·420 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Mart 2021 19:49 Kitabı elime aldım, ilk cümleyi okudum ve kitabı geri kapattım. Çünkü ilk cümle "Babam bir katil olmasaydı ben doğmayacaktım" dı. Kitap böyle başlıyor, ilk tokadı ilk cümleden atıyor zaten. Okuduğum zaman boyunca beni yerden yere vurdu bu kitap. Yarısında kitabı bırakmak istedim 200 sayfa falan okuduktan sonra yani. Ama öyle merak ediyordum ki okumak istedim nolcak diye. Böyle söylediğime bakmayın kitap çok güzeldi hatta günümüz romanları arasında elmas gibi kalıyor. Sadece insanı tam en yukarı çıktığı anda bir anda yere bırakıyor. 417 sayfa ama binlerce sayfa okumuş gibiyim. O kadar doyurucu ki her konuda. 10 kitap okumuş gibi hissediyorum. Bahsettiği sorunlar etrafımızdaki görmek istemediğimiz gerçekler bu yüzden de insanı yerden yere vuruyor. Hiçbir insan kötü doğmaz, hiçbir insan boşuna '' şeytan"olmaz. Bizi kötüleştiren diğer insanlardır bunlar ailemizden de olabilir. Bir Gaza 'nın Ahadlaşmasını okuyoruz. Şeytanlaşmasını yani. Hani boynuz kulağı geçer derler olan buydu kötülük daha büyük bir kötülüğü doğuruyordu. Ahad kötüydü ama Gaza tamamen şeytanlaşmıştı. Ama babasından da romandaki herkesten de çok zekiydi. Özellikle 15 yaşındayken küçük bir devlet kurması kitabın en etkileyici yerlerinden biriydi. Ki yazarın devlet tasviri de hiç uzak gelmiyordu zaten. Bana çok az olan bir şey de tıpkı Dostoyevski de olduğu gibi Hakan Günday'da da roman karakterini okurken aklımda yazar canlandı yani kitapta bahsedilen karakter olarak aklımda yazar canlanıyordu. Bu da sanırım belli bir fiziki özellik belirtilmemiş olmasındandı. Kitap bittiğinde kafamda bir çok düşünce oluştu. Herkesin okuması gereken bir kitap ama yeni okumaya başlıyorsanız bu kitap ağır olacaktır.