S. 42 Acı bilincin tek kaynağıdır. S. 44 "Ailesinin yanında insanın durumu ne kadar kötü olursa olsun... gene de anne babasının yanındadır... Anne babası düşman, yabancı olamaz insana... " S. 110 "Sevginin olmadığı yerde mantık da olmaz." s. 112 "İnsanoğlunun gözü yalnızca acılarını görür, mutluluğunu hiç görmez." s. 112 Evlilikle ilgili çok güzel tespitler de var eserde:"Evet, evliliğin ilk yıllarında olan sevgi biter, ama arkasından çok daha güzel bir sevgi gelir. Ruhlar birleşir, her şeyi birlikte uyum içinde yaşarlar, aralarında gizli saklı kalmaz." s. 113 "Bana 'Dünyanın batmasını mı yeğlersin yoksa çay içmemeyi mi?' diye sorsalar, her zaman çay içebilmem için 'Dünyanın batmasını,' derim." S. 141 "Liza, iyi biri olmama izin vermiyorlar." s. 143 "Bu notları yazmaya başlamakla hiç iyi etmedim gibi geliyor bana. En azından bunları yazarken çok utandım. Sanırım bir edebiyat denemesi değil, suçumun cezasını çekmek oldu. "s. 149 "Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız. Ama yeter artık, yeraltından daha fazla yazmak istemiyorum. "S. 151
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,7bin okunma
·
26 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Beni de en çok etkileyen eserlerinden biridir Dostoyevski'nin... Yeni yeni güçlenen ve özellikle Çernişevski tarafından dile getirilen aydınlanmacılığa karşı mükemmel bir erken dönem manifestosudur. İnsanın hata yapma özgürlüğünü savunduğu bölümler, benim en beğendiklerimdi.
Arzu Polatkan
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim yorum için, çok doğru bir tespit. Bir insanın yaşadığı hezeyan ancak bu kadar başarılı aktarılabilirdi.