Dünya üzerinde, bir çok toplulukta benimsedikleri farklı ahlaki anlayışları, o toplumlara üye bireylerin, olayları değerlendirmekte kullandıkları ahlaki çerçeveleri belirlemektedirler. Özellikle toplumumuzda halazır da var olan töre adı verilen ve benim asla anlayamayacağım bir düşünce tarzı ile hayat tarzı haline getirilmiş, namusun temizlenmesinin gerekliliğini söyleyen bir sosyal yasa ile namus kisvesi altında kadın hedef alınıyor ve kadınlarımız fiziksel ve ruhsal olarak herşeyini hatta hayatını kaybediyor. Törelerin çarpık ve sapkın uygulamalarından kurtulabilmek için eğitime ciddi bir şekilde değinilmesi, Medeni Kanun’un modernleşmeyle kendiliğinden yaygınlık kazanmasını beklemek yerine, bölgelere, etnik gruplara yada mezheplere göre değişen dini ve geleneksel yasaların ve uygulamaların incelenmesi, tartışılması ve kadınların bu tartışmanın öznesi olabilmelerini sağlayacak mekanizmaların işlerliğe geçirilmesi, gerek kadınlar, gerekse çağdaşlaşma açısından son derece önem taşımaktadır. Kadının toplum içindeki rolünün “hizmetçi, cinsel obje ve çocuk doğuran canlı”dan öteye alınması gereklidir. Neden bunları yazdığıma gelince tabii ki de kurguyla alakası var. Kitap, aşk tarzı olsa da, alt tema bakımından geniş konulara değinmekteydi. Bunlardan biri de töreler idi. Toplumumuzun içindeki cehalet ağlarını ayrı ayrı işlemişti, yazar kurgusunda. Ayrıca kadının en büyük düşmanı yine kadındır tezini bir kez daha teyit etmekle birlikte, kurgusunun derinliklerinde hissettirdiği kadının her koşuldaki gücü takdire şayan idi.
~
Ah! İçimi titreten, ruhumu parçalayan Sevda! Yaşadıklarını kurgu olarak bile okuması böylesi zor iken senin gerçek hayatta yaşadıkların kim bilir nasıl yürek dağlayıcıdır. Umarım kader ve hayat sana da bir gün güler. Cem Adrian’ın dediği gibi, “Umut, şimdi hiç görmeyen birine, gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız” lakin umut öldü mü hayaller de ölür. Biliyorum ki şu an yorumumu okuyorsun. Söz ver bana, duyamasam da sesini, yüreğim hisseder sessizliğindeki sesini. Her şeye rağmen umutsuzluk yok tamam mı?