·88 syf.····Okunma: 05 Mart 2021 11:30 Bazı kitaplar vardır ana karakteri ile benzer düşünceleriniz olur, kendinizi ona yakın hissedersiniz. Bunun bir üst noktası vardır ki o da karakterin yaşadıklarınızı yaşaması ve bunu yaşarken de verdiği tepkilerin sizinkiyle tıpatıp aynı olmasıdır. Yani kitapta kendinizi okursunuz...Benim bu durumu yaşadığım kitap malesef ki bu kitap oldu. İvan İlyiç’in doktordan çıkıp ben galiba kötüyüm ve ölebilirim düşüncesine kapılmaya başlamasından itibaren aynı çıkışı hastaneden yaptığım gün geldi aklıma. Kafamda aynı düşüncelerin döndüğü o korkunç günü hatırladım. İvan İlyiç gibi herkesin hayatına devam edişine sinirlendim, onun verdiği tepkilerin aynısını noktasına kadar verdim. Bu süreçte bir günlük tutsaydım kesinlikle o günlükte bu cümleler yazardı. Bu durumun benzerliğiyle her okuyuşumda içim titredi, gözlerim doldu. Hissiyatları, çevreye karşı davranışları, Tanrı’ya olan yakarışları, neden ben diye düşünüşüne kadar her şey o kadar beni hatırlattı ki okurken yalnızca gözümde kendi yaşadıklarım canlandı. Yani demem o ki bu kitap böyle bir durumda olan bir hastanın duygularını ve düşüncelerini o kadar doğru ele almış ki gerçekçiliğine hayran kalmamak elde değil.