Öncelikle kitabı bitirdiğiniz zaman yüzünüzde bir tebessüm oluşuyor :) O kadar güzel bağlanmış ki sonu insanın hayatına bakış açısını değiştiriyor.İşlediği suç basit bir suç değil ama hangi nedenle işlediği, suçu işleyenin (bakın suçlu demiyorum çünküüüüü kendisini asla bir suçlu gibi hissetmiyor ve hiç pişman olmuyor) nasıl bir psikoloji içinde olduğu bunlar da önemli.Bizim de bazı hatalarımız olabilir olacak da çok tabiii. O yüzden kitabın sonuna bayııııldıımm. Bana çok iyi geldi.Hafif bi içeriğinden bahsedecek olursam...Raskolnikov çifte cinayet işliyor. Ve bu ölümü bir iyilik gibi düşünüyor. Kötülerin bu dünyadan temizlenmesi gibi bişey... Raskolnikov’un bu eylemi şu soru üzerinde düşünmemizi gerektiriyor. “Hastalık mı suçu doğuruyordu, yoksa suç mu kendi yapısına uygun, hastalığa benzer bir şeyleri geliştiriyordu?”(sayfa 87) Ayrıca kitabı okurken anlayacaksınız ki burası önemli insana en acı veren şey yaptığı hatalar değil kafasının içinde kurduğu, duyduğu, dönüp duran o düşünceler... Asla kurtulamıyor o düşüncelerden.Raskolnikov’un bu konuda cezasını yeterince çektiğini düşünüyorum. Hapishane de yıllarca kalıp vicdanını rahatlatacak olsa bile onu kurtaran şey AŞK oldu :) Dostoyevski’ nin de son cümlesinde dediği gibi bu bir insanın yeni bir hayat bulmasının öyküsüdür. Sizin de kulağınıza küpe olacak bir roman...İyi okumalar dilerim.