·456 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Şubat 2021 01:04 Yine hiç bitmesini istemediğim bir Nermin Yıldırım kitabı okudum. Ev'le birlikte Nermin Yıldırım romanlarının da tamamını okumuş oldum. Çok sevdim Ev'i . Seher'i çok sevdim, hele Ogo'ya bayıldım.
Nermin Yıldırım bu kez bizleri uzun bir yolculuğa tanık ediyor Ev'de. Esas kızımız
Seher dağılmış bir ailenin çocuğu olarak, tüm çocukluğunu önce dedesinin, onu kaybettikten sonra ise diğer aile büyüklerinin yanlarında geçiren pek çok Ev'i olmasına rağmen, ait olduğu bir Ev'i çocukluğu ve sonrasında hayatı boyunca olamayan bir karakter.
40 yaşına geldiğinde daha önce kaybettiği ve hayatında çok önemli bir yeri olan arkadaşı Kader'le yürümeyi planladıkları Hristiyanların Hac Yolu olan Camino de Santiago'yu yüremeye karar verir Seher. Ona bu yolculukta eşlik eden arkadaşı Ogo'dur. Ogo sen ne tatlı bir adamdın. Keşke herkesin bir Ogo'su olsa bu hayatta. Onlara bu yolculukta patili bir dost Şerbet'te katılır. Yol boyunca hem flash backlerle Seher'in hikayesine hem de yürürken yaşadıklarına tanıklık ederiz bizlerde. Seher'in bu yola çıkmaktaki amacı sadece yolu yürüyüp bitirmek değil, kendisi için planladığı sona ulaşmaktır aslında. Seher aldığı kararı ugulayabilecek mi? Pes mi edecek, mücadeleyi mi seçecek? Tabii bunu kitabı okuyanlar öğrenebilecek.
Nermin Yıldırım hayat verdiği karakterler, güçlü anlatımı, kurgusu, muzip dili ile yine harika bir romana imza atmış. Ben çok keyif alarak okudum Ev'i. Yalnız kitap boyunca Seher'le birlikte tekrar Yakup'la karşılaşacağımız anı iple çektikten sonra Yakup'un kucağımıza bıraktığı bomba , dürüst olmak gerekirse takdire şayandı .
Sadede gelecek olursak Ev; kendini evinde hissedemeyenlerin, evlerinden koparılanların ya da kaçmak zorunda kalanların, hiçbir yere sığınamayanların, hayata tutunmaya çalışanların romanı.
Ev dediğimiz mekanların hepimize yuva olması dileğiyle.
Keyifle okuyunuz.