Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 02 Şubat 2021 23:30 Çukurova bereket ve bolluğun diyarı. Kitap büyük yoklukların yaşandığı dönemi 1974 yılını anlatıyor. Urfadan Adana'ya gelen pamuk işçilerinin yaşadıkları çaresizlik dönemin sorunlarını gözler önüne seriyor. Yılmaz Güney devrim yapmak istiyorum diyordu. Hapisten çıktıktan sonra Çukurova'ya indiğinde farkına vardı. Beraber devrim yapmayı düşündüğü insanlar okuma yazması dahi olmayan insanlardı. Bırakın devrim yapmayı en basit haklarını bile savunamıyorlardı. Bu insanların düzenleri de farklıydı. Bir sürü sorunları vardı. En zoru da karşılaştıkları zulme karşı çıkabilecek güçleri yoktu. Yapılabilecek tek bir şey kalıyordu onların bu durumunu herkesin görmesi. Yaptığı filmle bu insanlar için içinde duyduğu endişeyi anlatabilirdi. Son olarak insanlar düşüncelerinden veya kimliklerinden dolayı yargılanamaz. Öncelik her zaman eğitim, düşünce ve ifade özgürlüğü diyorum bu kitaptan sonra. Her ne kadar şartlar değişmiş görünse de bugün de benzer hatalar yapılıyor. Bizim bir şeyin farkında olmamız gerekiyor. Bizi kurtaracak hiç kimse yok. Kurtuluş hepimizin içindeki azimde.