Herkese merhabalar. Uzun zamandır inceleme yapmadığını fark ettim ve geri dönüşü harika bir kitapla yapmak istedim. Orhan Kemal'i ilk okuyuşum, kendisini seveceğimi baştan beri biliyordum ve yanılmadım. Dilini sevdim, halkı anlatmasını ve bunu samimi bir havayla yapmasını sevdim. Bir bölgenin yerlileri nasıl konuşuyorsa öyle yazmasından çok hoşlandım. Yaşar Kemal 'le karşılaştırmak ne kadar doğru bilmiyorum ama Yaşar Kemal'e de benzettim biraz. Onun kadar ayrıntılı betimlemeler yok fakat hepsinin ayrı bir kalemi var sonuçta. Özgün bir yazar Orhan Kemal. Suya sabuna dokunmuş bir insan. Roman yazmaya başlaması ise Nazım Hikmet Ran 'le Bursa Cezaevinde tanışması sonucu gelişen bir süreç. Aslında şiir yazan ve kendini şair yazan bir gençken Nâzım Hikmet onun düz yazı yazması gerektiğini düşünüyor ve ona güveniyor. 1949 yılında Ekmek Kavgası yani ilk hikaye kitabı çıkıyor. Yayınlanmış on bir öykü kitabı, yirmi altı romanı, iki oyunu, bir anı ve bir inceleme kitabı vardır. Buradan da anlaşılacağı üzere verimli bir yazarmış kendisi. Şimdi Orhan Kemal'i bırakıp biraz Eskici ve Oğulları'ndan bahsedeyim.
Eskici ve Oğulları bana göre çarpıcı bir eleştiri. Yok, öyle üslubuyla biçimiyle değil. Bildiğiniz konusuyla çarpıcı. Halkımızın aile yapısı, çevre faktörü, ekonomik zorluklar hakkında bilgi veren ve bu değişen dünya düzeni sonucu parçalanmanın eşiğinde bir aile hikayesi.
Çok çok beğendiğim bir eser oldu. Gözüm kapalı tavsiye edebilirim. Artık derneğe ben de üyeyim. Ne derneği mi? @chemir 'i kuruculuğuna atadığım Orhan Kemal Okuma ve Okutma Derneği. Bu incelememle ona da teşekkür etmiş olayım, bu harika yazarla sayesinde tanıştım. Umarım ben de birilerinin Orhan Kemal okumasına vesile olabilmişimdir.