Gönderi

insan olunur mu yoksa doğulur mu?
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2021 01:02
Szabo’nun okuduğum ilk kitabı. Duru bir anlatımla, sıkmadan, deyim yerindeyse ‘bir çırpıda’ okunabilen kitaplar sınıfından. Otobiyografik bir çatı altında şekillenen olay örgüsünde, Balkan kültürü ve Macar tarihine tanıklık ediyorsunuz Kapı’da; birbirine zıt iki kadın karakterin kesişen ve birleşen yaşam öyküsü anlatılırken. Aslında edebiyatın da tarihin de en eski türküsüdür sınıflı toplum ve sınıfsal ayrılıkların insana kazandırdığı ölçü. Elimizde bir türlü dengeleyemediğimiz bir terazi; bir kefede çalışan üretenler, diğer kefede bunun edebiyatıyla geçinenler. İşte bu iki kadından biri aydın diğeri de hayatta hep tek başına ayakta kalmayı başarmış bir işçi. Bu zıtlığın çarpışmasından tatlı bir kan sızıyor. Savaşlar,insan dramları ve varlık sorunu yani var olabilmek... Kim ne derse desin, insanoğlu kollektif bir yaşamı beceremedi ve sonuç çıkar ilişkisine dayalı bir sistem oldu ve tüm ideolojiler az veya çok onun değirmenine su taşıdı. Tanrı ile ilişkisinde bile insan, ‘ödül-ceza’ya dayalı bir eksende varlığını öte dünya vaatlerine değişirken gözünü bile kırpmadı. Gelinen noktada, mutlu azınlık ve şükürle doyan çoğunluk arasında uçurum giderek açıldı. Şimdi artık elimizdeki teraziyi bir yana koyduk ve güçlülerden aç kalmamak adına yoksulluk dileniyoruz. M. Menteş’in dediği gibi; “maaşımız ancak yoksulluğumuzu sürdürmeye yetiyor.” Mal da yalan mülk de yalan var biraz da sen oyalan diyen insanoğlu, bakmış ki yaşamaktan daha kolay ölebiliyor; sonra da ‘yokluk’ üzerine yormuş kafayı hiçlik ya da... Bu kısır döngü içinde boğuşurken insanlar karşı karşıya gelir ve hayatlar bir noktada çakıştığında hikaye doğar işte. Zıt karakterlerin buluşmasından doğan güzel hikayeler sürdürür anlamı. Bunu size aydınlar anlatırlar, iki kutup arasında nerede durdukları belli olmayan konformist aydınlar. Kendisi de soylu bir İngiliz olan Ruskin; “Düşündüklerimiz ve inandıklarımız önemli değildir; asıl önemli olanlar yaptıklarımızdır." demiş topu ağlarla buluştururken. Toplumda, yapan, üreten, çalışan işçi ve emeği satın alıp kârla yine ona kakalayan güç arasından bir yerlerden türeyen aydının halini en güzel Simone de Beauvoir kelimelere dökmüş: “Bir aydın işçilerin yanında bulunmakla işçi olmaz. İşçilerin yanında yer alan bir aydın olur yalnızca.” Toplumsal mücadelelere kaynaklık etmiş Fransa’dan bir aydınla koyalım son noktayı da konu burada kapansın. Jean Jures’in kendileriyle birlikte ikinci mevkide yolculuk etmediği için kızan işçilere verdiği ünlü cevap şöyledir: “—Ben bu mücadeleyi orada olmak için yapmıyorum, sizin burada olmanız için yapıyorum.” Komik değil mi? Birinci mevkiden inmeyen aydın ve ikinci mevkide yolculuk etmeye alışan işçinin yıldızı barışır mı, onu öyle bir sorgulamış ki Szabo, bu vurucu hikayedeki ölüm kalım savaşının orta yerinde her şeyi bir yana bırakıp ağlayabilirsiniz hatta... Sonuç olarak sevgili okur; İnsanoğlunun huzursuzluğu her daim teori ve pratiğin uyumsuzluğunda yatar. O yüzden kim sizi temsil ettiğini söylüyorsa, yalan söylüyordur! Kimselere inanmayın... #k:265363
Edebiyat
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,575 okunma
··
1 +1'leme
·
550 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Okuduğum en doğru ve yerinde olan yorum.
Özlem
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için 🌹
Yazarın anlatmak istediğini ne güzel anlatmışsınız, keyifle okudum. Emeğinize sağlık 🎀 Iza'nın Şarkısı'nıda mutlaka okumalisıniz. Mutlu geceler 🌺🍃
Özlem
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim, yazarın edebî gücü daha doğrusu ruhu beni çok etkiledi. En kısa zamanda diğer kitaplarını da edineceğim. Bazı kitapları cebimde taşımayı çok severim. Bu öyle bir kitap; mesafeli ama dost..sevgiyle kalın😘