YURTSUZ TİMSAHLAR
Batı Şeria’da, alışık olunmayan türden bir manzara. Burası, Ürdün Vadisi’nde yasadışı
İsrail yerleşiminin bulunduğu Petza’el yakınlarında hiçbir işlevi olmayan bir timsah
çiftliği. Yüzlerce timsah 1990’larda turistik amaçlarla getirildikleri çiftlikte mahsur.
İsrail-Filistin çatışmalarına gebe bölgede timsah parkı açmak, tabii ki “ölü yatırım”dı.
Daha sonra timsahları, derilerini yüzüp satmak isteyen bir işadamı satın aldı. Ancak 2012
yılında İsrail hükümeti timsahları koruma altına alarak, ticari amaçlı yetiştirilmelerini
yasakladı. Sonuçta timsahlar katledilmekten kurtuldu ama bir çiftlikte ölümlerini
bekler hale geldiler. Aralarında kaçma girişiminde bulunanlar olsa da çoğu tüm gün
su kenarında vakit geçiriyor, üremeye devam ediyor, sekiz günde bir de bir görevli
tarafından ölü tavuklarla besleniyorlar
12
Artık Anadolu’da
olmayan kültür
varlıklarımız
arasında en can
yakıcı olanlardan biri
kuşkusuz,arkeolog
Heinrich Schliemann’ın
Troya’dan kaçırdığı
Priam’ın Hazinesi.
259 parçalık hazine,
1945’ten bu yana
Moskova’da Puşkin
Güzel Sanatlar
Müzesi’nde bulunuyor.
34
MALAKANLAR KİMDİR?
Resmi olarak Malakan tanımlaması
ilk kez 1765 tarihinde Ortodoks Kilise
Konseyi’nde kullanıldı. Malakan isminin
kaynağına dair farklı yorumlar var.
Ukrayna’daki Moloçna (Sütlü Sular)
bölgesinden geldikleri için Malakan diye
anıldıkları rivayet edilse de bu olay 1800’lü
yılların başında gerçekleşmiş. Rusça
Moloko (süt) kelimesinden türediği ve
“süt içen” veya “perhizi bozan” anlamına
geldiği de söyleniyor. Bu yoruma göre
Ortodoks Kilisesi’nin emrettiği biçimde
oruç tutmayıp perhizi bozdukları, et
yiyip süt (moloko) içtikleri için Malakan
lakabı verilmiş. 19’uncu yüzyılın ortalarına
gelindiğinde Malakanlar, “Yeni doğmuş
bebekler gibi, hilesiz sütü andıran Tanrı
sözünü özleyin ki, bununla beslenip
büyüyerek kurtuluşa erişesiniz” pasajını
referans alarak önceki süt referansına
yeni bir açılım getirmişler.
MALAKAN İNANCI
Malakanlarda dini ilkeleri Eski Ahit
belirler. Malakanlar ruhban sınıfını, ruh
üçlemesini, haçı, kiliseyi ve ikonları
reddeder. İnsan öldürmeye, yalan
söylemeye, domuz eti yemeye, yalan
söylemeye, para biriktirmeye karşıdırlar.
Ayinlerinde, dua evlerinde uzun bir masa
etrafında bir araya gelip dini kitapları
okuyup anlatır, ilahiler okurlar. Köyden
köye misafirliğe giderek “yeniden doğuş”
adıyla dua toplantıları düzenlerler.
52
Bu arada, Malakanlar ve Duhoborların öğretisinden
etkilenen Rus yazar Lev Tolstoy, bu topluluklara yapı-
lan baskının dünya kamuoyuna duyurulmasına ön ayak
olur ve onlara para yardımında bulunur.
60